Denize düşen yılana sarılırmış!
Yılana sarılmak elbette bir mecburiyetten, bir
mahkûmiyetten!
Yoksa onlar da bal gibi biliyor ki yılana sarılmak
kendilerini kurtarmayacaktır!
Ya yılanla beraber batacaklar ya da yılan onları
sokacaktır!
Aylardır paralel yapı mensupları ile terör yandaşları pek
yağlı ballılar!
Birbirlerine toz kondurmamaya çalışıyorlar!
Ve sürekli birbirlerine arka çıkmaya çabalıyorlar!
Bunun son örneğini Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı nın,
Biz bu suça ortak olmuyoruz bildirisine imza atan akademisyenlere verdiği
destek oluşturuyor!
GYV açıklamasında, Akademisyenlerin linç edilmesine
ortak olmayacağımızı kamuoyuna saygı ile ilan ederiz deniliyor!
Ve hemen ardından şu tespitte bulunuluyor:
Demokrasi şiddeti teşvik etmeyen her türlü fikrin
özgürce ifade edilebildiği rejimdir!
Bu tespit bizimde altına imzamızı rahatlıkla
atabileceğimiz bir tespit ama akademisyenlerin imzaladığı metin böyle bir metin
mi
Bu metinde devlete veryansın edilip katliam işlemekle
suçlanırken terör örgütüne yönelik tek kelam edilmemesi makul ve mantıklı bir
davranış mı
Terör örgütüne yönelik tek kelam bile edilmemesi şiddeti
teşvik anlamına gelmiyor mu
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı iktidarla olan ihtilafları
yüzünden bugün akademisyenlerin ardında duruyorsa bunun tek açıklaması
olabilir!
O da, Denize düşen yılana sarılır atasözüdür!
Evet, paralel yapı ile terör yanlıları arasında dayanışma
bu defa da böyle tezahür etmiş bulunuyor!
Aslında birbirlerini hiç sevmeyen ve imkân bulsalar bir
kaşık suda boğacak olanlar darda kalınca nasılda birbirlerini sahipleniyorlar!
Nasıl bu gibi hallerde arkasına sığınacakları kapı gibi
bir mazeretleri de var!
İş sıkıya gelince, Düşmanımın düşmanı dostumdur diyerek
yaptıkları işi mazur görebiliyorlar!
Sadece kendileri mazur görmekle kalsalar iyi!
Bir de herkesten bunu mazur görmesini istiyorlar!
Ve ortaya böyle acıklı tablolar çıkıyor!