Dış güçler (ironik bir yazı)

Abone Ol

AKP Genel Başkanı ve yetkilileri ekonominin altüst olmasını, dövizin havalarda uçuşmasını, altının baş döndürücü yükselişini, faizin bir türlü dikiş tutturamamasını, fakirin kat kat daha beter fakirleşirken zenginin kat kat servet yığmasını hep dış güçlerin oyununa bağlıyorlar. Amerika’nın ve Batı’nın AKP’yi işbaşından uzaklaştırarak, kirli emellerini tahakkuk ettirmek istediklerini, ama milletimizin bu oyunlara gelmeyip iktidara sahip çıkacağını dillendiriyorlar.

Şahsen bu savunmayı çok inandırıcı buluyoruz.

Geriye doğru 20 yıllık AKP iktidarının Batı dünyası, özellikle ABD ile olan münasebetlerine baktığımızda “bunlar çok haklı” diyoruz.

Nasıl mı?

AKP’nin kuruluşundan önce “lideri” ABD ile herkesin bildiği üç şart karşılığı anlaşarak iktidar yolunu açtırmıştı. Etrafındakiler uyarmak isterler:

—Beyefendi ABD’ye bu üç şartla evet demek yıkım demektir. Bunları kabul edip vebale girmeyiniz! Cevap şudur:

—Hele ABD bizim iktidarımızın yolunu açsın, oraya ulaştığımızda, vurur dirseği onlardan kurtuluruz.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu yüksek sesle der ki:

—Siz fillerle anlaşıyor ve yola çıkıyorsunuz. Fillere dirsek vurulur mu, sizi ezerler! İkazına da aldırış etmez.

İşte o tarihten beri filleri ürkütmemek ve yeri geldiğinde sadece ABD’ye değil, Batı dünyasına dirsek vurmak için fırsat kollar o beyefendi. Filleri ürkütmeyerek iktidarını sürdürmek adına, onların isteği olan her şeyi yapmaya başlar. Erbakan Hoca’mızın yürüttüğü siyasetin tam tersini yürütür, üretim tesislerini satıp yıkılmasına rıza gösterir, emir verir, rant ekonomisi ile faiz düzeninin yürütülmesi için öncülük eder, tarımı geriletip, çiftçilerin meslek değiştirmesine ve şehirli olmalarına yardımcı olur, hayvancılığın asgariye indirilmesini sağlar. Gerek sanayi mamullerini, gerek tarım ürünlerini, gerek hayvan ve gıda ürünlerini Batı’dan ithal etmeye özen gösterir. Hazine ve maliyeyi sıfırlar hatta negatife indirir. Ekonominin dibe vurmasına bile razı olur. Çünkü fillere dirsek vurmak için bunları yapması, ABD ve Batı’yı aldatması, böylece fırsat yakalaması gerekmektedir. Tabi ekonominin sıfırlanması durumu ülke adına büyük bir fedakârlık sayılmalıdır. Sadece ekonomik sahada değil, Batı’yı aldatması için aile kurumunun fesada uğratılması dâhil birçok taviz verilmelidir. İslam ülkelerinin işgal edilmesi için yardımcı olunması, hatta organize edilmesi anlamına gelen BOP Eşbaşkanlığı da dâhil, her taviz verilmelidir. Çünkü bu tavizler karşılığı dirsek vurma fırsatı yakalanacaktır.

ABD ve Batı dünyası tavize doyar mı? Bu sefer dibe vurmuş bulunan ekonomimize son tekmeyi indirirlerken, AKP başkan ve yöneticileri dirsek vurmanın zamanının geldiğini düşünmüş olmalılar ki, bütün güçleri ile bunu başlatmışlardır.

Şimdi dış güçler olarak adlandırılan ABD ve Batı’ya dirsek vuruyorlar. Gerçi, dünyada yalnızlaştırılmış Türkiye, bitik ekonomi ve bitik üretim ile vurulan bu dirsekler bunlara, fillerin sinek tarafından ısırılması kadar ancak tesir ediyor. Ama olsun, bu bir ekonomik ve bağımsızlık kurtuluş savaşıdır. Bu bir beka sorunudur.

Ey millet! Ekonomimizi batıran bunlardır, bağımsızlığımızı masaya koyan bunlardır, hazinemizi tamtakır hale getiren bunlardır, demeyin! Evet, bunlardır ama savaşa tutuşmuşlardır. Bunlardır ama mağdur durumdadırlar, bunlardır ama şahlanışı da başlatıyorlar.

Verin desteği!

Başkanlığı bu mücadelenin baş kahramanına verin!

50+1 yetmez. Yüzde 70 destek gerekir, verin!

400 milletvekili yetmez, 600 milletvekili verin!

Milletvekilleri yetmez, belediyeleri de verin!

Verin ki, ekonomiyi bitirmiş, Türkiye’yi taviz olarak masaya koymuş olan sinek, filleri ısırarak yensin, ülkemizi çiğnenmekten kurtarsın!

Verin!

Esirgemeyin!

SÜRÜNÜN!

Bir sürüngen, sürücüsü olmuşsa sürünün;

Siz o sürüdekiler, sürüm sürüm sürünün!..