Devlet hangi kadrolara emanet edilecek?

Abone Ol

Devlet başkanını seçtik. Şimdi sıra devleti işletecek 500 isimde. Cumhurbaşkanının 16 kişilik icra kabinesi bu iki haftada oluşacak. Yardımcıları. Bakanlıklara yön çizecek Külliye’deki 9 kurul. 4 ofis. Cumhurbaşkanı ile gelip gidecek bakan yardımcıları, müsteşar ve yardımcıları (statüleri değişiyor) ve genel müdürler. CV’leri Külliye’ye istendi. Ankara’da tam bir lobi, algı, manipülasyon dönemi yaşanıyor bugünlerde. Her kabinenin banko isimleri, “Hacıyatmazları” ise yine başroldeler.

*

Peki nasıl kadrolar belirlenecek? Ulusalcı, din ve milliyet sentezcisi, İslam’ın evrenselliğini dar cemaat anlayışıyla benimsemiş, “İslamcılıktan zenginleşmiş” kadrolar mı? Son 20 yılda kah FETÖ’nün tezgâhına yanaşmış, 15 Temmuz sonrası kah “Mücadeleyi istismar etmiş” ya da samimiyet ve adaletle mücadele etmiş kadrolar mı? Hazindir ki... “Her kesimde”, Hakkı değil de kuvvet ve menfaati üstün tutan kadrolar bu ülkede ne çok yaygın!

*

Menfaatine değil, Hakka tapan, ahlaklı, milletine sadık ve yetenekli kadrolara işi emanet etmek hiç bu kadar önemli olmamıştı. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli’nin işi bu günlerde gerçekten çok zor ve dahi çok önemli. Daha önemlisi ise şu: Ekonominin, dış politikanın (AB/NATO/ABD politikaları) başına milli bir adam mı gelecek, yoksa onların istediği mi gelecek?

SAMANLIKTA KAYBEDİLEN AY IŞIĞINDA BULUNUR MU?

Anadolu irfanı diye bir şey var. Bir gazeteci arkadaşımın kayınbabası kendisinin siyasi hareketini, duruşunu şöyle eleştirirmiş hep: “Siz, bu tarlaya ekiyorsunuz. Ama öteki tarlada hasat bekliyorsunuz. Ya ektiğiniz, çalıştığınız sizin tarladaki tohumu yeşertip, besleyip büyütün. Ya da hasat beklediğiniz tarlaya ekin!” Nasrettin Hoca’nın hikâyesi gibi. Samanlıkta kaybettiğin anahtarı, evin önünde ay ışığında aramakla bulamazsın demek istemiş.

Alın size siyasi hareketler için altın değerinde bir tespit, temel esas. Hem de bir seçimlik değil her seçimlik ölçü. Hele de başkanlık sisteminde yönetmenin çıtası 50+1 olmuş ise…. Toplumunuz da en kaba tasnifiyle yüzde 65/35 Dindar/milliyetçi/muhafazakâr ile sol yapıda ise…

MECLİS’TE İLK SES MİLLİ GÖRÜŞÇÜ VEKİLDEN

Halkın sorunlarına ilk kulak veren Milli Görüş oldu. Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, binlerce gencin kâbusu haline gelen KYK (kredi) borcunu dile getirdi. Twitter’dan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Ben vekil oldum öderim ama binlerce genç bu borcu ödeyemez” diye çağrıda bulundu.

KENDİNİ EN ÇOK ELEŞTİREN, EN ÇOK KAZANACAK!

Zor, ama yakıcı hakikat bu. Adeta nefis terbiyesi gibi bir şey!

“Seçimlerde neden kazandık? Uyarı aldık? Stabil kaldık? Neden kaybettik, cezalandırıldık? Bi daha kazanmak için veya yine kaybetmemek için neleri değiştirmek lazım? Politikaları mı, kadroları mı? Yaklaşım ve söylemleri mi?” Kilit sorular bunlar!

24 Haziran sonrasında bu sorulara göre kendini yenileyen kazanacak. Partiler de bunun için araştırma şirketlerine para verip, “Bizi eleştirin” diyor, harıl harıl çalışıyorlar. Neden? Bi daha kazanmak veya bi daha kaybetmemek için! Bu çok zor lakin, partisinde zoru başaramayana millet de devleti teslim etmiyor. Siz, kendinizi değil, millet sizi beğenip oy verecek. “Doğrularınızı” millete ikna ile kabul ettirmeyi başarmalısınız.

MEB ve ADALET’in FETÖ BAŞARISI

İlginç değil mi? O ihanet kalkışmasından iki yıl geçmiş. Hâlâ daha TSK’da, Emniyet’te ve diğer birçok bakanlıkta FETÖ operasyonları dinmiyor.

“Birçok bakanlıktan yüzlerce kaymakam, vali, emniyet müdürü, il müdürü vs. alınırken, Milli Eğitim’de 15 Temmuz’dan sonra bir tek il veya ilçe müdürü atılmadı. Bu da dikkatinizi çekmiyor mu?” diye sordu o dostum! Biraz araştırdım.

***

Meğerse Cumhurbaşkanı, “FETÖ-FETÖ” derken diğer pek çok kurum 17/25’ten sonra kulağının üzerine yatmış. Sadece Emniyet’te tasfiyeler olmuş. MEB üst bürokrasisi ise idari kadrolar olan il ve ilçe MEB müdürlerinin çoğunu değiştirmiş.

***

MEB’deki FETÖ başarısının aynısını Adalet’te de gördük. Hem 15 Temmuz öncesi hem sonrasında yargı adeta elekten geçirildi. 12 bin hakim ve savcının yaklaşık 4 bini tasfiye edildi. Kalanlarla da FETÖ yargılamaları yapılıyor. Bağırsak temizliği hakikaten zor bir süreç ve Türkiye bu konuda başarılı. Darısı yeni dönemde hakiki eğitim ve adaletin tesisinde olsun.