Demokrasi yokuşunda patinaj

Abone Ol

Türk siyasetinin kırk yılına damga vurmuş, "Başörtülüler gitsin Suudi Arabistan da eğitim görsün" incisinin sahibi, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel i, önceki gün laiklik kavramının eğip bükme konusunda uzman, gardrop devrimcisi kalemşörlerden Ruhat Mengi nin Her Açıdan programında izledik. "Bu memleketin sahibi biziz. Biz ne dersek o olur. Bu ülkeyi biz yönetiriz Biz güderiz, diğerleri güdülür" zihniyetinin sahiplerinin günlerdir sakız gibi uzattıkları gündem, bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanlığı seçimleri

Ruhat Mengi de, kendilerinin seslendirdiği fikirleri, bir de Süleyman Demirel in ağzından kamuoyuna deklare etmek için, sanki sipariş bir program yapmış Sorduğu tüm sorular taraflı, almaya çalıştığı tüm cevaplar tek yönlü. Sohbet dönüp dolaşıyor ve Cumhurbaşkanı nı kimin seçmesi gerektiğine geliyor Demirel diyor ki, "On iki kişiye sormuşlar, "Cumhurbaşkanı nı kim seçsin diye " On tanesi demiş ki, "Halk seçsin" İşte olması gereken budur" Aynı suali bize de sorsalar, bizim de vereceğimiz cevap aynı olacaktır Ama, burada çok önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor Demirel, "Cumhur demek, halk demektir Cumhurbaşkanı, halkın başkanıdır" derken, Cumhurbaşkanlığı dönemindeki icraatlarını unutmuş görünüyor. Kendisi Cumhurbaşkanı makamındayken, halkın tercihlerine karşı aldığı bireysel tavrın bu millet tarafından boğuntuya getirildiğini zannediyor galiba. Hatırlarsanız, medyanın pompaladığı suni irtica tartışmalarıyla Refahyol hükümeti alaşağı edilirken, halkın büyük çoğunluğuyla seçilmiş hükümetin istifaya zorlandığı bu süreçte, Demirel, kimin tarafında yer almıştı Demokrasi dışı güçler, meclisin iradesini hiçe sayarken Demirel, ne yapmıştı Türkiye Cumhuriyeti nin gelmiş geçmiş en başarılı hükümeti Fadime-Emire-Müslüm saçmalıklarıyla görevinden ayrıldıktan sonra Demirel ne yapmıştı Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın alternatif ikinci hükümet modelini elinin tersiyle geriye itip, meclisten hükümet kurması akla ve mantığa aykırı sıradan bir vekile görev sipariş etmemiş miydi

"Cumhurbaşkanı, cumhurun başıdır Halkın başıdır " demek kolay "Halkın tercihlerini dikkate alalım" demek kolay O zaman sorarlar, "Siz, meclis iradesiyle seçilmiş bir Cumhurbaşkanı iken, cumhura, halka bu kadar saygı duyuyorken, halkın oylarıyla seçilmişlerin iradesini neden kenara koymakta neden bir an olsun tereddüt etmediniz "

Ben demokrasiye zarar verirsem, herşey mübah Ama, Cumhurbaşkanını halkın seçmesi doğru Sıradan vatandaş olarak ben, "Cumhurbaşkanını halk seçsin dersem" sizden daha inandırıcı olurum Çünkü siz, bu konudaki tek kredinizi, demokrasinin pas pas edilmesi için kullanmış birisiniz. Seçilmiş çoğunluğu, tek bir kişinin iradesine mahkum etmiş birisiniz

Türkiye yi 70 yıldır demokrasi yokuşunda patinaj ettiren zihniyet, Demirel ve Demirel gibilerin zihniyetidir. Bu milleti, ebedi olarak güdülecek kitleler, kendilerini de bu milletin tek efendisi zannedenlerin zihniyetidir. Bütün bunları söylerken, medyanın yönlendirmesiyle sağa sola savrulan oyların aritmetik dağılımından oluşan bu arızalı meclisin Cumhurbaşkanı nı seçmesi fikrini savunuyor değilim. Cumhurbaşkanı nı, bu konuda sabıkası olanlar gibi değil, gerçek demokrasi arzusuyla hareket eden birisi olarak halkın seçmesi gerektiğini savunuyorum. Laiklik kavramını eğip bükerek iktidarı tekelinde görmek isteyenler de koysunlar adaylarını Görsünler boylarının ölçüsünü! Görsünler Hanya yı, Konya yı!