ASLINDA sormasam daha iyi olurdu. Çünkü devam edeceğim.
Neye mi Önemli konulara... Her ne kadar bazı okurlarım, Galatasaray basketbol
takımının altı kişilik galibiyetini yazmamı yine Fenerbahçe ye karşı oluşla
değerlendirmiş ama olsun onlar da bazı eksik bilgilerini tamamlayacaklardır.
İşte yine bir eksiği tamamlamaya çalışayım... Efendim
mesele ikili averajdır. Çok kişi Fenerbahçe yle Galatasaray arasında bu sezon
oynanan lig maçlarındaki 2-1 ve 0-1 sonuçlarından sonra Fenerbahçe nin ikili
averajda öne geçtiğini sanıyor. Çünkü medyanın bir bölümünün bile bu değişmiş
kuraldan haberi yoktur.
Bundan altı-yedi yıl önceydi... Beşiktaş la Trabzonspor
şampiyonluk yarışı yaparken, Trabzon daki ilk maç 0-0 bitmiş, rövanş da 1-1...
Maç sonrası Milli Takım da görev yapmış teknik adam Ersun Yanal çıkıp,
Yenemedim ama en azından deplasmanda 1-1 kalıp ikili averajı elde ettik diye
görüş bildirmişti. Tabii bu büyük yanlışa ekran yorumcuları ve köşe yazarları
da balıklama atlamışlardır. İsimlerini burada yazmayayım, üzülüyorlar sonra.
Neyse işte o sezondan bir önceki sezonun bitiminde kural
değişiyordu. Bundan böyle lig maçlarındaki ikili averajda rakip sahadaki gol
avantajı, şayet fark aynıysa ortadan kalkıyordu. Yani 2-1 le 0-1 arasında
averaj farkı olmayacaktı. Sadece atılan ve yenen gollerde farklılıklar olursa
ikili averaj ortaya çıkacaktı. Yani 3-2 ve 1-3 gibi... Yani Fenerbahçe bu son
maçı 1-0 yerine 3-1 kazansaydı ikili averajda öne geçecekti. Ya da Galatasaray
o taçtan atılan golü yemeseydi 2-0 ve 0-1 le ikili averaj sahibi olacaktı.
Devam edelim. Emenike-Olcan pozisyonunda hakem Çakır ın
verdiği karar doğrudur. Ancak ne var ki medyanın büyük bir kısmı kırmızı kartı
istedi durdu. Oysa talimat da der ki, Şayet bir yüksek top yere inerken,
taraflardan henüz birinin sahipliğine geçmemiş ise, yani kontrolü altına
girmemişse ve de yön olarak Galatasaray kalesine göre sağ çapraza doğru
gidebilecek ise, ihlal varsa faulü verin ve sarı kart gösterin. Yani bu bariz
gol şansı değildir demek...
Bu arada bir meslektaşım bana Beşiktaş-Balıkesirspor
maçındaki Sercan-Franco pozisyonunu hatırlattı. Orada top yüksekten değil
yerden savunma arkasına yuvarlanıyor. Koşu başlıyor ve Sercan rakibinin bir
metre önünde koşusunu sürdürüyor. Franco arkasında kalmıştır. Yani Sercan topla
temas etmemiş da olsa, rakibine koşuda bir metre fark atmıştır. Artık o
pozisyon direkt ve tam ortadan kaleye de yakın olduğundan bariz gol şansı
halini almıştır. Kırmızı doğrudur.