Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, önceki gün şu ifadeleri kullandı:
* "Müfredatımızın içerisinde hiç farkında olmadığımız bize dayatılan bazı kavramlar var. Mesela çok masum bir şey gibi geliyor size, tarih kitaplarımızda 'Haçlı Seferleri' diye öğretiliyor bize. Sefer dediğimizde bizim literatürümüzde makul bir şey, çok zararlı bir şey değil diye düşünüyoruz. Ama o bir saldırı. Dolayısıyla mesela müfredatta 'Haçlı Seferleri' kavramını kaldırdık; Haçlı Saldırıları, doğrusu bu."
* "Mesela daha masum bir ifade gibi var, 'coğrafi keşifler' diyor. Coğrafi keşiflerin başlaması, coğrafi keşif değil, sömürgeciliğin başlangıcı aslında."
* "Bunun gibi binlerce örnek var. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra iki kutuplu dünyanın bize dayattığı bir kavramsallaştırma var, Orta Asya kavramı. O da yanlış, doğrusu bilimsel literatürde de karşılığı Türkistan. Bunların hepsi bizim zihin dünyamızda..."
* "Lozan imzalandığında Ege Denizi yok. Nerede bu Ege Denizi? Niye Lozan'da Ege Denizi demiyorlar? Çünkü denizin adı Adalar Denizi. Ege Denizi, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan'ın da biraz isteğiyle literatüre giren bir kavram."
* "Tüm bunlar çok masum şeyler gibi gözüküyor ama bizim millet olma bilincimizi; devletimize, milletimize sıkı sıkıya bağlı olma şuurumuzu doğrudan etkileyen şeyler..."
***
Yukarıdaki tespitler doğru mu? Doğru!
Yerinde mi? Yerinde!
Ders kitaplarında bir iyileştirme mi? Evet olumlu adımlar!
Bunlara, bu adımlara 'evet' diyor muyuz ve de yeterli mi? Evet, ama yetmez!
***
Bir zamanlar, bu satırların yazarının ilkokul dönemlerinde de çok iyi hatırladığı bir husus vardı; Cennetmekân 2. Abdulhamid, ilkokul kitaplarında kapkara, itici, somurtan, tiksinti verici bir 'vesikalık' fotoğrafın altında nasıl sunuluyordu, körpe dimağlara;
- "Osmanlı İmparatorluğu'nu 33 yıl istibdatla (baskı ile) yöneten Osmanlı Padişahı 2. Abdulhamid..."
Yıllar sonra bu hata düzeltildi...
Peki, daha neler yapılması lazım?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir önemli adım daha atması lazım...
O ÖNEMLİ ADIM DA ŞU!
Prof. Dr. Necmettin Erbakan...
Millî Görüş lideri... 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Başbakanı…
1980 öncesinde koalisyon hükümetlerinde başbakan yardımcısı olarak çok önemli kararlara, icraatlara, hizmetlere imza atan isim, Erbakan Hocamız...
Son yarım asrın en önemli siyaset ve devlet adamı…
27 Şubat 2011’de ebediyete uğurladık…
* Kıbrıs Barış Harekâtı…
* Teknolojiye verdiği önem…
* D-8 organizasyonu ile İslam Birliği için attığı adımlar…
* Temellerini attığı ve hizmete soktuğu fabrikalar…
* Emekliye verdiği büyük zam…
* Cumhuriyet tarihinde bir ilk; denk bütçe...
* Ranta hortumla giden paraların kesildiği, Havuz Sistemi...
* İmam Hatip Liseleri ve Kur’an Kursları…
Hizmetleri saymakla bitmez Erbakan Hoca’mızın…
***
Tam da bu noktada, buradan bir önerimiz var;
Ders kitaplarında bazı yeni ve olumlu değişiklikler yapmaya hazırlanırken...
* Yeni nesillerin bu önemli siyaset ve devlet adamını daha yakından tanımalarını sağlamak için, ders kitaplarımızda Erbakan Hoca’yı şanına, namına, ruhuna uygun bir şekilde tanıtalım, anlayalım derim!
Önerimdir; Erbakan Hoca’nın şu unutulmayan sözlerine ilköğretim ders kitaplarımızda yer verelim;
* Bir çiçekle bahar olmaz. Ama her bahar bir çiçekle başlar...
* Fırtınalara yön veren kelebeklerin kanat çırpışıdır.
* Müslüman, Hakk’ın hâkimiyeti için “motor”, şerrin yok olması için “fren” olma görevlisidir.
* Hakk’ı üstün tutmak her zaman saadet getirir.
* İman varsa imkân da vardır, Millî Görüşçü asla vazgeçmez!
* Aşk, azim ve Millî Görüş tekeden bile süt çıkarır.
* Hakk’ın tesisi için çalışmamakla, batılın hâkimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur.
* Tebliğ ve davet bizden, hidayet Allah’tandır.
* İslâm, ancak kendi orijinal kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır.
* Yeryüzünün en ideal insanları, en aydın en ilerici insanları şüphesiz Müslümanlardır. Müslüman olmak zaten bu dünyadaki en büyük ayrıcalıktır.
***
Ne dersiniz, yukarıdaki cümleler, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın belleklerinde yer etmesi gereken ifadeler değil midir?
Erbakan Hoca gibi bir devlet adamını da çocuklarımıza tanıtmak görevimiz olmalı...
ACABA NELERİ PAYLAŞTILAR?
* "Siyonizm timsaha benzer. Bu timsahın üst çenesi Amerika ise alt çenesi Avrupa Birliği'dir. Beyni İsrail, gövdesi ise işbirlikçilerdir."
Yukarıdaki cümleler, Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'a ait.
Bu cümleyi neden hatırlattım? Şunun için;
Malum, ABD Başkanı, nam-ı diğer Sarı Kovboy Donald Trump, birkaç gününü Çin ziyaretine ayırdı.
Bu ziyaretten geriye kalan tek cümle şudur;
- Acaba Amerika ve Çin, dünyanın nerelerini, hangi değerli kaynaklarını nasıl paylaştılar?
Bakmayın öyle Çin lideri Şi Cinping’in, Trump'a yönelik 'mesafeli' duruşuna, fazlaca pas vermek istemeyişine!
Bunlar sadece görüntü!
Bu yapmacık ve de algı fırtınasının arkasında ise devasa bir paylaşım var!
Tıpkı, ABD ve Rusya arasındaki 'örtülü' anlaşmalarda olduğu gibi...
ABD ve Rusya, en kritik dönemlerde birbirlerinin kuyruğuna bastılar mı hiç!
Bir küresel zirve sırasında dönemin ABD Başkanı Obama ile Rus lider Putin'in bir alaca karanlık köşede baş başa, fısır fısır hararetli konuşmalarını unuttunuz mu?
Peki, Çin lideri Şi Cinping ile Sarı Kovboy Donald Trump geleceğe ilişkin hangi 'örtülü' anlaşmalara imza attılar, acaba?
Kokusu buralara kadar hemen gelmez belki ama dumanı yükselmeye başladı...
Dolar ve Yuan'a dikkat derim!
KAŞINMA!
Ülkemize yönelik saçma sapan cümleleri üzerine bir okurumuz Fransız Macron'a şöyle seslendi:
* "Kaşınma! Tarihten ders almadın mı? Evde hanımına sözün geçmiyor! Adamım diye meydanlarda geziyorsun!"