Silvan‘da 13 askerin şehit edilmesinin ardından İstanbul Zeytinburnu‘nda başlayan olaylar bir haftadır sürüyor. Zeytinburnu‘ndaki olaylar etnik bir çatışmaya doğru giderken, hükümet, sessizliğini koruyor. Özellikle İstanbul milletvekillerinin kendi seçim bölgeleri olan Zeytinburnu‘na gelip halka sükunet çağrısı yapmaması dikkat çekiyor.
İstanbul‘un Zeytinburnu ilçesinde, Silvan‘da 13 askerin şehit edilmesi üzerine yasadışı eylem yapan bir grubun araçlara ve işyerlerine zarar verdiği iddiasıyla başlayan olaylar bir haftadır sürüyor. Olaylara polis müdahale etti ancak her 2 grup arasında yayılan yalan haberler nedeniyle olaylar durdurulamadı. Gün geçtikçe etnik çatışmaya dönüşen olaylara ilişkin hükümetten ve siyasi partilerden vatandaşları sakin olmaya ve provokasyona gelmemelerine yönelik ciddi bir girişim olmadı. Özellikle İstanbul milletvekillerinin, kendi seçim bölgeleri olan Zeytinburnu‘na gelip halka sükunet çağrısı yamaması gözlerden kaçmıyor.
Hükümet ve muhalefet nerede?
Zeytinburnu‘ndaki olaylar yayılan söylentiler nedeniyle her gün büyüyor. Zeytinburnu‘ndaki olaylar bir haftadır sürerken ne bakanlar, ne milletvekilleri, ne de meclisteki siyasi partilerin lideri ilçeye gelip sükunet çağrısı yapmadı. Hafta sonu İstanbul‘da olan başbakan Zeytinburnu‘na uğramadı. Olayların tüm ülkede gerilime neden olacak şekilde büyüme ihtimali varken, hafta sonu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Bahçeli Ankara‘daydı, BDP‘li ve bağımsız milletvekilleri ise Van‘da kamptaydı.
Zeytinburnu‘nda yaşanan provokasyona benzer olaylarda, polisin müdahalesinden daha çok, halkı sakinleştirmek için olayın yaşandığı bölgelere milletvekillerinin, o bölgelerde etkili olan siyasi parti yöneticilerinin ve sözü geçen büyüklerin sükunet çağrıları etkili oluyor.
Daha 1,5 ay önce Zeytinburnu‘nda seçim çalışması yapan milletvekillerinin, kendi seçim bölgelerinde yaşanan gerilime sessiz kalması dikkat çekiyor.
Daha bir ay öncesine kadar oy istedikleri vatandaşlar arasında çıkan kavganın durulması için İstanbul milletvekillerinin Zeytinburnu‘na gelip sükunet çağrısı yapmaması ve tarafları barıştırmaya yönelik girişimde bulunmaması siyasi sorumsuzluk olarak değerlendiriliyor.
Tek istisna, Önder
Zeytinburnu‘nda yaşanan provokasyon ve olaylar üzerine ilçeye milletvekillerinden sadece Sırrı Süreyya Önder gitti.
Cumartesi günü ilçeye gelen Önder, BDP ilçe binası önünde toplanan gruba dağılmalarını ve provokasyona gelmemelerini söyledi. Olaylar hakkında emniyetten bilgi alan Önder, siyasi partilerin ilçe teşkilatlarıyla da görüşmeler yaptı.
Terör örgütünün isteği, etnik çatışma
Terör örgütü PKK Türkiye‘de Türklerle Kürtler arasında etnik çalışma olduğu propagandasını yapıyor. Murat Karayılan‘ın batı illerinde yaşayan Kürt kökenli vatandaşlara öz savunma gücü kurmaları çağrısı yaptı. Emniyet ve kanuni kolluk kuvvetleri haricinde savunma gücü ve benzeri yapılanma çağrısı, "sokak çeteleri kurun" anlamına geliyor. Terör uzmanları, PKK‘nın yeni stratejisinin Türklerle Kürtlerin birlikte yaşadığı şehirlerde etnik çatışmalar çıkarıp, Kürt kökenli vatandaşları Güneydoğu‘ya göçmeye zorlamak olarak değerlendiriyor. Terör örgütünün uluslararası arenada, "Türklerle Kürtlerin bir arada yaşamasına imkan kalmadı" propagandası yapmayı hedeflediğini dile getiren uzmanlar, örgütün uluslar arası müdahale ile Türkiye‘nin Sudan gibi ikiye bölünmesini amaçladığını söylüyor.
Zeytinburnu‘nda yaşanan provokasyon ve çatışmalar Terör örgütünün etnik çatışma tezine destek sağlıyor. Hükümetin ve siyasi partilerin Zeytinburnu‘ndaki çatışmaları durdurmak için, polisiye tedbirler haricinde girişimlerde bulunmaması, hükümetin ve meclisteki siyasi partilerin terör örgütünün yeni stratejisini engellemeye yönelik bir çalışma içerisinde olmadıklarını gösteriyor.