Diktatörlerin trajik sonu

Abone Ol

Bismillâhirrahmanirrahîm!

TARİH boyunca, ellerine geçirdikleri yönetim gücünü ihtiras, çıkar ve lüks yaşantıları uğruna; zulüm, zorbalık ve saldırganlık yöntemiyle kullanan diktatörlerin sayısı az değildir. Sadece kaba kuvvet üzerine kurulan saltanatlar “kalıcı” olamamıştır. Dahası, bu diktatörlerin akıbeti ömürlerini feci bir şekilde tamamlamak olmuştur.

Dünya, 78 yıldır İsrail’in Filistin’i işgal etmesini seyrediyor. Özellikle, Amerika’nın İsrail’e “tam destek” vermesi sonucu işgal; katliam ve soykırıma dönüşmüştür. 1 Mart’tan itibaren ABD ve İsrail’in İran’a karşı kural dışı olarak “birlikte” saldırmasından sonra, savaş küresel bir boyut kazanmaya başlamıştır. Peki, dünya bu terörizm, korsanlık ve zorbalık üzerine kurulmuş haksızlığı benimsiyor mu? Hayır!

Pew Research Şirketi, 36 farklı ülkeden 44.657 yetişkin insanla görüşerek yaptığı anketin sonucunu yayımladı. (5 Haziran 2026) Buna göre, İsrail’e karşı olumsuz düşünce belirtenlerin oranı yüzde 67. Anket, insanlığın baş belâsı Siyonizm’in temsilcisi olan İsrail’in dünyanın her yerinde sevilmeyen “bir yapı” olduğunu ortaya koydu. ABD, Kanada ve Avrupa ülkelerinde de İsrail karşıtlarının oranı oldukça yüksek.

ABD, İsrail’in yaptığı terörizm, zorbalık, katliam ve soykırıma şartsız “tam destek” verdi. Dünyada benzeri görülmemiş, sınırsız silâh yardımı yaptı. ABD bütçesini sarsacak ölçüde! Bu yüzden İsrail zulmünün en büyük “suç ortağı” Amerika’dır. Sonra da İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkeler! İnsanlık suçu işleyene destek vermek, yani suçu onaylamak da “diktatörce” bir tavırdır.

YÜZYILIN DİKTATÖRLERİ

BİR öğretmen kuruluşu olan ÖĞ-DER’in yayın organı “Millî Şuur” dergisi 78. sayısında, eğitimci Ramazan Balkis’in hazırladığı, “Dünyayı Kana Bulayan Diktatörler ve İbretlik Sonları” başlıklı araştırmaya yer verdi. Yazar, son yüzyılda, yeryüzünü kana bulayan, milyonlarca insanın ölümüne yol açan 10 diktatörün yaptıklarını ve trajik sonlarını anlatıyor. Özeti şöyle:

Benitto Mussoloni: Avrupa’nın ilk Faşist diktatörüdür. Saldırgan politikaları sonucu 400 bin kişi öldü. 28 Nisan 1945’te metresiyle birlikte kurşuna dizildi.

Adolf Hitler: Almanya’nın başına geçince muhaliflerini vahşice katletti. 2. Dünya Savaşı’nı hazırladı. Savaşı kaybedeceğini anlayınca yeni evlendiği eşiyle birlikte intihar etti. (30 Nisan 1945)

Hideki Tojo: Çin, Güneydoğu Asya ve Japonya’nın etki alanındaki katliamlarda ölen 8 milyon insandan sorumludur. Evi kuşatıldı. Asılarak idam edildi. (23 Aralık 1948)

Nikolay Çavuşesku: Romanyalı diktatör barışçı gösteriler sırasında halkın üzerine ateş açtı. Olaylar ihtilâle dönüştü. 25 Aralık 1989’da kurşuna dizildi.

Mabutu Sese Seko: Kongo’da kendini “ilâhi güç” olarak tanıttı. 1997’de Kinşasa’yı ele geçiren muhalif gruplar 32 yıllık diktatörlüğünü yıktılar. 7 Eylül 1997’de sürgünde prostat kanserinden öldü.

Pol Pot: Gerilla savaşıyla Kamboçya’da yönetimi ele geçirdi. 1 milyon insanı çekiç, balta ve kürekle öldürmeyi emretti. 3 milyon 300 bin kişiyi öldürdü. Mart 2006’da intihar ederek öldü.

İdi Amin: Ugandalı diktatör döneminde 100 binle-500 bin arasında insan öldü. Gerillalar Kampana’ya ulaşmadan önce ülke dışına kaçtı. 16 Ağustos 2003’te, Cidde’de hastanede öldü.

Slobodan Miloseviç: Yugoslavya ve Sırbistan’ın devlet başkanlığını yaptı. Bosna’da yaptığı katliamlarda 250 bin kişi hayatını kaybetti. 11 Mart 2006’da Lahey’de yargılanırken öldü.

Alfredo Stroessner: 1954’te Federico Chavez’i devirdi. 1989’da darbeyle Paraguay yönetiminden uzaklaştırıldı. 17.5 yıl sürgün yaşadı. Ülkesine dönemedi. 16 Ağustos 2006’da sürgünde öldü.

Saddam Hüseyin: Halepçe’de 5 bin kişiyi katletti. 3 milyon insanın ölümünden sorumluydu. Koalisyon güçleri Irak’ı işgal etti. Kaçtığı sığınakta yakalandı. 30 Aralık 2006’da idam edildi.

MİLLÎ GÖRÜŞ’ÜMÜZLE

YAZAR, bundan sonra Beşşar Esad gibi diktatörler ve onlara açık destek veren Avrupa ülkelerine dikkat çekti. Günümüzdeki diktatörlerin/zalimlerin de sonunun öncekiler gibi olacağını, döktükleri kanda boğulacaklarını hatırlattı.

Netenyahu gibi diktatörler var; onların himaye edicisi, suç ortağı Trump gibi zalimler de! Erbakan Hoca, “ABD, İsrail ve AB’yi ayakta tutan İslâm dünyasının iş birlikçi yöneticileridir” derdi. Dünya zalim ve diktatörlere karşı daima uyanık olmalı, onlara kesinlikle “onay” vermemelidir. Zulme rıza zulümdür. “Zalime meyletmeyin; yoksa sizi ateş yakar” (Hûd, 113) uyarısını unutmamalıyız.

Amerika ve Batı, Müslümanlara iki alternatif sunuyor: Ya teslim olacaksınız ya da öleceksiniz! Hayır, biz tarih boyunca hür yaşamış bir milletiz. İş birlikçilere fırsat vermeyecek; inancımız, kimliğimiz olan “Millî Görüş’ümüzle” ayağa kalkacağız.