Kur’an-ı Kerim’de ismi belirtilerek haram kılınan tek hayvan “domuz”dur. Diğer hayvanların helal ya da haramlığı nitelikleri belirtilerek yahud Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in açıklamalarıyla belirlenmişken, hınzırın/domuzun isim belirtilerek haram kılınması, bu hayvandan neden uzak durmamız gerektiğini daha iyi anlamamıza kâfidir. Domuzla ilgili isim belirtilmesinden de öte “fısk” ve “rics” yani maddi ve manevi olarak pis ve murdarlığı (En’am, 145) da vurgulanmaktadır. İnsanımız bu mesajı iyi okuduğundan “domuz eti” tüketmekten uzak durmuştur. Ancak son yıllarda Avrupa Birliği’nin gönlünü hoş tutmak için bu pis/murdar türün kasaplık hayvan statüsüne sokularak yaygınlaşması sağlanmıştır.
7 Temmuz 2006 tarihli Resmi Gazete, 26221 sayılı Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın hazırladığı Türk Gıda Kodeksi-Çiğ Kırmızı Et ve Hazırlanmış Kırmızı Et Karışımları Tebliği’ne göre (tebliğ no: 2006/31) domuz etinin kasaplık hayvan statüsüne sokulması sağlanmıştır.
İlgili tebliğin 4’üncü maddesinde hangi hayvanların kasaplık et statüsüne alındığı şöyle sıralanmaktadır:
Madde 4:
a) Kasaplık hayvan: Büyükbaş, küçükbaş hayvanlar ve diğer kasaplık hayvanları,
b) Büyükbaş hayvan: Sığır, manda ve deveyi,
c) Küçükbaş hayvan: Koyun ve keçiyi,
ç) Diğer kasaplık hayvanlar: Domuz, yaban domuzu, at ve tavşanı,
d) Karkas: Kasaplık hayvanların tekniğine uygun olarak kesilip, kanı akıtılarak yüzülüp, iç organları boşaltılıp, böbrek ve kavram yağı çıkarılıp, baş ve ayaklarından ayrıldıktan sonra elde edilen gövdesini,
e) Kırmızı et: Kasaplık hayvanların karkaslarından elde edilen insan tüketimi için uygun tüm parçaları,
f) Çiğ kırmızı et: Modifiye atmosfer yöntemi veya vakum ile ambalajlanmış kırmızı etler de dahil olmak üzere soğutma, dondurma veya hızlı dondurma dışında herhangi bir koruyucu işlem görmemiş, parçalanmış veya parçalanmamış taze kırmızı eti,
g) Hazırlanmış kırmızı et karışımları: Çiğ kırmızı ete taklit ve tağşiş amaçlı olmaması şartı ile diğer gıda maddeleri, lezzet vericiler ve/veya gıda katkı maddeleri ilave edilerek veya hücre içi yapısını değiştirmeyen ancak çiğ etin karakteristik özelliklerinin görülmesine engel olacak şekilde mekanik veya manuel olarak bir işleme tabi tutulan ürünleri,
h) Kıyma: Kasaplık hayvanların kemiklerinden ayrılmış çiğ kırmızı etinin kıyma makinesinden geçirilmesiyle veya manuel olarak bıçak veya satırla kıyılmasıyla elde edilen kırmızı eti,
ı) Dondurulmuş kırmızı et: Merkez sıcaklığı -18 C veya daha düşük derecedeki sıcaklığa düşürülmüş olan kırmızı eti,
i) Sakatat: Kasaplık hayvanlardan elde edilen ve insan tüketimine uygun karaciğer, böbrek, dalak, testis, yürek, dil, yemek borusu dış kırmızı kası eti, diyafram kası, işkembe, bağırsak, paça, dil, kelle ve küçükbaşta beyin gibi organ ve organ parçalarını,
j) Kasaplık hayvanların yenilemeyen kısımları: Kasaplık hayvanlardan elde edilen deri, guddeler, testisler hariç üreme organları, göz ve göz kapağı, böbrek hariç üriner organlar, larinks kıkırdağı, soluk borusu, kornea dokusu, omurilik, kulak, tırnak, boynuz, büyükbaşta beyin ve küçükbaşta ileum gibi organ ve organ parçalarını,
k) Lezzet vericiler: İnsan tüketimine uygun tuz, hardal, baharat, baharat özütleri, aromatik bitkiler ve aromatik bitki özütlerini ifade eder.
İlgili tebliğin 4’üncü maddesinin ç bendinde diğer kasaplık hayvanlar bahsi açılarak “Domuz, yaban domuzu, at ve tavşan” kasaplık hayvan statüsüne sokulmuştur.
3 Ağustos 2007 tarihli Resmî Gazete’nin 26602 sayılı Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı-Türk Gıda Kodeksi’nin tebliğinde (2007/35) de kasaplık hayvanlar tanımlanırken “büyükbaş hayvan: sığır, manda, deve; küçükbaş hayvan: koyun, keçi; diğer kasaplık hayvanlar: domuz, yaban domuzu, at ve tavşan” şeklinde tekrar teyit edilmiştir. Yani bir önceki tebliğde bir değişiklik yapılmamıştır. Bu son tebliğ hâlihazırda uygulanmaktadır.
Domuz etinin kasaplık et statüsüne sokulmasından ve yaygınlaştırılmasından sonra bir başka karar ise domuz etinin ithalatında gümrük vergisinin düşürülmesidir. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı kararı ile “İthalat Rejimi” kararında değişiklik yapılmıştır. 31 Aralık 2020 tarihinde 3350 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğü konulan kararın (I), (II) ve (IV) sayılı listesinde yer alan önemli bölümü tarım ürünlerinden oluşan toplam 733 ürünün Gümrük Vergisi’nde indirime gidilmiştir. Gümrük Vergisi’ndeki indirim oranı 0,3 puan ile 23,1 puan arasında değişirken, en büyük indirim de 1.602,49 ile başlayan domuz eti grubudur. 1602. 49 ile başlayan ve Gümrük Tarife Cetvelinde “Domuzun diğer parçalarından ayrılmış madde ve konserveler” başlıklı ürün grubunun, 12 ülkeden ithalatında alınan vergi yüzde 121,5’ten yüzde 98,4’e indirilmiştir.
Domuz etinin, 7 Temmuz 2006 tarihli Resmî Gazete, 26221 sayılı Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın hazırladığı Türk Gıda Kodeksi-Çiğ Kırmızı Et ve Hazırlanmış Kırmızı Et Karışımları Tebliği’yle kasaplık et statüsüne sokulması ve 31 Aralık 2020 tarih ve 3350 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile ithal edilirken Gümrük Vergisi’nin düşürülmesi “domuz eti”nin yaygınlaşması ve meşrulaşmasının önünü açmıştır.
Domuz etinin kasaplık et statüsüne sokulması, büyük ve küçükbaş hayvanlarla aynı ortamda depolanması, aynı aletlerle kesilmesi ve aynı ortamda satışa sunulması demektir. Domuz etinin ithalatında Gümrük Vergisi’nin düşürülmesi de bu etin daha ucuz ve cazip hale gelmesinin önünü açacaktır. Devletin domuz etinin ithalatında Gümrük Vergisi payından feragat etmesi diğer et gruplarına karşı haksız rekabet ortamı oluşturacaktır.
Avrupa Birliği kriterleri uğruna Müslüman bir ülkede domuz etinin kasaplık et statüsüne sokulması ve domuz eti ithalatında Gümrük Vergisi’nin düşürülerek diğer et gruplarına oranla haksız rekabete sebep olması ve buna gerekli tepkinin verilmemesi ilginçtir.
Müslüman halkımız, bu tür teşviklerle faize peyderpey alıştırıldı. Ancak domuz konusundaki hassasiyeti üst düzeydedir. İnsanımızın, bu konudaki hassasiyeti devam edecektir ancak Türkiye’deki mevcut iktidar eliyle domuz etine sağlanan bu imtiyazlar, elbette maşeri vicdanda yerini bulacaktır.