İLKE Vakfı'nın "Toplumun Görünümü 2025" raporu…
Türkiye'nin demografik dönüşümünü 11 ayrı alanda veriyle ortaya koyuyor.
Raporun en çarpıcı sonuçları şunlar;
* Haneler küçülüyor, tek kişilik haneler hızla artıyor!
* Ortalama hane halkı büyüklüğü 2010'ların başındaki 3,8 seviyesinden günümüzde 3,08'e geriledi; buna karşılık toplam hane sayısı arttı.
* Tek kişilik hanelerin oranı 2014-2025 arasındaki 11 yılda yüzde 14'ten yüzde 21'e yükseldi. Aynı dönemde çekirdek ailenin oranı yüzde 45'lerden yüzde 37'ye, geniş ailenin oranı ise yüzde 16'dan yüzde 13'e düştü.
* İlk evlenme yaşı kadın ve erkekte 30'lu yaşlara ulaşmış durumda…
Peki, çözüm ne?
Rapor, çözüme ilişkin de bazı ipuçları sunuyor. Şöyle ki;
* “Demografik fırsat penceresinin kapanmadan değerlendirilebilmesi için eğitim niteliği artırılmalı ve genç nüfusun üretken istihdama erişimi güçlendirilmelidir.
* Hızla yaşlanan nüfus yapısına karşılık uzun dönemli kurumsal bakım sistemleri, aktif yaşlanma politikaları ve sosyal güvenlik sistemi yapısal olarak güçlendirilmelidir.
* Nüfusun belirli metropollerde yoğunlaşmasının getirdiği baskıyı azaltmak amacıyla bölgesel kalkınma ve dengeli kentleşme politikaları desteklenmelidir.
* Doğurganlığın düşüşüne çözüm olarak ailelere yönelik konut, gelir ve güvence odaklı yapısal destekler genişletilmeli; tek seferlik teşvikler yerine yaşam döngüsü temelli destek mekanizmaları geliştirilmelidir.
* Annelik ve ev içi emeğin toplumsal değeri artırılarak bu rollere yönelik sosyal güvence ve ekonomik destekler sağlanmalıdır. Özellikle kadınların ve gençlerin farklılaşan ihtiyaçları dikkate alınarak aileyi güçlendiren kapsayıcı politikalar benimsenmelidir.
* Güçlü ve mutlu aileleri teşvik eden konut ve şehirleşme politikalarına öncelik verilmelidir.
* Yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde sağlık, bakım ve sosyal hizmet alanlarında yeni nesil uygulamalar geliştirilmeli; merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birlikleri güçlendirilmelidir.
* Aile içi bakım, kısa ve uzun süreli kurumsal bakım gibi farklı bakım hizmetlerinin kapasitesinin geliştirilmesi gerekir. Bakım sigortası bu noktada hızla hayata geçirilmelidir.
* Yalnız yaşayan yaşlılarda artan depresyon, bilişsel gerileme ve sosyal izolasyon risklerine karşı dijital okuryazarlık programları ve topluluk temelli sosyal destek mekanizmaları kurumsallaştırılmalıdır.”
REFAH VE GELİR DAĞILIMI NASIL OLMALI?
İLKE Vakfı'nın "Toplumun Görünümü 2025" raporunda, ‘refah ve gelir dağılımı’ konusunda bazı öneriler yer alıyor. Şöyle ki;
* “Bölgesel gelir farklılıklarının azaltılması amacıyla mutlak gelir seviyelerinin görece düşük olduğu bölgelerde sanayi yatırımları, altyapı ve istihdam destekleri eş zamanlı biçimde tasarlanmalıdır.
* Gelir eşitsizliğinin özellikle yüksek olduğu bölgelerde vergi ve sosyal transfer politikaları yeniden değerlendirilerek yoğunlaşmanın getirdiği eşitsizlik azaltılmalıdır.
* Sosyal transferlerin yapısı, demografik nedenlerle değişen hane kompozisyonuna (özellikle tek kişilik haneler ve yaşlı haneler) duyarlı olacak biçimde yeniden tasarlanmalıdır.”
HAYDİ HAYIRLISI!
A Millilerimiz 2026 FIFA Dünya Kupası’ndan üzücü bir şekilde elendi!
Kupaya daha ilk saniyede veda etti…
Büyük eleştiriler oldu A Millilerimize…
Neden bu kadar eleştiri yapılıyor Millilerimize diye şöyle bir baktım, Türkiye-Paraguay maçına.
Hiç de fena oynamamışız; ilk dakikalarda yediğimiz gol biraz da kaza golü gibi…
Ardından A Millilerimiz kanlarının son damlasına kadar ülkemizi temsil etmenin gayretiyle çaba göstermişler; sağdan, soldan, ortadan, yandan şutlar… Birçoğu da mutlak gol olabilecek şutlar!
Ancak olmazsa olmuyor gerçekten… O yuvarlak meşin girmezse girmiyor!
***
Burada belki sorulması gereken en kritik sorulardan birkaçı şunlar:
- Bu elenme ve bir gol bile atamama, A Millilerimizin bundan sonraki futbol hayatlarını nasıl etkileyecek?
- Özellikle ünlü takımlarda oynayan futbolcuların -Arda Güler, Kenan Yıldız, Merih Demiral, Hakan Çalhanoğlu, Ferdi Kadıoğlu gibi- fiyatlarını nasıl etkileyecek?
- Dünya kupaları, bir bakıma futbolcuların kendilerini gösterdiği bir küresel vitrin. Bu erken veda ve başarısızlık A Millilerimizi hangi yönde etkileyecek?
***
Millilerimiz bavullarını topladı…
Sadece ABD maçı kaldı, birkaç gün sonra… O maç da tamamen sembolik…
Değişen bir şey olmayacak yani…
Üzüldük ama üzülmenin bir faydası da yok!
A Millilerimiz yurda dönecek… Sonrasında elbette mücadeleler devam edecek…
Her şey yeni baştan başlayacak…
Güneş her gün yeniden doğuyor ve her gün taze bir başlangıç!
Haydi hayırlısı…
KÖYLERE GİDERKEN MERAK EDİLEN SORU!
Gurbetçiler yazlıklarına, köylerine çoktan gittiler, gitmeye de devam ediyorlar…
Özellikle İstanbul’da ikamet edenler yazları (Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım hatta Aralık aylarında) köylerine gidiyorlar, ekiyorlar, biçiyorlar güçlerince.
Salçadır, pekmezdir, baldır, kuru biberlerdir, patatestir, soğandır, yarmadır, bulgurdur, kuru meyvelerdir, kavurmadır vb. Allah (CC) ne verdiyse toparlayarak…
Kış başlarken de yeniden şehre dönüyorlar…
***
Bugünlerde bana en çok gelen sorulardan birisi şu;
- “Adnan Bey, eskiden Haydarpaşa Garı’ndan Doğu Ekspresi’ne binerek trenden hiç inmeden, aktarma yapmadan köyümüze, memleketimize kadar gidiyorduk. Haydarpaşa Garı tekrar hizmet vermeye başlayacak mı acaba?”
Gerçekten de Doğu Ekspresi treni 31 Ocak 2012 tarihinde Haydarpaşa Garı’ndan son kez kalkmıştı.
Şöyle ufak bir soruşturdum, durum ne diye!
Son durum şudur;
Sorunun cevabı olumlu, yani evet!
Yapılan planlamalara göre Yüksek Hızlı Tren (YHT) ve banliyö/bölgesel trenler Haydarpaşa Garı'na geri gelecek ve eskiden olduğu gibi Haydarpaşa Garı hizmet vermeye başlayacak!
Haydarpaşa Garı ve çevresindeki raylı ulaşım projelerinin son durumu şu şekilde;
Haydarpaşa Garı’nda yıllardır süren restorasyon ve altyapı çalışmalarının ardından Haydarpaşa Garı, sadece müze ve kültür merkezi olmakla kalmayacak!
Aynı zamanda YHT ve ana hat trenlerinin de kalkış/varış noktası olarak demiryolu faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.
Uzun süredir devam eden çalışmalar ve arkeolojik kazıların sonucunda, tarihi garın ilk etabının ve demiryolu hatlarının 2026 yılı sonu yani bu yılın sonuna doğru tekrar hizmete açılması bekleniyor. Elbette yine bazı aksaklıklar gecikmeler olmazsa…
Haydi inşallah…