Dindar nesil tartışmasına farklı bir boyut katacak olan devlet arşivlerindeki bir belge, tek parti iktidarında CHP yönetiminin ‘dinsiz‘ bir nesil yetiştirmek için komünist Sovyetler Birliği ile adeta yarıştığını ortaya koydu. Dine hakaretin serbest, lehinde konuşmanın yasak olduğu o dönemde, açıkça ‘dinsiz‘ bir nesil yetiştirilmek istendiği savunuluyor. Ebubekir Gülüm
Belgenin adresi: Recep Peker
‘Dinsiz‘ nesil yetiştirilmek istendiğine ilişkin belge, 653 sayılı ve 17 Mayıs 1943 tarihli. Belgenin adresi, Dahiliye Vekaleti Matbuat Umum Müdürlüğü. Yani bugünkü adıyla İçişleri Bakanlığı‘na bağlı Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü. Dönemin CHP İçişleri Bakanı Recep Peker. Tek parti zihniyetinin üçüncü adamı olarak biliniyor.
Dini neşriyata tâhâmmül yok
17 Mayıs 1943 tarihli yazıyla aşağıdaki cevap gönderiliyor: "Muhterem efendim. Mektubunuzu aldım. Biz her ne şekil ve suretle olursa olsun memleket dahilinde dini neşriyat yapılarak dini bir atmosfer yaratılmasına ve gençlik için dini bir zihniyet fideliği vücuda getirilmesine taraftar değiliz. Zat-ı âlilerinin herkesçe de müsellem olan ilim ve faziletinize hürmetkârız. Ancak günün bu kabil neşriyata tahammülü olmadığını siz de takdir edersiniz."
MİT Müsteşarı Hakan Fidan‘ın ifadeye çağrılmasının gölgesinde kalan dindar nesil tartışmasına farklı bir boyut katacak olan devlet arşivlerindeki bir belge, tek parti iktidarında CHP yönetiminin ‘dinsiz‘ bir nesil yetiştirmek için komünist Sovyetler Birliği ile adeta yarıştığını ortaya koydu. Dine hakaretin serbest, lehinde konuşmanın yasak olduğu o dönemde, açıkça ‘dinsiz‘ bir nesil yetiştirilmek istendiği savunuluyor.
‘Dinsiz‘ nesil yetiştirilmek istendiğine ilişkin belge, 653 sayılı ve 17 Mayıs 1943 tarihli. Belgenin adresi, Dahiliye Vekaleti Matbuat Umum Müdürlüğü. Yani bugünkü adıyla İçişleri Bakanlığı‘na bağlı Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü. Dönemin CHP İçişleri Bakanı ise, Recep Peker. Tek parti zihniyetinin üçüncü adamı olarak biliniyor.
Ali Faut Başgil‘in ‘Din ve Laiklik‘ isimli eserinde de yer verilen belgeye göre, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Akseki tarafından kaleme alınan ve Sebilürreşad tarafından neşrolunan ‘Hz. Muhammed‘e Dair‘ isimli kitabı İçişleri Bakanlığı tarafından toplattırılıyor.
Akseki, Dahiliye Vekaleti‘nin, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı bir din aliminin eserinin niçin toplattırıldığını öğrenmek için resmi bir yazı ile bilgi istiyor.
Bunun üzerine Matbuat Umum Müdürü Vedat Nedim (Tör) imzasıyla, 653 sayılı ve 17 Mayıs 1943 tarihli yazıyla aşağıdaki cevap gönderiliyor:
"Muhterem efendim. Mektubunuzu aldım. Biz her ne şekil ve suretle olursa olsun memleket dahilinde dini neşriyat yapılarak dini bir atmosfer yaratılmasına ve gençlik için dini bir zihniyet fideliği vücuda getirilmesine taraftar değiliz.
Zat-ı âlilerinin herkesçe de müsellem olan ilim ve faziletinize hürmetkârız. Ancak günün bu kabil neşriyata tahammülü olmadığını siz de takdir edersiniz"
Dindar nesil tartışması
Dindar nesil tartışması Başbakan Erdoğan‘ın Tarafsız Bölge programında yaptığı "Dindar bir nesil yetiştireceğiz" sözleri ile başladı. Toplumun değişik kesimlerinden destekleyen ve karşı çıkan görüşler yükselirken, en sert açıklama beklendiği gibi anamuhalefet partisi CHP‘den geldi. CHP‘li Emine Ülker Tarhan, "Bu topraklarda, Türk yargısına, hukuk devrimine, demokrasisine karşı her türlü biçim ve kılıkta gerici, kıyıcı faşist zihniyetle saldırılarda bulunurlar; bunu yapacaklarını biliyorduk" diyerek partisinin tavrını ortaya koydu. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez ise, "Toplumumuzda bir atasözü var ‘perşembenin gelişi çarşambadan bellidir‘ Hükümetin bu güne kadar ortaya koyduğu icraatlarda bu iddiasını destekleyici hiçbir adım atılmamıştır. Başbakan‘ın ‘dindar bir nesil yetiştireceğiz‘ iddiası samimi değil" diye eleştirmişti.
Yazar İhsan Eliaçık ise, "Bırak dindar nesil yetiştirmeyi, yetişmişi ne yaptın, ondan haber ver. Mücahitler müteahhit oldu. Yeni evlerine giderken evlerindeki kitapları sahaflara satıyorlar" ifadesini kullanarak, Erdoğan‘a yüklenmişti.