Dev Bir Çınar Gibiydi

Abone Ol

Uygur Türklerinin yaşadığı zulmü izlediğimde, zihnimde eski bir fotoğraf canlandı. O topraklarda o yiğitler yaşadığı sürece yaşananların bir gün sona erebileceğine inandım.

On beş yıl önce bir haber programında yaşlı bir adam, bayrağa sarılmış hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Yüz yılı geride bırakmış dev bir çınar gibiydi. Elleri titriyor, ayakları hareket etmekte güçlük çekiyordu. Yaşlılığın bütün emarelerini üzerinde barındıran yaşlı adam tekbir getiriyor ve özgürlük istiyoruz diye haykırıyordu. Söylenenlere göre, Uygur Türkleri arasında sevilen biriydi ve yirmi yılı aşkın Çin hapishanelerinde iki gün arayla verilen mısır ekmeğini tüketip vaktinin çoğunu oruçlu geçirerek yaşamıştı. Kararlı ve güçlüydü. Korkusuzdu, gözlerinde büyük bir ışık vardır. Yüz yılı geride bıraksa da, davasından ve tutunduğu umutlarından hiç vazgeçmemişti. Yaşlı adamın dava aşkı beni çok etkilemişti.

Yaşlı deyince zihninizde nasıl bir fotoğraf canlanırdı

Bir evin başköşesine terk edilmiş ve hayattan elini eteğini çekmiş bir kişi mi

Torunlarının maskaraya aldığı, görme duyma ve hareket etme kabiliyetini yitirmiş kişi mi

Huzur evine terk edilmiş ve oğullarının yolunu gözleyen bir kişi mi

Hayatla bağını koparan ve artık işe yaramadığını düşünen biri mi

Elbette bizim zihnimizde yaşlı deyince bunlar canlanıyordu. Oysa o kişi benim zihnimdeki yaşlı imgesini tamamen ortadan kaldırıyor ve düşünmeye sürüklüyordu. Yaşlı adamın inancını, azmini ve gayretini gördüğümde ilk defa güç kavramını sorguladım ve gücün bizim anladığımız mananın dışında derin anlamlar ihtiva ettiğini düşündüm.

Beşeri sistemlerde güç, kaynağını maddiyat ve imtiyazlardan alır. Para ve imtiyaz sahibi kişiler diğerleri üzerinde baskı oluşturlar. Zira halk, menfaatlerine zarar gelir korkusu ile bu insanlara boyun eğer. Kapitalist zihniyetin çocuklarımıza aktardığı güç unsuru budur. Yani, parası olan güçlüdür. Çocuklarımız bu düşünce ile büyürken, ötekileştirdiklerini ezerek geçerler. .Zira birinin zarar görmesi onların umurunda değildir. Oysa güç, rakibi alt etmek, tahakküm altına almak değildir, aksine haklı olanın yanında yer almak ve hakkı savunmaktır. Güçlü insan ise bu eylemi gerçekleştiren kişidir. Kimin güçlü kimin güçsüz olduğunu anlayabilmek için tarafına bakmak gerekir. O yüzden o akşam o adamı kızıma idol olarak göstermiş ve gücün ne olduğunu ona açıklamıştım…