Gündem

Dinleme meselesi nasıl çözülecek

Dinleme meselesi nasıl çözülecek?

Abone Ol

Kamuoyunda sıkça gündeme getirilen  "dinleniyor muyuz" sorusunun cevabı hala bulunamadı. Ancak bazı ipuçları yok değil.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, Anayasa Mahkemesinin, ‘‘MİT, polis ve jandarmaya telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimi tespit, dinleme ve kaydetme konusunda yetki veren kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması‘‘ istemiyle açılan davada, özel hayatın gizliliği ile devletin güvenliği sağlaması arasında bir denge kuracağını söyledi.

İyimaya, Adalet Komisyonunun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı görüşmelerine devam etmek için yapacağı toplantı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Anayasa Mahkemesinin, MİT, polis ve jandarmaya, telefon dinleme konusunda yetki veren kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemini esastan görüşeceği anımsatılarak, bu konudaki değerlendirmesi sorulan İyimaya, görüşülmekte olan davayla ilgili konuşulmaması gerektiğini, davanın özüne ilişkin beyanda bulunmayacağını belirtti. İyimaya, ‘‘Anayasa Mahkemesi, özel hayatın gizliliğiyle, devletin güvenliği sağlaması arasında bir denge kuracaktır. Karar, şu olur, bu olur. Bilemiyorum ama ilgili Anayasa normları onlar‘‘ dedi.

İyimaya, Yüksek Mahkemenin, kanunu iptal etmesi durumunda telefon dinlemelerinin yasa dışı olup olmayacağı ve Meclisin bundan sonra ne yapması gerektiğine yönelik soruyu yanıtlarken de Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye doğru bir etki doğurmadığını ifade etti. İyimaya, ‘‘Yürürlüğü durdurma halleri dışında, Resmi Gazete‘de yayımlandığında etki doğuruyor. Fakat Anayasa Mahkememizin kararına göre, toplumsal ve kamusal ihtiyaç elbette ki yasama organı tarafından, Anayasa Mahkemesinin de kararı gözetilerek doldurulacaktır‘‘ diye konuştu.

Bir gazetecinin, ‘‘Daha önce yapılan dinlemeler, mahkemelerde delil olarak kullanılamayacak değil mi?‘‘ diye sorması üzerine de İyimaya, hukuka aykırı olarak elde edilen bulguların, delil değeri olmadığını belirtti. İyimaya, Anayasa Mahkemesinin kararını görmeden, sonuçları üzerinde hüküm kurmanın yanıltıcı olacağını kaydetti.