Nasıl bir devir ki.
Devire devire gitmeler, genel geçer olmuş.
Çarpa düşüre, çiğneye, tekmeleye, bıçaklaya, vura öldüre.
Böylesi bir gidişten başka da bir seçenek bırakılmamış gibi.
Talebe, kopya çekerken kendisini yakalayan hocasını, çekip vurup öldürdü.
Nasıl bir din ki.
Bu ülkede yıllarca kul hakkı unutuldu.
Çalanın çırpanın yanına kâr kaldığı bir ülkede.
Son çeyrek yüzyılımızda kopyalar gırla gitti, milyonlarca gencin umutları tırpanla biçilip, FETÖ eşkıyası kendi elemanlarına soru çaldı.
Hiç hak etmeyen insanlar, en yüksek bölümlere yerleştirildi.
Hırsızların çaldıkları sorularla yerleştikleri bölümler bitince.
Mezunları en âli makamları işgal etti.
Yıllarca bu hırsızlığa göz yumuldu.
Din; ağlak, sümüklü soytarıların vaazlarını dinleyip, uyuşup, karşılığında makamlara yerleştirilmekti.
Not çalmak, soru sızdırmak, kopya çekmek günahları, onların dininde yoktu.
Kul hakkı önemsizdi.
Böyle bir ülkenin yazgısı, bıçakla kesilir gibi iyileşir mi?
Hukuk fakültesinde öğrenci, en tabii hakkı gibi kopya çekiyor.
Çalışmamış.
Yüzlerce arkadaşının hakkını, çıtır çıtır kirli dişleri arasında ezip yemek istiyor.
Hocası bu haksız fiiliyatı görüyor.
En doğrusunu yapıyor.
Onca çocuğun hakkını sana yedirmem deyip izin vermiyor, kâğıdını alıyor, tutanak tutuyor.
Haksızca her köşenin tutulduğu bir ülkenin geleneğini iyi bilen öğrencinin asabı bozuluyor.
Üstelik başkalarının hakkını koruyacak bir bölüm olan Hukuk’ta yaşanıyor tüm bunlar.
Eve koşup kendi kanununu kendisi uygulayıp babasının silahı ile hocasını öldürüyor.
Araştırma görevlisinin cenazesi başında üç aylık evli olduğu eşi, bütün okullarda okutulması gereken çok veciz bir konuşma yapıyor;
“Bu olayları hiçbir zaman kötülükle yenemeyeceğiz, her zaman iyi insan olup iyilikle hareket etmeliyiz. Benim eşim eğitim şehididir. Bunun altını çizmek istiyorum. Görevini harfiyen yapmaya çalışırken azılı bir katil tarafından şehit edilmiştir. Genç arkadaşlarımdan şunu rica ediyorum; iyi bir mühendis, iyi bir hukukçu, iyi bir doktor değil iyi bir insan olmaya çalışın. En önemlisi insanları sevin ve kötülüğe kötülükle cevap vermeyin. Bu olayda da inşallah eğitim sistemindeki yanlışlıklar ve bazı konularda da duyarlılık oluşacaktır.”
Eğitim sisteminin yanlışları tonla.
O kaba rekabetçilik.
Çalıp çırpanın ellerinin havaya kaldırıldığı.
Zayıfların, duygusalların, kul hakkına riayet edenlerin kanatlarının kırıldığı.
Kara siyasa ülkemizde yerlerde sürünmekte.
Bir veba gibi “öteki”ne nefes aldırmama, kendi siyasi düşüncesi dışındakileri yok sayan o hastalıklı ilkel bakış.
Acılı genç eşin dediği gibi;
İyi bir öğretmen, iyi bir hemşire, iyi bir şoför olmaktan çok daha önemli, iyi bir insan olmak.
Kötülük irininden cümlemizi korusun Yaradan.
Rabbim iyiliklerin ve iyi insanların sayılarını artırsın.
Toplumun acilen en gereksinim duyduğu yoksulluk, iyilik eksikliği.