Teorileriyle iktisat ilmine yön veren bir bilim adamı, soğuk savaş döneminin sona ermesi ve dünyada hemen hemen tüm ülkelerin ekonomilerini "küresel rekabet" zeminiyle birbirlerine açması dolayısıyla şöyle bir tesbitte bulunmuştu: "Gün gelecek, dünyada tüm ülkelerin ekonomileri pamuk ipliğiyle birbirine bağlı olacak. Eğer, bir ülkede şu ya da bu şekilde kriz çıkarsa, bu kriz domino taşı etkisiyle her yere yayılacak. Dünya ekonomisinin ağa babası ise Amerika olacak. Amerika da rüzgar esse, başka yerlerde fırtına kopacak"
Teorinin özeti böyle bir şey Dikkat ediyorsanız, son bir aydır, piyasalarda acayip bir tedirginlik hakim Neden olarak, Mortgage kredilerini ödeyemeyen Coni lerin, Bob ların Amerikan ekonomisine yaptığı baskının dolara yansıması gösteriliyor Garipliğe bakın Coni, ev alıyor Parası, üçüncü dünya ülkelerindeki gariplerin sırtından, memleketimizde dolar üzerinden alışveriş yapan zavallı halkımın sırtından çıkıyor Bob, malikane alıyor Kredisini ödeyemiyor Amerika, "Sağa sola dağıttığımız, şu karşılıksız olarak bastığımız kağıtların fiyatlarını biraz yükseltelim de, ekonomimizin can damarına biraz kan gitsin" diye, bizleri enayi yerine koyuyor Yapabilecek hiçbir şey yok Coni, Bob, daha güzel bir evde otursun, bahçeli malikanesinde mangal yapsın diye, bizler hergün piyasaların ne olacağına odaklanmış durumdayız Düştü mü, kalktı mı İndi mi
Olan bitenleri, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin tıkanması dolayısıyla gidilen genel seçim atmosferine, yaz dönemine, küresel ısınmanın etkilerine bağlayanlar da var İfade ettiğimiz gibi, bunlar devede kulaktır Bizim, altını ısrarla çizdiğimiz ve vurguladığımız tehlike, Türkiye, son 4.5 yıldır, küresel sermayenin aşırı baskısı altında ezilen bir ülke görüntüsü sergilemektedir. Bankalarımız, karlı, verimli, stratejik KİT lerimiz, iletişim kurumlarımız parayı bastıranın düdüğü öttürdüğü bir zeminde birer birer elimizden çıkarılmıştır. Kendimize ait bir değerimiz kalmamıştır Kendimize ait değerimiz derken, "Gelecek stratejisi belirleyeceğimiz, belki de bölgeye yön verecek değerler üreteceğimiz" kurumlarımızın yönetiminin elimizden çıkmasını kastediyorum. Liberalist, özelleştirmeci kalemşörlerimiz, bizim bu endişelerimize, "Korkacak bir şey yok. Bu kurumlar Türkiye nin topraklarında" gibi, kapitalist, konforist fikirler üretiyorlar. Hiç kimsenin bu kurumları temelinden sökerek bir yerlere götürecek hali yok.
Stratejik Türk Telekom un yerine başka bir şey koyabiliyor musunuz Tek, alternatifsiz Adamlar, şehiriçi görüşmelerine zammı döşüyorlar Hepimizin evinde sabit telefon var Ne yapabiliyorsunuz Yine, iç piyasada yerli üreticinin tüm hammaddesini karşılayan Petkim Yarın bir gün, bir YTL lik oynama yaparlarsa, buranın sahipleri trilyoner olur, benim zavallı halkımın sırtına da, milyarlarca YTL lik bir kambur eklenir Bizim, endişemiz bu Bir yandan küresel piyasalara göbek bağıyla bağlı durumdayız Memleketin ekonomik parametrelerini, Amerika daki mahfiller belirliyor Bir yandan da, Cumhuriyet tarihi boyunca, kendi ürettiğimiz değerleri, geleceğimizi ipotek altına alma pahasına elimizden çıkarıyoruz. Sonra da kalkmış, "Ekonomimiz ne güzel" diye, kendimiz çalıp kendimiz oynayarak göbek atıyoruz