Dönün ve eserinize bakın

Abone Ol

İnsan doğmakla insan kalmak arasında fark vardır.

Yeryüzünde hareket eden, yiyip içen, çalışan, konuşan düşünen herkes insan

olarak doğmuştur fakat insan olarak kalmayı başaranlar bir elin parmakları

kadar azdır. Çünkü insan olarak kalmak, vicdanla iletişimi koparmamak, vicdanın

sesine kulak vermektir. Vicdanları ile iletişimi kesen kimselerin insan olarak

kalma şansları yoktur.

Hayat denen şey, insanlıktan istifa edenlerle insanlıkta

daim olanların kavgasıdır. Fakat saflar her zaman belirgin değildir ve siz

kimin hangi safta yer aldığını ayırt edemeyebilirsiniz. Öyle anlar olur ki,

etrafımda kaç insan var diye sorar ve çevrenizi gözden geçirme ihtiyacı

hissedersiniz. Fakat gözleriniz sizi yanıltabilir Kalabalık bir caddede onlarca

insanla yan yana yürürsünüz, bu insanlarla alış veriş yapar, otobüse biner ve

aynı havayı solursunuz. Fakat yığınlar arasında, insan taklidi yaparak yürüyen

o canileri seçemezsiniz. Onlar kendilerini gizlemekte mahirdirler. Yanınızda

yürüyen kişi ya da kişilerin kim olduğunu bir türlü çözemezsiniz. Aklımızın

almadığı, vicdanımızın kabul etmediği olaylara meyleden sapıklar, çocuk

katilleri, çocuk tacizcileri ile aynı kara parçası üzerinde yan yana yürür ve

bu kişileri diğerlerinden ayırt edemezsiniz.

Aramızda yaşayan canilerden biri aracına binen bir kız

çocuğuna tecavüz eder ve hunharca öldürür.

Aramızda yaşayan canilerden biri evli bir kadınla bir

süre beraberlik yaşar, ayrıldıktan sonra intikam yemini edip, on yaşındaki

yavruyu boğarak öldürür.

Aramızda yaşayan cani bir eğitimci öğrencisine tecavüz

eder ve onun intiharına sebebiyet verir.

Aramızda yaşayan canilerden biri, küçük bir kız çocuğunu

evinin önünden kaçırıp tecavüz eder ve öldürür.

Aramızda yaşayan canilerden biri bir bayram sabahı kapısını

çalan üç çocuğu içeri alıp tecavüz eder ve öldürür.

Bu canilere her gün onlarcası ekleniyor Onlar yerkürenin

dışında değil hemen yanımızda, mahallemizde, sokağımızda, şehrimizde

yaşıyorlar. Biz onlarca cani ile aynı atmosferde aynı havayı soluyoruz. O yüzden

korkularımız her gün biraz daha artıyor, çocuklarımızın güvenliği için endişe

ediyoruz.

Ey anneler, Allah ın Resulü her çocuk İslam fıtratı

üzerine doğar buyurmuştu. Fakat sizler çocuklarınızın gönlündeki o çekirdeği

geliştirmekten aciz kaldınız. Sizler bu canileri kucağınızda yetiştirip topluma

bıraktınız. Yazıklar olsun size! Bizleri eseriniz olan o katillerle aynı toprak

parçası üzerinde yaşamak zorunda bıraktınız. Şimdi yaşanan bunca olaydan sonra

acaba bu toplum size hakkını helal edecek mi Sanmıyorum