Dinin sahibi Allah’tır

Abone Ol

Şarkıcı Gülşen tutuklandığı günlerde konuyla ilgili bir yazı kaleme almış ve olayın fazla abartıldığını ifade etmiştim. Bunu anlayabilmek için derin analizler yapmaya ihtiyaç yok,  devletin zirvesine kadar ulaşan tepkilere uzaktan baktığınızda komplekslerimizin, alınganlığımızın ve tepkilerimizin hangi noktada seyrettiğini görebilirdiniz. Dini değerlerimize yapılan tehdit, küfür ve aşağılama hepimizin kalbine dokunur ve böyle durumlarda öfkemizin dozunu kaçırabiliriz. Ancak bir şarkıcının 4 ay önce telaffuz ettiği hadsiz ifadelerin siyaset-mafya ilişkilerinin ve yolsuzluk söylentilerinin gündemde olduğu bir süreçte servis edilmesi oldukça manidar. Anlaşılan dolapta saklı tuttuğumuz epey malzeme var ve bunları zemin uygun hale geldiğinde servis edebiliyoruz.

Biliyorsunuz şarkıcı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ancak sarf edilen ifadelerin yankıları hâlâ devam ediyor, reis-i cumhurdan bakanlara, vekillere, sanatçılara, yazarlara ve Diyanet’e kadar hemen herkes bir anda ayaklandı ve ardı sıra açıklamalar yapmaya devam ediyorlar.

İslam’ın değerlerini hedef alan her türlü söz, eylem ve tavır elbette hepimizde rahatsızlık uyandıracaktır ancak asıl mesele saldırının kaynağına inip buraya müdahale edebilmektir. Zira bu toplumun fertleri bir asra yakındır İslam’ı en büyük tehlike olarak gösteren laik bir zihniyetin etkisi altında büyüdüler ve kimliksizleştiler, kendilerine yabancılaştılar. Bu zihniyeti kutuplaşmayı tetikleyecek tavırlarla ıslah edemezsiniz bu mümkün değil. Peki, ne yapabiliriz? Ne yapabilirsiniz? 20 yıldır ipleri elinizde tutuyorsunuz, eğitim sistemini temelden değiştirip, dini değerleri ile kucaklaşan ve öz kimliğini sağlıklı şekilde oluşturan nesillerin yetişmesine imkân sağlayabilirsiniz. Bu çok daha kalıcı bir çözüm olmaz mı?

Biliyorsunuz imam hatipliler üzerinden dine saldıran kadın serbest bırakıldı ancak aynı mahalleden benzer seslerin yükseldiğini görüyoruz. Ve ne yazık tepkilerimizin dozunu bir türlü ayarlayamadık. Sanki bu tür olaylarla ilk defa karşılaşmış gibiyiz, şaşırıyoruz, gözdağı veriyoruz, güç gösterisi yapıyoruz, tehdit ediyoruz ve sesimizi sonuna kadar açıyoruz. Duruşları ve tavırları ile samimiyetlerini ifade eden kardeşlerimi kast etmiyorum ama seslerini yükselten bazı siyasilerimizin ve kurum ve kuruluşları temsil eden şahsiyetlerin bu kadar gazaba gelmelerinin nedeninin bir şeyleri kaybetme endişesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Zira kardeşlerimiz her fırsatta kalkıp biz gidersek din elden gider mesajı veriyorlar… Kardeşim eğri oturup doğru konuşalım, siz dinin değerlerinin zarar göreceğini düşündüğünüzden değil haram yoldan elde ettiğiniz maddi kazançların, makam ve mevkilerin elden gitmesinden korkuyorsunuz. Seçimlere ramak kala hepinizi bir panik aldı, neleri kaybedebileceğinizin hesabını yapmaya başladınız...

Dinin değerleri elden gidiyor derken endişe kat sayınız yükseliyor! Korkmayın, kaygılanmayın, öfkeye kapılmayın... Dinin sahibi Allah’tır ve karanlığın en yoğun olduğu dönemlerde dahi bu topraklarda bu değerleri koruyacak şahsiyetler yetişmiştir, bundan sonra da yetişecektir. Suni tartışmalarla vakit harcamayın başınızı eğin ve açlıkla mücadele eden insanların gözlerine bakın ve onlara hak ettikleri standartları sağlayın. Bizler şu aşamada sizden sadece bunu bekliyoruz.