Türkiye'de son dönemde popülerliği artan hobi faaliyetleri, sınırları aşarak ülke ekonomisine katkı sunacak sıra dışı bir boyuta ulaştı. Hafta sonu stres atmak ya da doğayla baş başa kalmak için dere kenarlarına gidenlerin elindeki elekler, artık birer gelir kapısına dönüşmüş durumda. Ankara'da yaşayan Hamza Kındımoğlu ve yaklaşık 30 kişilik ekibi, akarsularda yatan başıboş serveti ekonomiye kazandırmak için Türkiye'nin dört bir yanında iz sürüyor.
Asker, Polis ve Mühendisler Dere Kenarında
Kırıntı altın madenciliğinin bilinçsizce yapılmaması gerektiğinin altını çizen Hamza Kındımoğlu, ekiplerinde her meslek grubundan insan olduğunu belirtti. İçlerinde madenciliği profesyonel düzeyde bilenlerin de yer aldığını aktaran Kındımoğlu, "Grubumuzda 9 usta madenci var. Toplamda 30 kişiyiz ve aramızda asker, polis, makine mühendisi ve esnaf arkadaşlarımız yer alıyor. Zaman zaman toplanıp derelerde keşifler yapıyoruz. Bu işi yapacak kişilerin mutlaka eğitim alması, dereyi ve taşların yapısını okumayı bilmesi gerekiyor. Çünkü altın olan bir derenin her noktasında altın bulunmaz" dedi.
Saniyeler İçinde Değişiyor: Tek Seferde 20 Gram
Gelir miktarının bölgeye ve şansa göre anlık olarak değişebildiğini ifade eden Kındımoğlu, süreci şu sözlerle özetledi:
"Bilinçli yapıldığı sürece günde 1 ila 3 gram bulmak normal. Ancak çok zengin bir kil çukuruna denk gelirseniz tek seferde 20-30 gram altın almak da mümkün. Tabii akşama kadar çalışıp hiç bulamadığımız günler de oluyor."
Elde edilen kırıntı altınların resmi olarak nasıl ekonomiye kazandırıldığına da değinen Kındımoğlu, toplanan madenleri ayar evlerinde eritip sertifikalandırdıklarını, ardından herhangi bir kuyumcuda yasal olarak satabildiklerini kaydetti.
Hem Altın Çıkarıyorlar Hem Fidan Dikiyorlar
Çalışmalarını tamamen doğaya saygılı bir şekilde yürüttüklerini belirten ekip, faaliyetlerin ardından çevre temizliği yaparak çalışma alanlarına çetin ceviz fidanı diktiklerini söyledi. Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ile sit alanlarında yapılmaması gerektiğine dikkat çekildi. Belirli boydaki savaklarla çalışıldığı ve doğa deforme edilmediği sürece herhangi bir yasağın bulunmadığını ifade eden Kındımoğlu, "Sit alanlarına ve maden sahalarına girilmemesi gerekiyor, buralar yasak bölgeler" uyarısında bulundu.
İthalat Silahı Olabilir: "Günde 1 Kilo Altın Demek"
Kırıntı madenciliğinin makroekonomik faydalarına değinen Hamza Kındımoğlu, çarpıcı bir hesaplama paylaştı. Dere kenarında duran altının ülkeye hiçbir faydası olmadığını vurgulayan Kındımoğlu, "Türkiye'de bin tane hobici olsa ve her biri günde sadece 1 gram altın çıkarsa, ekonomiye günde 1 kilo altın kazandırmış oluruz. Bu da altın ithalatımızı ciddi anlamda aşağı çeker" diyerek bu işin taşıdığı büyük potansiyele işaret etti.