Zaferler ve Hezimetler
Malazgirt zaferinden sonra Anadolu dediğimiz bu topraklar üzerinde yüzlerce zaferler kazanıldı. Her bir şehir, kasaba büyük mücâdeleler verilerek fethedildi. Daha sonra bu topraklar üzerinde kurulan Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti, Anadolu’nun sınırlarının ötelerinde de zaferler kazandılar. Viyana Kuşatması’na kadar bu böyle devam etti. Daha sonraki tarihlerde, Osmanlı’nın hükmettiği topraklarda hezimetler de yaşandı. Şimdi “kulağımıza küpe olması” için ve bizim destanımıza bir taban teşkil etmesi için bu zaferlerden ve hezimetlerden bazılarını hatırlayalım. Evvelâ zaferlere bakalım:
Selçuklu Devleti zamanındaki en büyük zafer, Malazgirt zaferidir (26 Ağustos 1071). Bu zaferle Anadolu’nun kapıları Müslümanlara açılmış ve Allah-u Teâlâ’nın lütfuyla Anadolu bir Müslüman yurdu olmuştur. Selçuklu Devleti zamanında Anadolu’da küffârla çok defa karşılaşılmış, büyük savaşlar cereyan etmiştir. Bunlardan en meşhuru 17 Eylül 1176’da Beyşehir Gölü yakınlarında yapılan Miryokefalon Savaşı’dır. Bu savaşta, Selçuklu ordusunun başında Sultan II. Kılıçaslan, Bizans ordusunun başında ise Bizans İmparatoru I. Manuil vardı. Savaşın neticesinde Selçuklu ordusu muazzam bir zafer kazandı. Düşmandan beş bin araba dolusu silah, cephane ve erzak ele geçirildi. En mühimi Bizans imparatorunun esir alınmasıydı. Bu esir alınan ikinci Bizans imparatoru idi (Romen Diyojen de Malazgirt’te esir alınmıştı) Bizans imparatoru, “Bir daha Selçuklu Devleti’nin karşısına çıkmayacağına” söz verince, serbest bırakıldı. Sonraları Müslümanları Anadolu’dan atmak için Haçlı Seferleri düzenlendi. 1. Haçlı Seferi’nde 600 bin asker toplanmıştı. Sultan Kılıçaslan, ilk tedbir olarak İznik ve civarındaki Müslümanları Anadolu içlerine gönderdi. Sonradan muazzam bir taktikle, Haçlı ordularını doğraya doğraya Anadolu içlerine çekildi. Toroslarda on binlerce Haçlı’yı imha etti. (Bir gezimizde, Toroslardan Silifke’ye inerken o bölgeden geçtik. Meğer o gün on binlerce Haçlı’nın imha edildiği günmüş ve Avrupa’dan yüzlerce turist o bölgeye gelmişti. Biz unutuyoruz, ancak onlar unutmuyor.) Bu 600 bin kişiden çok azı Kudüs önlerine kadar gidebilmiştir. Yaklaşık 500 bini Kılıçaslan ve askerleri tarafından biçilmiştir. (1098) İkinci Haçlı Seferi’nde Sultan I. Mesud kumandasındaki ordumuz, Konya ovasında Haçlı ordusunun mühim kısmını imha etti. Üçüncü Haçlı Seferi, Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlılardan geri alması üzerine (1187) tertiplenmiştir. Onların icabına da bu kahraman büyüğümüz ve mücahitler bakacaktı…1272 tarihine kadar tertiplenen toplam sekiz Haçlı Seferi’nde de galip gelen taraf hep Müslümanlar olacaktı…
Osmanlı Devleti’nin kazandığı büyük zaferler şunlardır: Sırp Sındığı Zaferi (1364), Çirmen Zaferi (26 Eylül 1371), Birinci Kosova Zaferi (20 Haziran 1389), Niğbolu Zaferi (25 Eylül 1396), Varna Zaferi (9 Kasım 1444), İkinci Kosova Zaferi ( 17 Ekim 1448), İstanbul’un Fethi (29 Mayıs 1453), Sapienza Zaferi (25 Ağustos 1499), Cezayir Zaferi (23 Ağustos 1519), Mohaç Zaferi (31 Ağustos 1526), Vertizo Zaferi ( 2 Aralık 1537), Preveze Zaferi ( 28 Eylül 1538), Istabur Zaferi (22 Ağustos 1541), Cerbe Zaferi ( 14 Mayıs 1560), Kıbrıs’ın Fethi (1 Ağustos 1571), Vâdi’s-Seyl Zaferi (4 Ağustos 1578), Haçova Zaferi (26 Ekim 1596), Kanije Zaferi (17 Kasım 1601), Konotop Zaferi (12 Temmuz 1659), Kamaniçe Zaferi (3 Eylül 1687), Olaş Zaferi (27 Ağustos 1696), Prut Zaferi (20 Temmuz 1711), Çanakkale Zaferi (18 Mart 1915), Kurtuluş Savaşı Zaferleri (1919-1923)
Tarihimizde zaferler olduğu gibi hezimetler de vardır. Rabbimiz (C.C.), Bedir Zaferi’nden sonra Uhud’daki mağlubiyete üzülen Müslümanlara Âl-i İmran Suresi’nin 140. Âyet’inde meâlen şu dersi vermekteydi: “Eğer siz (Uhud’da) bir acıya uğradınızsa, (Bedir’de de düşmanınız olan) o kavim aynı acıya uğramıştır. İşte böylece biz, zafer günlerini insanların kâh bir kesimine, kâh diğer kesimine nasip ederiz. Tâ ki Allah, îman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şâhitler edinsin. Allah zâlimleri sevmez.”
Tarihimizde unutulmayan hezimetlerden bazıları şunlardır: 1877 / 1878’deki 93 Harbi ( Rusya ile yapılan büyük savaş), Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve kaybedilen topraklar.
Zaferlerden ders ve ibret aldığımız gibi, hezimetlerden de dersler çıkarmalıyız. Aksi takdirde tarihe at gözlüğüyle bakmış oluruz.