Hazreti Nuh un gemisi Ağrı dağına mı indi yoksa Cizre deki Cudi dağına mı indi
Sorusunu soruyor programı hazırlayan.
İslami ilimlerde Prof. olmuş iki kişiyi sıkıştırıyor.
Biri Nuh un Ağrı dağına indi diyor, öbürü Cudi dağına
indi diyor.
Programcı reyting peşinde.
Ağrı dağına indi diyene ama Kur an da Cudi dağı diyor
diye itiraz ederken Evet, Cudi dağına indi diyene Efendim zaman içinde bir
çok yerin adı değişiyor ne bilelim buranın da adının değişmediğini diyerek iki
saat boş küp çatışmasının gürültüsünü dinliyoruz.
Bunu örnek olarak verdim.
Asıl tenkit edeceğim konuların ismini vermedim. Çünkü
tartışılan o konular, şu anda Müslümanların aklına gelmeyen, İslam dışı hayat
yaşayanların hiç duymadığı konular konuşturuluyor ve laf cambazı olan programcı
ikisini de tongaya düşürüp hem dalga geçme tuzağının içinde tutuyor hem kelime
oyunlarıyla işkencesini çaktırmadan uyguluyor.
Bu türden konuların adını bir de ben söyleyerek gündeme
getirmek istemem, duymayanlara duyurmak istemem.
Bin üç yüz yıl önce yaşanmış bir olayda ölen mi haklıydı,
öldüren mi haklıydı diye bir soru sorulduğunda iki dost konuşmacı birbirlerinin
kalbini kırarak stüdyodan ayrılıyorlar ve sonuca da varılması mümkün olmuyor.
Şu anda dünyanın bir çok yerinde haksız şekilde Müslüman
katleden milletlerin uyduları aracılığıyla biz, bin yıl öncesi Müslümanların
hatalarını tartışıyoruz, o Devlet kelimesiyle teröristliğini kapatan katiller
ordusu da aynı uydular vasıtasıyla şu anda yaşayan ve kafirlere karşı direnen
Müslümanlardan kimi öldüreceğini nasıl öldüreceğini araştırıp uyguluyor.
Adam, zina ettiği evden çıkarken evin balkonunda leğenin
içindeki suya bakan ev sahibine sormuş, Nereye bakıyorsun demiş. Yıldızlara
bakarak geleceği görmeye çalışıyorum deyince Be adam yıldızlara bakarak
geleceği okuyacağına evinin içinde olanları görseydin deyivermiş.
Biz, zamanımızın zaliminden, mazlumundan, katilinden,
maktulünden, delisinden, velisinden, dervişinden, berduşundan, hırsızından
arsızından... sorumluyuz.
Programa davet edildiğinizde ve bir salonda evde
konuşacağınızda konuyu siz belirleyin ve konu bir gün öncesine yönelik değil
bugüne ve yarına faydası olacak şekilde olsun ve Müslüman-kafir herkesi
ilgilendirecek şekilde olsun.
Dönen dolapların renklenmesi için malzeme olmaktan
sakınalım.
Kur an-ı Kerim de bir kaç defa Geçen geçmiştir buyurur
Rabbimiz. (Bak Bakara süresi ayet 275, Nisa süresi ayet 22-23)