Doğru yolda tek başına

Abone Ol

İdlib’deki hain saldırıdan dolayı şehit olan 33 Mehmetçiğimize Allah’tan (c.c.) rahmet diliyor, ailelerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Milletimizin başı sağ olsun diyorum.

Tabii gecenin bir başka olayı da Başakşehir-S. Lizbon rövanş karşılaşmasıydı. Turuncu-lacivertliler, Lizbon’daki maçın skorunu kendi lehine tekrarladı. Uzatmalara giden maçta bir gol daha bularak 16 takım için adını yazdırdı.

Seni tebrik ediyorum genç teknik adam. Doğru yolda tek başına takımınla birlikte futbol alanında ülkemizi layıkıyla temsil ettiğin için seni bir kez daha kutluyorum.

“Buruk Bekleyiş” başlığı altında yaptığımız uyarılara kulak verdiğin ve aynısını sahada uyguladığın için de seni alnından öpüyorum genç adam.

Peki, biz ne ifade etmiştik o yazımızda son paragraflarını bir hatırlayalım;

“Haaa biz artık bardağın dolu tarafına bakalım. Dedik ya bir gol skoru yarıya indirdi. Evinde çok iyi sonuçlar alan Sporting deplasmanlarda da iyi bir istatistik yaşamamış. Bu takım 2 gol, 3 gol yemiş. Başakşehir’de bu potansiyel, kalite ve teknik kapasite mevcuttur. Bir teknik adam, bir takım neden kalitesi yüksek Avrupa takımlarıyla resmi maç oynar tecrübesi olsun, artsın diye. Oynadığımız ilk maçı tekrar tekrar izle ve izlettir hocam, aynı skoru biz de onlara yapabiliriz. Dediğimiz ruhu ve havayı sen oluşturmalısın. Bunu da, ‘Ülke ve ülke puanı için’ diyerek yapabilirsin.” (22 Şubat 2020)

Ve bu yazılanların hepsi gerçekleşti. Ligde küme düşme hattında bulunan Rizespor’u zorlu bir mücadeleden sonra son dakikada mağlup ederek maç fazlasıyla liderliği Trabzonspor’dan devralan Okan Buruk ve ekibi, Avrupa’da da yoluna devam ediyor.

Kimileri ikinci hatta üçüncü takımıyla Avrupa maçlarına çıkarken, Okan Buruk hem ligde hem de Avrupa’da en iyi kadrosunu sahaya sürdü. Çok çalışan, doğru analizler yapan, risk alan, uyarıları kulak ardı etmeyen kazanır ve kazandı.

Okan kardeşimin futbolculuk kariyerinde bu tip maçlar oldukça fazladır. UEFA Kupası’na giden yolda golleri ve baskılı pes etmek bilmez futbolu hâlâ hafızalardadır.

Teknik adamlık kariyeri ise daha yeni olmasına rağmen pek çok zaferlerle doludur. Aslında Başakşehir’i onunla özdeşleşen Abdullah Avcı’dan sonra seçmek başlı başına bir risktir. Teknik adamlık kariyerinin hemen başında böyle bir riski almak zaten bir cesaret örneğidir. Ve Okan bu sınıfı geçmiştir. Hatta Başakşehir’e Avcı’nın Avrupa’da yaşatamadığı tur zaferlerini yaşatmıştır.

Tabi bu durum çok çalışmanın, rakipleri iyi analiz etmenin (Sporting Lizbon ilk maçını nazarlık olarak sayıyorum), risk almanın yanı sıra, insanın aile hayatına verdiği önem ile de ilgilidir. Anneden, babadan ve aileden hayır dua almak her zaman iyidir ve insana bazı kapıları açar. Tanımadığınız fakat sizi seven insanlardan dua almak ise katmerli iyidir.

Yıllar önceydi. Yanılmıyorsam Kahramanmaraş’tan bir kız kardeşimiz Milli Gazete Spor Servisi’nde çalışırken bana bir mektup yazmış, sonra da telefon ile aramıştı. İstanbul’a okumak için geleceğini, geldiğinde Galatasaraylı Okan Buruk ile görüşmek istediğini belirtmişti. Ben de o sıralar Galatasaray Florya Tesisleri daha yakın diye zaman zaman antrenmanlar için giderdim. Tabi Fenerbahçe, Beşiktaş ve İstanbul’a geldiğinde foto muhabiri arkadaşımla birlikte Trabzonspor’u da takibe alırdım. Kardeşimiz gazetemizden bu durumu bildiği için benimle kontak kurdu. Ve sonra gazetemize gelip bizleri ziyaret etti. Birlikte Galatasaray antrenmanına gittik. Ben diğer muhabirler gibi sporcuları rahatsız etmek istemem. Varsa sorum sorarım haberimi alırım gazeteme gelirim. Hele hele böyle işte forma imzala, fotoğraf çektir vb. gibi işlere hiç girmem. Fakat bu kardeşimizin durumu biraz farklıydı. Neden Okan demiştim? Ailesini takip ediyorum. Kendisi gibi çok mütevazı insanlar. Yaşantıları da bizim gibi. Kendilerini çok yakın görüyorum demişti. Gerçekten de öyleydi. Okan’a söyledim. Tabi abi dedi antrenman bitince görüşürüz dedi. Kardeşimiz elinde çiçeklerle antrenman sonrası görüştü. Fotoğrafladık. Konuştu. İmzalar aldı. Derdini anlattı. Sonra da ayrıldık. Bize çok teşekkür etti. Bu kardeşlerimizin duaları başarıyı perçinler.

Okan acaba diye başladığı yolda başarı grafiğini katlayarak yürüyor. Çalışkanlığıyla, bilgisiyle, ekibiyle, takımıyla, hayır dualarıyla.

Boynuz kulağı geçer derler. Kim bilir bir bakarsınız Fatih Terim Okan Buruk’a el verir. Umarım Okan Buruk-Ümit Davala ikilisi bu kez teknik heyette buluşur.