Üzüntüm büyük... Ülkenin 107 yıllık koca çınarının
başkanı şike yapmak ve örgütten ve de iki yöneticisi yine şikeden cezalar
alarak spor tarihimize kara bir leke sürdürmüşlerdir. Benim şahıslarla ilgim
olmaz. Düne kadar verdiğim mücadele de sadece ve sadece sporumuzun içinde
bulunmaması gerekenlere karşıydı. Yani karınca kararı ile de olsa, sporumuzu
korumak, ülkenin temelinde harcı olan kulüplerimizi doğru yola sevk etmek idi
amacım... Neyse...
Şimdi daha da acılı olacak yazacaklarım. Değerli okurlar;
ülkemizin partilerinden birinin genel başkanı olan Sayın Devlet Bahçeli,
Yargıtay ın şike, örgüt kurma suçlarından dolayı 12. Ağır Ceza nın verdiği
kararların büyük bir bölünün onayladıktan sonra Ağzı olan konuşmaya başladı
kabilinden bir demeç vermiş. Ve demişler ki, Bir spor adamının hapse girmesi
dünyanın neresinde görülmüştür ki... Ah Sayın Bahçeli ah! MHP nin genel
merkezinde, yanılmıyorsam iki yıl önce Mayıs ayında katıldığım panelde keşke
siz de bulunsaydınız. Ama o gün şehit cenazeleri vardı ve siz o sırada camide
idiniz. Keşke katılsaydınız diyorum, çünkü size de orada bir şeyler öğretebilir
ve dolayısıyla da bilgi fukaralığı kokan bu son açıklamanızı engellemiş
olurdum. Sayın Bahçeli; hemen yanı başımızdaki komşumuz Yunanistan da
Olimpiyakos Volu diye bir kulüp var. Bir sorun bakalım etrafınıza, bu kulübün
başkanı nerede istirahat ediyorlar Sebep de nedir acaba Danışmanlarınız da
fasa fiso anlaşılan. Bu Yunan kulübü en yakın örnektir, Daha bunun Marsilya,
Bordeaux ve daha nice ayakları vardır. Siyaset yapma uğruna spora provokasyon
ve spekülasyonu sokmayın lütfen!
Devam edelim mi Fenerbahçe yönetiminden bazı isimler,
Olgun Peker isminin Aziz Bey le yan yana anılmasından rahatsız olduklarını dile
getirmişler. Ben de rahatsızım zaten... Ama elimde 2004-2005 ve 2005-2006
sezonları kapsayan ve çok detayı olan bir sözleşme var. Sözleşmede adı geçen
oyuncu eski Trabzonsporlu Gökdeniz Karadeniz. 400 bin dolar da peşin almış. Ama
sonra transfer gerçekleşmedi ve Gökdeniz parayı iade etti. Peki, bu sözleşmede
kimlerin imzası var derseniz... Biri tabii ki Gökdeniz in, diğeri tabii ki
kulübün başkanı Aziz Yıldırım ın... Ya üçüncüsü Kefil olarak acaba kim imza
atmış. Benim belgede Olgun Peker yazıyor da...
Ama birçok Fenerbahçe yöneticisinin olan bitenden haberi
olmuyor. Nasıl olur demeyin, vallahi gerçek. Kanıt mı Bursaspor a kaptırılan
şampiyonluk gününden iki gün sonra Ali Koç ile Şekip Mosturoğlu bir basın
toplantısı düzenlemişlerdi. Açıklamalardan sonra sıra sorulara geldi. Bir spor
yazarı arkadaşımız elindeki belgeleri göstererek, Efendim, siz Guiza yı
İspanya dan alırken, Uruguay daki bir ikinci lig kulübüne de 5 milyon 350 avro
ödemişsiniz. Bu nedir diye sorunca, Fenerbahçeli iki yönetici şaşkına dönmüş
ve Ali Bey şöyle cevaplamıştı bu soruyu: Bundan bizim haberimiz yok.
İnceleyelim, araştıralım size bir dahaki basın toplantısında cevap verelim
dedi. Altı ay sonra bir toplantı daha düzenlendi ve tabii ki çıt çıkmadı. Şimdi
Ali Koç bey oturdukları villanın balkonuna koca bir Fenerbahçe bayrağı asmış.
Fenerlidir asar, ancak gösterinin nedeni başka tabii ki... . Ama esas olan ki,
kendisi gibi önemli bir şahsiyeti zan altında bırakmıştır, o beş sene önce
kendisine sorulan sorunun cevabını öğrenebildi mi, doğrusu çok merak ediyorum.
Eee koca Ali Koç bu... Şıp diye öğrenir. Ama hâlâ ses yok. Ali Bey; sorunun
cevabı nedir, hâlâ bekliyorum...