Depremin üzerinden iki aydan fazla bir zaman geçti. Hayatın belirli bir akışı var. Yas ve acı hep devam etmiyor. Zamanla unutuluyor ve insan, yaşamına devam ediyor. İkincil travma yaşayan bizler, yani şahit olanlar için unutmak ve hayata devam etmek görece daha kolay oluyor. Fakat depremi bizzat yaşayanlar için belki de pek çok şey şimdi başlıyor. Yaşadıkları şokları daha yeni yeni üzerlerinden atıyorlar. Yaralarını sarma, yaşadıklarını anlamlandırma, yeni bir hayata sıfırdan başlama… Ve daha ihtiyaçlar listesinin en temel maddelerinin tamamlanamamış olması…
İlk günlerin verdiği telaş ve şokla herkesin gündemi depremdi. İnsanların kurtarılması, başlarını sokacak güvenli barınakların oluşturulması, giyinme ve beslenme ihtiyaçlarının giderilmesi, yaraların sarılması… Bizim ilk günlerin telaşıyla gidermeye çalıştığımız ancak bugün hâlâ elzem olan ihtiyaçlar var. Zamanla insan unutur, gündem elbette değişir. Ancak seçim havasına girilmesiyle deprem bölgesindeki insanlarımızı çok hızlı unuttuğumuza şahit oluyoruz.
Bölgede daha temel ihtiyaçlar giderilebilmiş değil. Depremle sarsılan insanlar soğuk hava, sel ve fırtınalarla mücadele etmeye çalışıyor. Herkes konteyner evlere ulaşabilmiş değil. Bu soğukta çadırda yaşamak mecburiyetinde kalan insanlar var. Gıda sorunu başlıca sorun. Gönüllüler üzerinden bu ihtiyacın giderilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Her gün binlerce insana yemek çıkartmak demek binlerce kilo gıdanın karşılanması demek. Saadet Partisi Adıyaman İl Başkanı Haşim Asnuk Beyefendi, Ramazan’ın başından beri her gün aşevinde çıkarttıkları iftar menüsünü paylaşıyor. Her gün bugün menüde ne var diye merakla bekliyorum. Çorbasından tatlısına kadar düşünülmüş. Karınları doysun yeter değil, insanca yaşam için gerekli bir menü hazırlıyorlar. Bölgedeki şartlar düşünüldüğünde çok büyük gayretlerle hazırlandığını söyleyebiliriz.
Deprem bölgesinde şov yapan siyasilerin aksine insanların derdiyle dertlenen, oradaki problemi çözmeye odaklı bir yaklaşıma sahip Haşim Bey. Bu gayretli çalışmalarını paylaştığı hesabında dün dikkatimizi çeken bir paylaşım daha oldu. Haşim Bey, dün bölgedeki su sorununun çözülmediğine dikkat çeken bir paylaşımda bulundu:
“Hele onu bunu boş verin de depremin üzerinden iki ay geçti, Adıyaman'da musluklardan akan suyu temizlik dışında kullanabiliyor muyuz, bi zahmet bir yetkili açıklama yapsın. Depremde, çadır diplerinde; tütün meselesinde, tütün yaprakları önünde poz vermeyi, protokol ziyaretleri yapmayı iş yapmak gibi görmek artık prim yapmasın bu şehirde lütfen. Basit, etkili işler yapın; şeffaf olun, toplumu doğru bilgilendirin, elinizdeki kaynakları doğru ve adil kullanın yeter.”
Su, temel ihtiyaçlarımızın başındadır. Her insanın temiz ve güvenli suya ulaşma hakkı vardır. Daha su gibi temel bir ihtiyacın çözülemediği, barınma ihtiyacının tam manasıyla karşılanamadığı bir noktada ister iki ay geçsin ister altı ay, bir arpa boyu yol alamamışız demektir.
Günlük kavgaların, siyasi çekişmelerin ortasında bölge insanı yalnızlığa terk edilmemeli. En acil şekilde bu ihtiyaçlar giderilmelidir. İhtiyaç gidereceğiz diye kimse bölge insanını şovuna alet etmemeli. İnsanların temel ihtiyaçları çözülememişken yirmi yıldır çözemediğiniz problemleri çözeceğinize kimse inanmıyor. Haşim Bey’in dediği gibi basit ve etkili işlere ihtiyacımız var. Yapabilen buyursun…