Zonguldak‘ın Devrek ilçesindeki ustaların ağırlıklı olarak kullandıkları kartal, at, yılan ve aslan figürleriyle halk kültürü mirasını yaşattığı bastonların tarihinin anlatıldığı kitap yayınlandı.

Zonguldak‘ın Devrek ilçesindeki ustaların ağırlıklı olarak kullandıkları kartal, at, yılan ve aslan figürleriyle halk kültürü mirasını yaşattığı bastonların tarihinin anlatıldığı kitap yayınlandı. 18. yüzyılda ilçede zanaat ürünü olarak yapımına başlandığı öne sürülen ve 20 santimetrelik kalınlığa 35-40 yılda ulaşabilen kızılcık ağaçlarının dallarından, üzerine işlenen çeşitli motiflerle oluşturulan Devrek bastonunun tarihine yönelik araştırma yapan usta Raşit Korum, çalışmalarını tamamladı. Korum, Ömür Çelikdönmez ve Ömer Yılmaz ile birlikte derlediği ‘‘Baston Tarihi‘‘ adli kitabında, ‘‘Dünyada ve Türklerde Bastonculuk‘‘, ‘‘Devrek‘te Bastonculuk Tarihi‘‘  ve ‘‘Bastonculuğun Kültürel ve Ekonomik Boyutu‘‘ gibi çok sayıda konuda bilgilere yer verdi. Genellikle gövdesi kızılcıktan, sapı ceviz ağacından yapılan ve kezzap kullanılarak renklendirilen, geleneksel motifi yılanın da yaşamın, yeniden doğuşun ve nesillerin sürekliliğini simgelediği bastonların tarihteki gelişiminin yer aldığı kitapta, ürünlerin yapılışı fotoğraflarla anlatıldı. Antik dönemlerin süzgecinden geçmiş zengin simgesel mirası yansıtan figürlerin de işlendiği bastonların, hazırlanan kitapla gelecek nesillere de ışık tutması amaçlanıyor. Sanat ve kültür içermeyen baston kadar bastonsuz bir kültürün de yaşayamayacağını savunan Devrekli ustaların, ürünlerinden örneklerin yer aldığı kitabın, yeni ustalara da rehber olması hedefleniyor.

Rekortmen ustanın çalışması

Devrek‘te yaptığı çeşitli boyutlardaki bastonlarla tanınan usta Raşit Korum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1996‘da yaptığı 7 metre 52.5 santimetre uzunluğundaki dünyanın en büyük bastonuyla da Guinness Rekorlar Kitabı‘na girmeye hak kazandığını söyledi. Devrek bastonu denildiğinde herkesin aklına sanatın geldiğini anlatan Korum, şöyle konuştu:

‘‘Çoban çentiğinden başlayarak sosyetenin elinde vazgeçilmez aksesuar oluncaya kadar bastonun uzun serüveni vardır. Ben, 1992‘den itibaren bu kitabın araştırmalarını sürdürüyorum. Çeşitli kentlere ve kütüphanelere giderek araştırmalar ve söyleşiler yaptım. Baston artık gündelik bir alet olma işlevinden farklı olarak süs aracı olma yoluna gitmiştir. Kitap, bastonculuk sanatına parantez açarak gelişmesine, özellikleriyle geleceği ışık tutmasına katkı verme amacındadır. Kredi kartlarıma borçlanarak bastırdığım kitap, baston tarihini anlatan ilk eserdir.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi