Din eğitimi, Allah ve Peygamber sevgisiyle başlar

Abone Ol

Çocuklarımıza dini değerleri “sevdirmek ve öğretmekle” sorumlu kişilerin başında anne ve babalar geliyor.

Bu sorumluluğu yerine getirmek öyle sanıldığı kadar kolay bir şey değil.

Zor olmasına zordur ama bunun maddi ve manevi hazzı da kelimelerle ifade edilemez.

Burada önemli olan husus, bu sorumluluğu yerine getirirken bulunduğumuz çağın koşullarını çok iyi kavrayıp “nasıl” ve “ne şekilde” hareket edileceğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.

Her şeyi kendi çocukluk dönemlerimizle mukayese ederek, evlatlarımızı yetiştirmeye çalışırsak yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz.

Kendi çocukluk dönemlerimizde bize uygulanan doğru veya yanlış metotlardan dersler çıkarmak suretiyle, bugünün şartlarını kendi kültürel değerlerimizle bütünleştirerek kendimize göre bir “sentez” ortaya koymalıyız.

Bunun için de biz anne ve babalar, “ebeveynlik sorumluluğunu,” hangi şartlarda olursa olsun öğrenmek zorundayız.

Konumuza dönecek olursak, “sevgi kavramını” kurallara ve kitabi bilgilere göre öğretmemiz bazen mümkün olmayabilir.

Çünkü,

“Sevgi öğretilmez, verilir.”

***

Biz çocuklarımıza, sevgimizi koşulsuz olarak verirsek, söylediklerimizi ve yaptıklarımızı da severek yapacaklardır.

Dini değerleri biz severek yapıyorsak çocuklarımız da severek yapacaklardır.

Bizim yapmadıklarımızı, bizim sevmediklerimizi çocuklarımızdan istemeye hakkımız hiç olabilir mi ..

Peygamber Efendimiz (sav): “Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin “ buyuruyor.

1 – Peygamber sevgisi,

2 - Ehli beytin sevgisi,

3 - Kur’an sevgisi.”

Çocuklarımıza Allah’ı, Peygamberi ve diğer dini değerleri öğretmeden önce, bunların sevgisini vermeliyiz. Peygamber Efendimizin hadisi şerifindeki sevgi kavramı, bu yüzden öne çıkarılıyor.

İnsan bir şeyi sevdi mi, önüne ne kadar engel çıkarırsanız çıkarın eninde sonunda sevdiği şeye ulaşmak isteyecektir.

Sevmediği bir şey için de, ne kadar imkânlar sağlarsanız sağlayın, yine yapmayacaktır.

Bunun için diyoruz ki, önce, sevgi... sevgi... sevgi...

Çocukların en çok sorduğu sorulardan biri de, beyinlerinde tasavvur ettikleri şekliyle Allah’ın(cc) varlığıdır.

Çocuklar, yaş seviyelerine göre Allah’ın nasıl ve ne şekil bir varlık olduğunu hep merak ederler. Onların Allah’ı bu derece merak etmelerinin temelinde, fıtratlarında mevcut olan “inanma ihtiyacı” yatmaktadır.

Anne ve babalar bu ihtiyacı zorlamadan, sabırla yerine getirebilmenin arayışı içerisinde olurlarsa, amaçlarına ulaşmış olurlar.

***

Çocuk eğitiminde, en çok yapılan hataların başında, çocuklarımızı Allah’la korkutma yanlışlığı gelmektedir.

Çocuklarımızın istenmeyen davranışları karşısında, çaresiz kaldığımız vakitler. “Allah’la korkutmaya” kalkarız. “Allah cehenneminde yakar.” “Allah, çarpar.” “ Allah, yerle bir eder ” gibi lafları, çoğu zaman çocuklarımıza sarf etmişizdir.

Korkuya dayalı bu tür davranışların, uzun vadede sevgi yerine “nefretlik” verdiğini, bilmesine biliyoruz da, yine de yapıyoruz.

Bununla ilgili ilginç bir olayı, “Nevzat Ayasbeyoğlu, İslâmiyet’in Eğitime Getirdiği Değerler “ isimli kitabında şöyle bir örnekle anlatıyor.

“Bir din görevlisi, 3-4 yaşlarındaki kızına, bir kandil gecesinde dini konularda bilgi vermek ister.

En çok her şeyi yaratan Allah’ı, sonra da bize iyi ve güzel davranış şekillerini öğreten Peygamberimizi sevmemiz gerektiğini söyleyince, kız çocuk: ‘Ben Peygamberi Allah’tan daha çok seviyorum’ der.

Babası şaşkınlıkla sebebini sorunca: ‘Annem bana, Allah yalan söyleyeni cehennem de yakar’ dedi.

Allah’ın cehennemi varmış, Peygamberin cehennemi olmadığı için ben O’nu daha çok seviyorum’ cevabını verir.”

***

Allah’tan korkma olayı, “saygıya ve utanmaya” dayalı bir korkudur.

Bu korku çocuklar için değil, yetişkin insanlar içindir.

Yanlış ve haram bir iş yapan kişi, yaptığından dolayı pişmanlık duyar.

Allah’a karşı olan inancından dolayı utanır ve Allah’tan korkar.

Bu tür bir korku sevgi ve saygıya dayalı bir korkudur.

Vicdani yönden duyulan bir korkudur.

Bu tür korkular zararlı değil, bilakis yararlı korkulardır.

Çocuklarımızı geleceğe hazırlarken korkularla değil,

Başta Allah sevgisi,

Peygamber sevgisi,

Ehli beyit sevgisi,

Kur’an sevgisi,

Din sevgisi,

Dil sevgisi,

Ve

Tarih sevgisiyle büyütüp yetiştirdiğimizde hem kendimize, hem topluma, hem de Allah’a karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz.