Dinçerin yerinde olsaydık!

Abone Ol

Öyle anlaşılıyor ki Başbakan Erdoğandan "zılgıt yiyenler" kervanına Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçerde katılmış bulunuyor!

Birkaç gündür Milli Eğitim Bakanı Dinçerden konuyla ilgili bir yalanlama gelir mi diye bekliyoruz! Ama Dinçer cephesinden tek kelam yok! Anlaşılan basında yer alan haber aynen cereyan etmiş!

Hadi olayı şöyle kestirmeden bir hatırlayalım:

Kızılcahamam toplantısında Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer okullarda temizlik giderlerini karşılamak için velilerden para toplanmasına seyirci kalmakla suçlanmış. Bakan da, "Bu konuda bana gelmiş bir sorun yok" cevabını vererek suçlamaya karşı çıkmış!

Basında yer alan haberlere göre bakanın bu açıklamasından sonra Başbakan devreye girmiş ve Dinçeri, "Bana şikâyet geldi, zaten sorun sana gelmeyecek, sorunları sen bulacaksın ama bu sorunlar makam odasında oturarak bulunmaz, çözülmez" demek suretiyle fena halde hırpalamış!

Bugüne kadar aksini iddia eden bir açıklama yapılmadığına göre anlatılanları doğru kabul etmek durumundayız!

Hâl böyle olunca da Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçerin karşı karşıya kaldığı durumla aramızda bir bağ kurmaya çalıştık!

Ve "Dinçerin yerinde olsak biz ne yapardık " diye kendi kendimize sorduk!

Böyle bir durumu kolay kolay içimize sindiremeyeceğimize ve Başbakanın önüne istifamızı hemen koyacağımız sonucuna vardık! Sonra da, "Bekâra karı boşamak kolaydır" atasözünü hatırlayıp belki de Ömer Dinçer gibi bu durumu sineye çekerdik diye düşündük!

Gerçi AKP çatısı altında bu tür olaylar ilk defa yaşanmıyor!

Bir ara Sağlık Bakanı Recep Akdağ düzenlediği aşı kampanyası nedeniyle Başbakan tarafından "Bakanımla aynı düşünmüyorum" diye açıkça eleştirilmişti!

O günlerde de Sağlık Bakanı Akdağdan sert tepki beklemiştik ama boşa beklediğimizi görmüştük! Sert tepki yerine "Başbakanımız da haklı" yollu tevil cümlelerine tanık olmuştuk.

Zaten Başbakanla sık sık ters düşen Bülent Arınç sayesinde bu metodu iyiden iyiye kanıksamadık mı Bülent Arınçın "Ben de haklıyım, başbakan da haklı" şeklindeki açıklamalarını unutmak ne mümkün!

Şimdi görüyoruz ki bu kervana Milli Eğitim Bakanı Dinçer de katılmış bulunuyor! Ve Başbakan Erdoğanın cümle âlem içinde çektiği zılgıt karşısında tek kelime etmeyerek göreve devam ediyor! Ne diyelim, "alan razı satan razı" durumu ile karşı karşıyayız!