Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Sıkıntılar elbette var ama işsizlik rakamlarını 2019’da tek haneye düşüreceğiz” diyor.
Bu açıklama bizleri, “Dileriz başarılı olurlar” diye dua etmeye yöneltiyor. Umarız dedikleri gibi olur.
Ancak bir takım kaygılarımız da yok değil.
Kaygılarımız nereden kaynaklanıyor, hemen açıklayalım.
İşsizlik sorununun durduk yerde ortaya çıkmadığını ülke yönetimi sırasında yapılan bir dizi yanlışlıklar sonucu işsizlik rakamlarının çift haneli hale geldiğini herkes biliyor.
Bu durumda, “Ülkeyi yıllardır kimler yönetiyor?” diye soruyor ve hemen, “AKP’li iktidarlar yönetiyor” diye cevaplıyoruz.
Kaygılarımız bu cevapla başlıyor.
Ülkemizi yıllardır yönetenler netice itibarıyla işsizlik rakamlarının çift haneli hale gelmesine yol açmışlarsa şimdi aynı kadrolar nasıl tek haneli hale düşüreceklerdir?
Bu noktada hem kaygılanıyor hem de “inşallah aynı hataları” tekrarlamaz ve işsizlik rakamlarını “tek haneli hale” düşürürler diyoruz.
Yapılan açıklamalarda “Hızlı bir toparlanma sürecinden” söz edildiğine göre ekonominin toparlanmaya ihtiyaç duyacak hale geldiği de kabulleniliyor demektir.
Şimdi beklentimiz AKP’lilerin geçmişteki hatalarından ders çıkararak aynı hataları tekrarlamamalarıdır.
Umarız Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tür hataların tekrarlanmasına izin vermez ve işsizlik rakamları tek haneli hale düşer.
Bugüne kadar ortaya konulan icraatlarında hep inşaat sektörüne büyük bir ağırlık verildiğini görüyoruz.
İnşaat sektörüne verilen ağırlıkla önceleri ekonomi canlanıyor gibi görünse de bir süre sonra bugün içinde yaşamakta olduğumuz sorunların baş gösterdiği bir gerçektir.
Üretime yönelik olmayan bu politika bir noktaya kadar ekonomiye destek oluyor ama bir süre sonra köstek halini geliyor. Paranın betona gömülmüş olması ortaya bugünkü sıkıntıları çıkarıyor.
Yollar, köprüler, tüp geçitler elbette önemli ama hiçbiri fabrikalar kadar etkin değildir.
Yani yollar, köprüler, tüp geçitler yapılırken fabrika yapımına da ağırlık verilmelidir ki üretimde artış sağlanabilsin.
İnşaat yapımı körüklendi, binlerce hatta on binlerce konut yapıldı ama inşaatlar bitince işsizlik de aldı başını gitti.
Bu duruma fırsat vermeyecek bir politikanın geliştirilmesinden başka çare yok gibi görünüyor.
Şimdi kafamızı kurcalayan soru şu: On altı yıldır bu işi başaramayanlar şimdi nasıl işsizlik rakamlarını tek haneye düşürecekler?