Artık ayan beyan anlaşıldı ki, devletimiz ekonomik zor bir geçide girdi. Çıkması çok zor.
Çareler bir bir tüketildiği halde, bırakın borç taksitlerini, faizlerini bile ödemek çok zor. Dövizin, altının, faizin hep beraber ya da tek tek rekorlara tırmanmasının önü alınamıyor. Yeni borç verecek bir devlet veya kuruluş da yok. Yüzlerce milyar dolar devlet rezervi piyasaya enjekte etmek için heba ediliyor, kur artışları yine de durdurulamıyor. Faiz artırılıyor bana mısın demiyor. Enflasyon artışı gittikçe hızlanıyor, işsizliğin artması önlenemiyor. Rakamlarla oynayarak mızrağın çuvala sokulması da artık mümkün değil.
Devlet bizim devletimiz. Hepimizin çıkış yolu araştırmamız ve dillendirmemiz gerekli. Bu duruma düşüşün mesullerini veya suçlularını aramak için vakit kaybetme lüksümüz de yok.
Peki, acil olarak neler yapılabilir? Bizim mensup olduğumuz Milli Görüş’ün nihai çözümleri bellidir ama biz onları sıralamak yerine hemen derhal neler yapılabilir konusunda şahsi önerilerimizi sıralamaya gayret edeceğiz. Baştan diyelim ki biz hukukçu değiliz. Önerilerimiz işin erbabı tarafından hukuka uygun hale getirilebilir. İşte özet halinde önerilerimiz:
Bundan önce hükümetler, nasıl “vergi barışı, servet barışı, imar barışı” gibi paketler çıkarıp tahsilâtın hızlanmasını ve mükelleflerle devlet arasındaki barışı sağladılarsa, “devletlüler” ile de devlet arasında barış sağlanabilir. Bunun için vakit kaybetmeden, bilim, siyaset, hukuk, teknik ve iş hayatı mensuplarından oluşan bir komisyon kurularak, devletle, devleti yönetmiş bulunan veya hâlâ yöneten devletlüleri barıştıracak bir paket hazırlayacak bir komisyon kurularak, rahat çalışması için ortam oluşturulmalı.
Bu komisyon ilk önce yeni yüzyılın başından itibaren bir tarafı kamu olan her nevi vurgun, soygun, ihale fesadı, rüşvet, zimmet, irtikâp, yurt dışına servet kaçırma ve benzeri mali suçlarla devlet malını yağmalayanlara karşı; belli bir sürede itiraf, bedelinin iadesi ve bu şartlarla takip edilmeme garantisi vermeli.
Belirlenen itiraf süresi geçtikten sonra:
1-Bir “itirafçı” (bugünkü yanlış uygulama şekli olan “iftiracı” değil) mekanizması kurulmalı. Hayatlarının korunacağı garantisi verilecek olan bu itirafçıların işareti ile yapılacak tahsilatın belli bir yüzdesi mükafat olarak kendilerine verilmeli.
2-Yeni yüzyılın başından itibaren, kamuya ait bütün, alım, satım, ithal, ihraç, inşa, imal ve hizmet ihalelerini o günün fiyatları başta olmak üzere, her yönü ile araştırmalı. Varsa parasal ve diğer şekillerde menfaat sağlanan kişi ve kurumlar ile sorumluları tespit edilerek listelenmeli. Kurulacak “müsadere müessesesi” çalıştırılmalı.
3-Örtülü ödenek kullananların bu ödenekleri “gizliliğe riayet edilerek” incelenmeli ve sonuçlar çıkarılmalı.
4-Başka devletlere silah ve teçhizat almak için yapılan ödemelerin, bedeli alınamayanları tespit edip, bunları ilgili devletlere olan borçlardan mahsup edilmek üzere yetkililere bildirmeli.
5-Sebepsiz ve ölçüsüz zenginleşmiş olan, itirafta da bulunmayan eski ve yeni yöneticileri ve yakın akrabalarını araştırıp bulmalı. Gerekli işlemler yapılmalı.
6-Yap-İşlet-Devret modeli ile yaptırılan kamu hizmet ve yatırımları, fiyat ve garanti yönünden tekrar incelenmeli, fazla ödemeler geri alınmalı, geleceğe dönük düzeltmeler yapılmalı, bu yolla zarara sebep olanların yakasına yapışılmalı.
7-Kamuya yapılan hizmet, malzeme ve demirbaş alımları fiyat ve kalite yönünden yeniden incelenmeli. Boşa harcanan paralar ve imkânlar, harcattıranlara ve çıkar sağlayanlara zimmet yapılmalı.
8-Zaruri ihtiyaç dışında yapılmış veya alınmış binalar, tesisler, nakil vasıtaları, makam araçları gibi kalemler süratle satılıp paraya çevrilmeli ve hazineye aktarılmalı.
9-Kamuda tasarruf tedbirlerini belirlemeli ve bunların yürürlüğe girmesini sağlamalı.
Bunlara ilaveler de yapılabilir. Bunlar mali suç işlemiş olan “devletlüleri” ve yakınlarını şüphesiz devletle barıştırır. “Parsel parselciler, sıfırlamacılar, biriktirdiklerini devletin damına koyanlar” ve benzerlerinin “devletle barışma” hakkı olmayacak mı yani? Kul hakkı ve İlahi hesaplar ise elbette bu yollarla tasfiye edilemez.
Devlet hepimizin devleti. Bu yollarla sağlanacak kaynaklar inanıyorum ki, darboğazı aşmamıza fazlası ile yardımcı olacaktır.
Gerisi mi?
Emanetleri ehil ellere vererek yola devam edilmeli.
ASALAKLAR
Birçok devletlü semirdi,
Devleti yiye yiye, içe içe;
Asalak kurt gibi kemirdi,
Devlet ağacını içten içe!