Diyarbakır?a İslâm Mührü

Abone Ol

Sevgili okurlarım, can dostlarım! Diyarbakır ı ne kadar

tanıyorsunuz Başta ırkçı emperyalizm olmak üzere Türkiye üzerinde emelleri

olanların görmek istedikleri gibi mi; yoksa gerçek kimliği ile mi Dünyanın

jandarmalığına soyunmuş küresel güçler, her yerde din, mezhep, ırk, bölge gibi

ne kadar farklılık varsa, bunları ayrılık sebebi imiş gibi gösterip o bölgeyi

sömürmek istiyorlar. Diyarbakır üzerinde oynanmak istenen oyun budur. Millet

olarak hep birlikte, Hayııır! Bize oyunlarınıza alet edemezsiniz diye haykırmak

zorundayız.

Diyarbakır, 639 yılı öncesi Bizans yönetiminde idi.

Şehirde Kürtler hâkim unsurdu. Bu şirin belde 639 yılında, Allah Rasülü nün

(s.a.v) vefatından 7 sene sonra fethedilmiştir. O gün vurulan İslâm mührü

Allah ın (c.c.) lütfu ile bugüne kadar silinememiştir.

Hz. Ömer (r.a) dönemi. Halit bin Velit (r.a) başkomutan.

Dirayetli komutan İyas bin Ganem (r.a) el-Cezire bölgesindeki Diyarbakır ın

fethi için görevlendiriliyor. İslâm orduları Halit bin Velit in (r.a) oğlu

Süleyman ın da bulunduğu sahabelerle birlikte Diyarbakır ı fethediyor. Fetih

sırasında, başta Halit bin Süleyman (r.a) olmak üzere 40 kadar sahabe şehit

düşüyor. Bu sahabelerin kabirleri bugünkü Süleyman Camii nin müştemilâtı

içindedir.

500 kadar sahabe Diyarbakır da yaşamaya başlıyor. Şehrin

sakinleri olan Kürtler yeni komşuları olan sahabelerin güzel meziyetlerinden

etkileniyorlar. Gönüllü ve toplu olarak İslâm ı seçip Allah ın bu son hak dini

ile şerefleniyorlar.

Nebiler Ve Sahabeler Şehri

Diyarbakır ın ne büyük bir manevî hazineye sahip olduğuna

bakın ki; oranın fethedilmesinde Hz. Ömer in (r.a) mübarek kararı, Halit bin

Velit in (r.a) cihat aşkı ve oğlu Süleyman ın (r.a) şehitlik mertebesine ulaşma

samimiyeti vardır.

Yalnız bu kadar da değil. Zülküf, Elyesa ve Danyal

peygamberler de bu bölgede yaşamışlar. Diyarbakır da 5 peygamber kabri ve 2

peygamber makamı bulunmaktadır. Allah Rasülü nün (s.a.v) arkadaşlarından 500

kadar sahabe bu şehrin misafiri olarak kabirlerinde yatmaktadırlar.

Anadolu nun İslâm ile tanışması Diyarbakır ın fethiyle

başlamıştır. Bu fetih; 1071 deki Malazgirt in, 1453 teki İstanbul un fethinin öncülüğünü yapmış; bu

heyecan millet olarak gerçekleştirdiğimiz Çanakkale harikasının yüksek inanç ve

dinamizmini oluşturmuştur.

Şunu herkes bilmelidir ki; İstanbul, Bursa, Ankara,  Konya ne kadar bizimse, Diyarbakır da en az

onlar kadar bizimdir. İslâm dünyasının parçalanması için fırsat kollayan

küresel güçlerin oyununu bozmak zorundayız. Bu da Müslümanların hepsinin tek

ümmet ve kardeşler topluluğu olduğunun şuuruna varmalarıyla

gerçekleşecektir.

Şüphesiz müminler birbirinin kardeşidir. O halde

kardeşlerinizin arasını düzeltin. Bu konuda Allah tan korkun ki merhamet

olunasınız. (Hucurât, 10   

Görüldüğü üzere, Allahü Tealâ (c.c.), merhamet edilmeye

hak kazanmak için, müminlerin arasını düzeltmek ve bu konuda Allah tan korkma

titizliğine sahip olmak gerektiğini bildirmektedir. Irk ve bölge farklılıkları

bir zenginliktir, bir tanışma aracıdır; fakat hiçbir zaman kardeş olma

görevimizin önüne geçemez.

Kardeş ol; oyuna gelme!

Mekke, Kudüs, Diyarbakır, Malazgirt, İstanbul, Kıbrıs

gibi fetihler bir zincir oluşturuyor. Her biri, İslâm ın hız ve hamle

kazanmasının müjdecileri. Hepsi Müslümanların yüz akı fetihlerimiz. Bu sebeple,

Mekke, Kudüs, Diyarbakır, Şam, Bağdat, Buhara, Semerkant, İstanbul, Bursa gibi

İslâm ın ilim ve irfan merkezi olarak görev yapmış şehirlerimizi birbirinden

ayrı tutamayız. Hepsi İslâm Tarihi içinde çok önemli yere sahipler. Hepsi

ahenkli bir bütünü oluşturuyorlar.

Türkiye ve ona bağlı olarak İslâm dünyasını parçalamak

isteyen emperyalist güçler, Doğu ve Güneydoğu daki ırk farklılığı üzerinden

amaçlarına ulaşmak istiyorlar. Oyunun ilk perdesi Doğu ve Güneydoğu üzerinde

oynanıyor. Irk, renk ve bölge farklılığı ayrılık sebebi olamaz. Bizi

birbirimize bağlayan en kuvvetli harç İslâm kardeşliği dir. Bu özelliğimizi

canlı ve dinamik tutmak zorundayız.

Anadolu Gençlik Derneği, bölge üzerinde oynanan oyunu

fark etti. Geçen sene Diyarbakır ın Fethi kutlamalarını başlattı. Bu seneki

kutlamalar da 17 Mayıs Cumartesi günü Diyarbakır Şehir Stadı nda

gerçekleşecektir.

AGD Genel Başkanı Salih Turhan, bir basın toplantısı

düzenleyerek kutlama hazırlıklarının startını şu sözlerle verdi:

-Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak, yağan

yağmurun herkesi ıslattığının ve bulutların arasından çıkan güneşin herkesi

ısıttığının farkındayız. Bu bağlamda, bu coğrafyanın bir yapı harcı olarak

gördüğümüz sahabeler şehri Diyarbakır ın fethini kutlamayı kendimize görev

biliyoruz.

Küresel sömürücülerin hesaplarını alt üst etmek, evrensel

İslâm kardeşliğini doya doya yaşamamıza bağlı.