Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından dershanelerin yerine üç derslik kursların getirileceği bakanlık tarafından açıklandı.Yani,bundan böyle dershane adı altında bir kurum olmayacak onların yerini dönüşmüşlerse özel okular ya da temel liseler alacak.Bu noktada insanın aklına dershanelerin yaptığı işin ne olduğu sorusu geliyor..Dershaneler okul olmadığına göre öğrencilere takviye kurs veriyorlardı.Dershanelerin kapatılması ve yerini üç derslik kursların alması akla bazı sorular getiriyordu.Üç değil de 6 yada daha fazla dersten çocuğuna takviye yaptırmak isteyen veli çocuğunu iki ya da fazla dershaneye mi kayıt yaptıracak Eğer böyle ise geçmişe göre çok daha sıkıntılı bir durum ortaya çıkmayacak mı Ya da bundan böyle öğrenciler üç dersten fazla takviye alamayacak mı
Özellikle özel-resmi tüm okullarda ders dışı saatlerde kurslar açılacağını biliyorum.Aslında bu işe yıllar önce başlamak,insanlarımızın hayatına dershanelerin vazgeçilemez bir kurum olarak girmeleri engellenebilseydi çok daha iyi olurdu.Hatta bir adım daha ileri giderek okullarımızda verilen eğitim ile öğrencilerin ek olarak kursa gitme ihtiyacı olmasaydı sanıyorum ideali bu olurdu.Ne var ki,bu durum çeşitli sebeplerden dolayı sağlanamadı.Öncelikli olarak bazı illerimizde öğretmen yığılması olurken,bazı il ve ilçelerde yeteri kadar öğretmen olmadığı için dersler kadrosuz öğretmenler tarafından doldurulmaya çalışılması sebebiyle eğitim seviyesi ilden ile okuldan okula farklılık arz etti.Bunun çeşitli sebepleri var.Başta,derslik ve öğretmen sayısının yetersizliği sebebiyle kalabalık sınıflarda isteseler de öğretmenler almaya hazır öğrencilerinin her birine yeteri kadar zaman ayıramadılar.Bunun için öğretmenlerimizin suçlanması doğru olmaz.Böyle olunca da gençlerin geleceğinin hayatlarında bir kez girecekleri sınav sonuçlarına bağlı olması ister istemez öğrenci ve velileri için dershaneler vazgeçilmez kurumlar haline geldi.
Peki,dershanelerin kapatılması kararlaştırıldığı halde öğretmen açığı kapatılabildi,yurdun her köşesinde aynı düzeyde eğitim sağlamak mümkün hale geldi mi Bu soruya evet karşılığı vermek mümkün değil.Aslında ülkenin her köşesinde aynı seviyede eğitim vermek işin doğası gereği de mümkün olmaz.Demeye çalıştığım,eğitim seviyesinin ülke genelinde belli bir seviyenin üzerine çıkartmak esas olmalıdır..
Eğitimde seviyenin yükseltilmesi için belli tedbirlerin ve kararların alındığını biliyorum.Ancak,gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan bir takım kararların alındığını,sonuçta bu karlardan vazgeçilmek zorunda kalındığı da bir gerçek.Bu ise eğitim sistemimizi yaz-boz tahtasına çeviriyor.
Söz gelimi belli bir yerde belli bir süre görev yapmış olan öğretmen ve yöneticilerin rotasyon yoluyla yerlerinin değiştirileceği açıklanmıştı.Şimdi bu karardan vazgeçildiği müjde olarak açıklanıyor.Niçin rotasyon gündeme getirildi niçin vazgeçildi sorusunun inandırıcı bir cevabı olabilir mi Yıllar yılı normal kabul edilmiş uygulamaların değiştirilmesi kolay olmuyor. Çünkü, tepkileri de beraberinde getiriyor.Öyle olunca anlık kararlardan vazgeçip eğer rotasyon uygulaması gerekli ise bunun normal bir işleyiş içinde sürdürülmesi gerekiyor.
Sadece Milli Eğitim için değil,tüm Bakanlıkların il ve ilçelerdeki birimlerinde görevli elemanların kendi il ve özelliklede ilçelerinde uzun yıllar görev yapmaları, özelliklede yönetici konumunda olanların işlerinin zor olduğunu söylemek yanlış olmaz.Özelliklede kendi ilçesinde yönetici ya da öğretmenlik yapan bir eğitim mensubunun işi ile ilgisinin zaman içinde zayıfladığını ve zorlaştığını söylemek yanlış olmaz.Bu tür sıkıntıları gidermek için rotaysan gerekli görülmüş olacak ki bu konu gündeme gelmişti ama sanıyorum siyasi baskılar atılan adımın geri alınmasına yol açmış ise yanlış olmuştur.