Devleti soyan soyana

Abone Ol

Bir haber sitesinde Kastamonu Üniversitesi nde 2011

yılında yapılan icraatlar mercek altına alındığında memurların zenginleştiği ve

bir takım yolsuzluklara bulaştığı anlaşılmıştır. Hiçbir ülkede yoktur ki; Bal

tutan parmağını yalar ve Devletin malı deniz yemeyen domuz gibi bir atasözü

olsun. Tepeden tırnağa herkes zenginleşmiş. Bu yapılan ihaleler hiç mi mercek

altına alınmamış ve kontrol edilmemiştir. İhaleler yapıldıktan hemen sonra bunu

denetleyen bir müessese yok mudur Var da onlar da mı bu nemadan

faydalanmaktadır Başka üniversitelerde, ihale yapan birçok kurum da buna

benzer, sebepsiz zenginleşenler olduğuna inanıyorum. Bütün ihaleler mercek

altına alınmalıdır. AKP hükümetinin uzun yaşamasının sebebi de rant

paylaşımıdır. Bu her kesime yansıdığından hiçbir şekilde ortaya çıkmamaktadır.

Düşünebiliyor musunuz Bir önceki dönem rektörünün şoförü olan N.B. nin 990

lira maaş ile hem araba hem motor hem de iki evi nasıl satın almış. Pes

doğrusu! Şoför bile işin içinde olduğuna göre, uzun yıllar kol kırılır yen

içinde kalır anlayışı devam edecek diye korkarım.

Evlilik azalıyor boşanmalar artıyor

Sürekli yazılarımda toplumun mutsuzlaştırıldığını ve

yalnızlaştırıldığını ifade etmekte ve insanların bu konuya ilgilerini çekmek

için sürekli yazmaktayım. Boşanmalardaki artış ürkütücü bir hal aldı. TÜİK ile

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre son yıllarda olduğu gibi

2013 yılında da boşanmalardaki artış sürdü. Bakanlığın 2013 Faaliyet Raporu nda

2013 yılında evlenmelerin yüzde 0,6 azaldığı boşanmaların ise yüzde 1,6 arttığı

bilgisi yer aldı. Kim bilir 2014 yılında bu rakamlar ne kadar artış

gösterecektir. Hükümetin izlediği yanlış politikaların ve toplumda çok hızlı

bir şekilde yer bulan ve yayılan liberal kapitalizmin etkisinin olduğu bariz bir

şekilde anlaşılmaktadır. Hükümet Cemaatin ılımlı ve diyalogcu yaklaşımına alet

olması bu sebebi doğuran etkenlerden biridir. AKP kurulduğu günden beri ABD ile

stratejik ortaklığını en üst seviyeye çıkartarak adeta onun istediği her şeyi

yapmaktadır. Örnek verirsek; AB ve ABD istedi... ABD Büyükelçisi Edelman bu

ayeti okumayın diye Hükümete mektup yazdı. Ve her Cuma camilerde okunan Allah

Katında Din İslam dır ayeti hutbelerden çıkarıldı. Skandal düzenleme Din

İşleri Yüksek Kurulu nun hazırladığı yeni Hutbe Değerlendirme Kılavuzu ile

ortaya çıktı. Bugüne kadar her Cuma namazında okunan Ali İmran suresi 19.

Ayeti, Allah Katında Din İslam dır ayetine yer verilmedi. Kılavuza göre bu

ayetin yerine artık Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir Hadis-i Şerif i

okunacak. Toplum manevi değerlerinden arındırılarak, maddiyatçı olmuştur.

Böyle bir toplumda boşanmalar kaçınılmazdır. İnsanların tahammül sınırları

kalkmış, sabır denilen en güzel haslet yerini, sabırsızlığa bırakmıştır.

İnsanımızlar süresinin insana tavsiye ettiği o güzel sabrı unutmuşçasına

yaşamaktadır. Oysa Rabbim buyuruyor ki; Asra yemin olsun ki, muhakkak insan

(ömrünü yalnız geçici dünya isteklerine kavuşmak için harcadığından) büyük bir

(zarar ve) ziyandadır. Ancak iman edenlerle, Salih (iyi işler) amel yapanlar,

birbirlerine hakkı, (inanılması ve yapılması lazım olan şeyleri ve ibadetleri

yapmak, günahlardan sakınmak hususunda) sabrı tavsiye edenler böyle değil

(onlar zararda ve ziyanda değildirler). (Ayet: 1-3) 

Diyanet hocaları ne yapıyor

Camilerde görevli değerli hocalarımız, gerekirse ev ev

dolaşıp insanlara kurtuluş yollarını anlatmalıdırlar. Sadece ezan okumak, namaz

kıldırmak vazifeleri olmamalıdır. Vaaz verirken cemaatin seviyesini

hesaplayarak anlaşılır şekilde; dindar bir insanın sosyal yaşamı nasıl

olmalıdır konusunda sürekli vaaz vermeli ve sabrı tavsiye etmelidir. Bu

milletin maddiyata değil, maneviyata ihtiyacı vardır.  Maneviyatı artan toplumda, psikologlar iş

yapamazlar bu da biline.