Devlet sütüyle müteşair!

Abone Ol

Hâlihazırda kırklı, ellili yaşlarda olup da ders

kitaplarında kabul gören bir şairin devlet denilen kurgu dan şikâyet etme

hakkı var mıdır

Bu soruyu havada bırakarak, yaşayan bir şairin ders

kitaplarına alınmasına resmen hangi anlamı yükleyebiliriz sorusunu soralım.

El cevap: Şairin devletle uyum una, rejimle ittifak ına... Diğer bir

ifadeyle, Milli Eğitim in genel amaçlarına ve temel ilkelerine muvafık bir

şiiri çoğaltıp durduğuna

Milli Eğitim in genel amaçları incelendiğinde çağın

evrensel gerekliliklerine göre oldukça geri kalmış maddeler içerdiği, dahası

tektipçi ve ulusalcı normlarla örüldüğü görülecektir. Peki, temel ilkeler

İçlerinde Milliyetçilik Milli ahlak Milli birlik ve bütünlük , Laiklik

gibi genel çevreyi daraltıp bireysel ve toplumsal özgürlükleri kısıtlama

özelliği gösteren bazı kelime gruplarının da geçtiği bir dizi afakî madde

Eğitimin amaçları ve ilkeleri böyleyken, yaşayan bir

şairin ders kitaplarına girmiş olması, onun resmî yapı dan şekvacı olmasını

anlamsız kılar!

Hele ki adı şaire çıkmış bir şahsiyet o kitaplarda yer

aldığını bildiği halde tepki göstermiyor, kitaplardan çıkarılması yolunda

girişimlerde bulunmuyorsa, belirli bir ortama hükmeden müesses teşkilat a

sataşması artistik bir oyun olmaktan öteye geçmez!

Yahut ona ölü gözüyle mi bakmalıyız Zira ölmüş bir

şairin ders kitaplarına girmiş olması anormal karşılanmaz. Karşılansa da

ölü nün kendisiyle ilgili bir hususa müdahale etme şansı yoktur!

Ders kitaplarında kabul görmek bir başka hususla da

açıklanabilir: Kanoniklik! Yani ortama egemen olan algının genel kabulünü

görmek. Statükonun edebiyat algısına uygun metinler oluşturmak. Statükonun

kanun ve kuralları çerçevesinde dolanıp durmak Türkiye de bu çizgiyi temsil

edenlere devlet mekanizması örtülü ödenekleri olabildiğince seferber eder.

Seksen şu kadar yıllık tarih içinde oluşturulan ve bütün niteliksizliğine

rağmen sürekli desteklenen artı değer ci bir edebî yapının kanonik varlığını

kim inkâr edebilir bugün Dolayısıyla, bu yapının bir elemanı olarak ders

kitaplarında yer edinebilmesi birisinin çok kolaydır

Bütün bunlar bir tarafa, hatta bütün bunlardan bağımsız

olarak, bazı dergilerde yazıp çiziyor olmak adamın adını devlet şairi ne (biz

ona müteşair deriz!) çıkarmaya yeter. Türkiye de bu dergilerin başında Varlık

Vergisi yle yaşıt ve onunla kafiyeli Varlık Dergisi gelir.

Şimdi sıkı durun: Adı şaire çıkmış, ders kitaplarına

girmiş, Türkiye edebiyat kanonu tarafından kabul görmüş birisi, Varlık

Dergisi nin filanca sayısında bir iftiranâme kaleme alsın Bu kara çalma

metninde yakın dönemde yaşanan ve ülkede kaos oluşturan bir sosyal olayda

kendisi gibi düşünmeyen bir kesimin şairlerini devletçi olarak yaftalasın

Sıkı durun! Bu şahsiyetin son on yıllık şiirsel turizm

etkinliklerine bakacak olursanız şunu görürsünüz: Devlet olarak algıladığı

AKP iktidarı nın etkinliklerine en fazla katılanlar listesinde adı

başlardadır! Akademisyenler uyanır mı bilmem, edebiyat araştırmacıları,

edebiyat tarihçileri! Tıyneti kendinden menkul bu tip le ilgili geniş bir

makale, hatta doktora tezi yazılsa yeridir