Dereyi geçtik!

Abone Ol

Andorra ve Moldova maçlarını skor açısından sıkıntısız atlattık. Bu maçlar zaten fikstür açıklandığında karşılarına 3’er puan yazdığımız maçlardır. Şenol Güneş, “Bu kez sürprize izin vermedik” dedi. Çok doğru bir cümleydi. Karşımızdaki rakibin sertlik derecesi düşük olup, teknik ve teke tek oyunu tercih etmesi, A Millilerin güzel oyununu tabelaya yansıtması demektir. Nitekim Moldova da oynamak isteyen bir takımdı. Eğer oynamak isterseniz ortaya akıcı güzel bir futbol ortaya çıkar. İlk 20 dakika pozisyon bulamayıp, “Yine bir Andorra maçı mı acaba” diye düşünsek de, bu kez Hoca çıkardığı daha mücadeleci ekiple buna izin vermedi. Golleri erken bularak istediği skoru ve puanı rahat bir oyunla aldı.

Tabi buna Moldova’nın hücum kapasitesinin yetersizliği de yardımcı oldu. Defans ve özellikle orta sahada durdurduğu ve kaptığı topları ileri uç bölgesine kolay taşıyan Moldova’nın forvetlerinin beceriksizliği bizim oyun hanemize avantaj olarak yazıldı. Sanıyorum, bu durumu Güneş Hoca da tespit etmiş olsa gerek diye düşünüyorum.

Genç bir takımımız var ve henüz birlikte maç tecrübesine de ulaşmış değiliz. Zaten istikrar ibresinin aşağı yukarı oynamasının sebebi de budur. Fakat tüm bu olup bitenleri filozof tavrıyla Şenol Güneş’in not aldığına eminim.

Gecenin diğer maçında Arnavutluk, konuk ettiği İzlanda’yı 4-2 yenerek kuzey ülkesine çelme attı ve bize de finaller kapısını aralattı. Şimdi Arnavutluk’a teşekkür ediyoruz amma, bir ay sonra Arnavutluk’u yenersek bu teşekkür yerini bulacaktır. Çünkü bu galibiyetle Arnavutlar da ikincilik şansını sürdürdü. Arnavut inadına dikkat derim.

Öncelikle Arnavutluk maçının sonucunu bir bekleyelim. Sonra puan durumuna ve kalan maçlara bakıp gelecek için planlarımızı söyleriz.

Fransa ve Arnavutluk ile fikstürün ilk haftalarında oynamak bize yaradı. İki takım da tatil ve rehavet modundan uyanarak gerçek güçlerini sahaya ve skora yansıtmaya başladı. Şu günlerde Fransa ve Arnavutluk ile oynamak kolay olmazdı sanırım. 11 Ekim, Türk futbolunda yeni ve temiz bir sayfayı açabilir.

Kısaca, dereyi geçtik bu sefer. Daha önce denizi geçip derede boğuluyorduk. Arnavutluk ve İzlanda gruptaki iki rakibimiz. İki takım da Türkiye’ye gelecek. Biz misafirperver bir ülkeyiz. Misafir umduğunu değil, bulduğunu yemeli.

Son bir not; Şenol Güneş’in ricasını yerine getiriyor “bataklık kurutulmalı” konusunu 11 Ekim sonrasına bırakıyorum. Fakat Güneş Hocam şunu iyi bilmeli bataklık kuru değil. Bu skorlara aldanıp prensiplerinden taviz vermesin. Bilmem anlatabildim mi Hocam!