Başbakan Erdoğan grup konuşmasında önemli konulara dikkat
çekti ama içlerinden biri yani DHKP-C ye destek veren ülkeleri açıklayacağı
yolundaki sözleri akılıma ilk anda, PKK ya destek veren ülkeler bilinmiyor
muydu PKK ya destek verenler arasında DHKP-C ye destek verenler de yok mu
sorularını getirdi. PKK terör örgütünün kuruluşundan bugüne kadar arkasında
hangi ülkelerin bulunduğu, bu ülkeler arasında dost ve müttefik olarak
nitelendirilenlerin de olduğunu bilmek için Başbakan olmak gerekmiyor. Hatta
aralarına girmek için çırpınıp durduğumuz bazı AB ülkelerinin örgüt
militanlarını hâlâ barındırdıkları da biliniyor.
Okuyucularım terörün sona erdirilmesi için terör
örgütlerinin dış bağlantıları ile alâkasının kesilmesi, kısacası terörün dış
destekçilerinin ellerinin kırılması gerektiğine sıkça temas ettiğimi bilirler.
Hatta bir yazımda PKK terörünün sona erdirilmesi yönünde bazı adımlar atılmaya
başlandığı ilk günlerde birden bire devreye DHKP-C nin girmiş olmasının bir
tesadüf olmadığını, uykuya yatırılmış olarak elde yedek tutulan bu örgütün
PKK nın yerini doldurmak üzere harekete geçirilmiş olabileceğini izah eden bir
yazı yazmıştım.
Bu noktada PKK terör örgütü eğer açıklanan takvim gereği
önce silahları susturacak, daha sonra da silahları ile birlikte yurt dışına
çıkarak burada silah bıraktıktan sonra geri döneceklerse, kısacası PKK terörü
gerçekten sona erecekse bunda bu örgüte, şimdiye kadar destek veren ülkelerin
bir takım garantiler vermiş olmaları söz konusudur. Ne var ki, PKK terörünün
sona erdirilmesi hususunda Türkiye ile açıktan olmasa bile el altından
işbirliği halinde olan ülkeler şimdi de bir başka terör örgütünü Türkiye nin
başına musallat etmiş görünüyorlar. Belli ki Türkiye den talepleri bitmemiş, bu
taleplerini elde edebilmek için PKK nın yerine bir başka örgütü geçirmiş
olmaları kuvvetle muhtemeldir.
Bu girişten sonra Başbakan Erdoğan ın grup konuşmasında
DHKP-C örgütünü destekleyen ülkelerle ilgili sözlerini aktarmak istiyorum:
DHKP-C örgütüne hangi ülkelerin destek verdiğini de
uluslararası platformlarda belgeleriyle ortaya koyacağız. Dışarıda hangi
ülkelerden besleniyorlarsa onların da üzerine gideceğiz. Onları da dünyaya
rezil edeceğiz.
Başbakan ın öncelikli olarak son cümlesini ele almak
istiyorum. Hemen belirtelim ki terör örgütlerine destek veren ülkelerin
utanmalarını beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü utanmasını bilenler
bu kirli yola başvurmazlar. Şimdiye kadar özellikle AB ülkelerinde barınan
militanlarla ilgili olarak adrese varana kadar bilgiler verilmedi mi Şahsen
verildiğini düşünüyorum. Ancak, bizim terörist olarak nitelendirdiğimiz, hatta
katil oldukları mahkemelerce belirlenmiş militanları özgürlük gibi bir takım
kavramların arkasına gizlenerek hâlâ korumuyorlar mı Bu bakımdan teröre destek
verenlerin utanmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım olmaz.
Bu arada PKK terör örgütüne ABD ve İsrail in destek
verdiğini bilmeyen kalmadığı halde bu iki ülkenin özür konusunda birlikte
hareket etmeleri, Başbakan olarak özlediğiniz için Obama nın sesini duymak
istediğinizi de kendiniz açıklamış olduğunuza göre belli ki terör örgütlerinin
destekçileri ile yol arkadaşlığı yapmak gibi bir mecburiyet söz konusu. Bir
başka ifade ile teröre destek verenlerle yürümek arzusu söz konusu. Böyle
olunca da teröre destek verenler bilinmesine karşılık fazlaca üzerlerine gitme
imkânı olmayacak demektir.
Kısacası, teröre destek veren ülkelere kesin olarak rest
çekemeden, onlarla birlikte yürüme arzusundan vazgeçmeden onların utanmasını
beklemek bu desteğin onların istedikleri güne kadar sürmesi demektir.