Türkiye, geçen seneden beri bir kuraklık, bir zirai don
derken, yükselen gıda fiyatlarını izliyor. Dünya ölçeğinde gerileyen ve son 5
senenin en düşük seviyesine inen küresel gıda fiyatlarına inat, Türkiye de
vatandaşın bir numaralı tüketim kalemlerinden olan gıdanın bütçeye yükü ise
sürekli artıyor.
Tarım Bakanı Mehdi eker, birkaç hafta önce tarımsal
üretimde Avrupa da 1 inci, dünyada da 7 nciyiz demişti. Bunları söylerken,
hangi kriterleri göz önünde bulundurmuştu bilinmez ama bir dönemin meşhur
dünyada tarım alanında kendi kendine yeten 7 ülkeden biriyiz ifadesini
andırıyor.
Bakan, Avrupa nın tarımsal üretimde 1 numaralı ülkesi
olduğumuzu söylerken, 17 milyon nüfuslu Hollanda nın 120 milyar dolar tarımsal
ürün ihraç ettiğini bilmiyordu herhalde.. 77 milyonluk Avrupa birincisi olan
Türkiye nin ise tarım ürünleri ihracatı 13 milyar dolar civarında.. Mugalatayla
bu işler olmuyor.
Tarım Bakanına sormalı, tarım ülkesiysek neden fiyatlar
cep yakıyor Patatesten diğer sebzelere ve birçok meyveye kadar gıda
enflasyonu, genel enflasyonun 2 katına kadar çıkmış durumda.. Bütçesindeki payı
daha fazla olduğu için gıda enflasyonunun yüksekliği fakir fukarayı daha da
fazla vuruyor. Vatandaş, halihazırda eriyen geliriyle temel ihtiyaçlarını artık
daha da zor karşılıyor.
Bakana sormalı; Türkiye nin tarımsal üretimi (özelde
patates) yeterliyse, o halde neden ithalat kararı alınıyor Yeterli üretim
yapıldıysa, demek ki birileri stokçuluk yapıyor. Bunun önlemi ithalat kararı
almak mıdır, yoksa stok yapanlara müdahale etmek midir
İthalat kararı üzerine konuşan Ziraat Odaları Başkanları,
özellikle de patates üreticisi olanlar, Türkiye de çiftçilerin tohum, gübre,
mazot gibi girdilerinin ithalat yapılacak olan ülkelere göre yüksek olduğunu
söylüyorlar. İthalat kararının Türkiye deki üreticileri iflasa sürükleyeceğini,
bu ihtimalin bile olumsuz algılandığını belirtiyorlar.
Hükümetten birkaç Bakan, bu konuyla ilgili konuştu.
Konuşulanlar hep durum tespiti . Yani, sokaktaki herhangi bir vatandaşın
yaptığından farklı bir şey yok. Artan fiyatların gerçek sebebini bulup çözüme
kavuşturmak değil de, ithalata gibi pansuman ötesi bir tedbire yönelmeyi
yeğliyorlar. Tam bir günü kurtarma yöntemi yani. Adeta seçime giderken
vaziyeti idare edelim taktiği
Muhtemelen, ithalatla veya başka bir nedenle patatesin
fiyatı düşecek. Ama her zamanki gibi meselenin derinine nüfuz edemeyeceğiz.
Çiftçiyi yönlendirmesi gereken, temel girdilerinde maliyet kolaylığı sağlayarak
önünü açması gereken devletimiz, yine üstüne düşeni tam olarak yapmayacak.
Yapmış olsa, 5 te 1 imiz kadar nüfusu olan ve tarımsal arazi bakımından fersah
fersah gerimizde oaln Hollanda, tarımsal ürün ihracatında bize fark
atmazdı.
Aslında meselenin özetini Ekonomi Bakanı Zeybekci
geçtiğimiz günlerde yaptı. Muhalefet lideri tavrıyla konuşan Zeybekci, 13
yıldır yönettikleri Türkiye nin hiçbir konuda bir devlet politikasının
olmadığını söyledi. Çok doğru bir tespit! Tabi, devr-i iktidarlarında
kendilerinin neden yapmadıkları da ayrı bir soru işareti.