TMMOB Başkanı Emin Koramaz, TMMOB ve bağlı meslek odalarının görev ve yetkilerinin netlikle tanımlandığı bir ‘yapı tasarım, üretim, denetim süreci modeli‘ içeren "yeni yapı denetimi yasası"nın çıkarılması gerektiğini öne sürdü.
Koramaz, 17 Ağustos depreminin 10. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, ‘‘Türkiye‘nin depremlerden henüz yeterince ders çıkarttığını söylemenin mümkün olmadığını‘‘ kaydederek kayıpların yüzde 80‘inin taşıyısı sistemlerin hasar görmesinden kaynaklandığını ifade etti.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, afete ilişkin yürürlükteki mevzuatta önemli eksiklikler bulunduğunu belirterek, TMMOB ve bağlı meslek odalarının görev ve yetkilerinin netlikle tanımlandığı bir ‘yapı tasarım, üretim, denetim süreci modeli‘ içerecek Yapı Denetimi Yasası çıkarılması gerektiğini söyledi.
Koramaz, 17 Ağustos depreminin 10. yılı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, ‘‘Türkiye‘nin büyük Marmara Depreminden henüz yeterince ders çıkarttığını söylemenin mümkün olmadığını‘‘ kaydetti.
Emin Koramaz, Makina Mühendisleri Odasının hazırladığı ‘‘Türkiye‘de Deprem Gerçeği ve TMMOB Makina Mühendisleri Odasının Önerileri‘‘ başlıklı rapora atıfla özetle şu eleştirilerde bulundu:
‘‘Depremlerin etkileri nüfus yoğunluğu yanında esasen sanayileşme ve özellikle yanlış kentleşme/yapılaşma politikalarıyla yakından ilgilidir. Bu noktada yıllardır uygulanan siyasi ve ekonomik rant amaçlı, hatalı ve denetimsiz yapılaşma dikkat çekicidir. Mühendislik önlemlerini içeren ‘‘afet yönetimi‘‘ çalışmaları yürütülmemiş, Deprem Şûrası, Ulusal Deprem Konseyi oluşumu ve benzeri girişimlerin hakkı verilmemiş, 2000 yılında oluşturulan ve önemli saptamalarda bulunan Ulusal Deprem Konseyi, 2007 başında feshedilmiştir. Yapı Denetim Yasasında ciddi eksik ve yanlışlar bulunmaktadır. Yasa, milli gelirden en yüksek payı alan 19 ili kapsamaktadır. Türkiye Deprem Haritasına göre 35‘i birinci dereceden deprem bölgesi içinde yer alan diğer 62 ilimizin yasa kapsamı dışında tutulması, yapı denetimine ne denli ticari yaklaşıldığını göstermektedir.‘‘
Söz konusu yasanın yapıları ‘‘yalnızca bina taşıyıcı sistemlerden ibaret gördüğünü‘‘ ifade eden Koramaz, ‘‘Oysa Marmara Depremi sonrası yapılan incelemeler, oluşan kayıpların yüzde 80‘e varan kısmının, taşıyıcı sistemlerin gördüğü zarara bağlı olarak tesisatlarda oluşan hasarlar nedeniyle meydana geldiğini göstermiştir‘‘ dedi.
Neler yapılmalı?
Koramaz‘ın oda adına dile getirdiği bazı öneriler de şöyle:
‘‘- Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetleri yoluyla bilim ve tekniğin toplum yararına sunumu ve sosyal devletin planlı, dengeli kalkınma, bölgesel planlama gibi unutulmuş araçları deprem, kent ve güvenli yapılaşmada devreye sokulmalı.
- Ulusal bir deprem politikası belirlenmeli, bu çerçevede bir Ulusal Deprem Stratejisi, Türkiye Deprem Master Planı ve Afet Yönetimi Stratejik Planı hazırlanmalı.
- İmar, Yapı, Dönüşüm Alanları, Yapı Denetim ve Afet Yasaları, TMMOB ve bağlı odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla yeniden düzenlenmeli.
- Deprem hasarı ve can kayıplarının azaltılması için yapı denetiminde planlama, tasarım, üretim ve denetim süreçlerinin yeniden düzenlenmesine ve meslek odalarının sürece daha etkin katılımını sağlayacak yeni bir tasarım, üretim ve denetim süreci modeli hayata geçirilmeli.
- İmar Yasası ve bağlı ikincil mevzuat bu model esas alınarak düzenlenmeli, mevcut Yapı Denetimi Yasası iptal edilmeli ve yeni bir yasa çıkarılmalı.
- Bina ve doğal eki mekanik tesisatının tasarım, üretim ve bakımında üretenler ve denetleyenler, MMO tarafından belgelendirilmiş konunun uzmanı mühendisler olmalı ve bu husus yasal düzenlemeler ile Yapı Denetimi Yasasında özel olarak yer almalı.
- TMMOB tarafından hazırlanan ‘‘Yetkili Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Belirlenmesi ve Belgelendirilmesine İlişkin Kanun Tasarısı‘‘ ivedilikle yasalaşmalı.
- I. ve II. sınıf gayri sıhhi müesseseler kapsamına giren tesislerin birbirlerine güvenlik





