Demokrasi sahtekârları

Abone Ol

Ülkemizde yaşanlar ile son olarak Mısır da yaşananlara

bakıldığında bir yaman çelişki, bir iki yüzlülük, bir sahtekarlık dikkati

çekiyor. Çünkü, sokağa demokrasi ve özgürlük isteği ile dökülenler sonuçta halk

iradesi ile oluşmuş iktidarın çekilmesini, Başbakan ya da Cumhurbaşkanının

istifasını istiyorlar. Bunlar bir yandan seçilmişleri istifaya zorlarken,

başarısız olma ihtimaline karşı da askeri darbeye davet ediyorlar. Elbette,

sokaktaki gelişmelerden askerlerin önceden haberi, göstericiler ile askerin en

azından bir bölümünün temasının olmadığını söylemek doğru olmaz. Yani

darbeciler ile sokaklarda demokrasi şarkıları söyleyenlerin el ele verdiğini

söylemek yanlış olmaz.

Bir ülkede demokrasinin hayata geçmesi ve devamı nasıl

sağlanır

Bu soruya verilecek ilk cevap halkın iradesinin hiçbir

baskı altında kalmaksızın tecelli etmesi, çıkan sonuca herkesin saygılı

olmasıdır. Seçimlerden çıkacak sonuç elbette herkesi memnun etmeyebilir.

Demokraside işte tamamen böyle bir şeydir. Seçimlerden benim istediğim sonuç

çıkmasa da çıkan sonuca saygı gösterebilmektir. Böyle bir anlayışa toplumun

kolay ulaşması mümkün değildir. Çünkü, her ülkede geçmişten gelen devleti

yönetme hakkını kendilerinde gören bir elitler grubu vardır ve işte bu

kesimlerin halkın iradesine teslim olmaları kolay olmamaktadır. Bu elitler

sürekli olarak asker ile el ele vererek seçimlerden istedikleri sonuç çıkana

kadar halk iradesinin askıya alınmasını demokrasiye aykırı bulmadıkları gibi,

darbeciler eliyle demokrasinin yerleştirilmesi gibi sahtekarca bir mantık

geliştiriyorlar. Son olarak Mısır da tam da bu tarife uyan durum yaşandı.

Mübarek i deviren kitleler ardından seçim sandığında iradelerini ortaya koyarak

Mısır ı yönetecekleri seçtiler. Bu noktaya kadar demokrat görünen, halk

iradesinin egemen olması gerektiğini savunanlar ya da demokrasi şarkıların

dillerinden düşürmeyenler isteklerine uygun bir halk iradesi ortaya çıkmayınca

kudurmuş gibi sokaklara döküldüler, Halkın seçtiklerini istemezük naraları

atmaya başladılar. Ülkemizde de benzer manzarayı çeşitli kereler yaşadık. Yani

birilerinin demokrasi diye diye darbeye zemin hazırladıklarını gördük. Peki

Demokrasi ile darbe bir arada düşünülebilir mi Bunun bir mantığı olabilir mi

Eğer darbe halk iradesinin rafa kaldırılması ise nasıl olacak da darbe

demokrasiye geçiş süreci olarak takdim edilebilecek Darbeciler halkın seçtiği

kişileri iş başından uzaklaştırıp tutuklayarak meydanı boşaltacak ardından da

darbecilerin kollarından tutup bir takım koltuklara oturttukları kimseler

demokrasiyi yerleştirmek için buralara geldiklerini utanmadan

söyleyebilecekler Diyelim ki koltuk hırsı uğruna kendilerine karşı saygılarını

yitirdiler, halktan da hiç utanmazlar Halk iradesinin rafa kaldırılması halk

iradesinin çalınması, yani hırsızlık değil midir Diyelim ki ellerindeki gücü

birileri kendi hırsları uğruna halka karşı kullanmaktan çekinmiyorlar, ya

bunlarla işbirliği yapan sivil uzantılara ne demeli

Bu noktada halk iradesinin rafa kaldırılmasına bir takım

siviller ve siyasiler destek verebiliyor, bunun için zemin hazırlıyorlarsa ve

bunu da içselleştirebiliyorlarsa o ülkelerde demokrasinin laftan öte geçmesi

mümkün olabilir mi Adı ister demokrasi ister başka bir şey olsun oluşacak

sistemi o ülke halkının belirlemesi ve buna da tüm dünyanın saygılı olması

gerekirken, yer yüzünü emirlerine amade gören bir takım sömürgeci ülkeler,

ülkelerin iç işlerine müdahale ederek çıkarları istikametinde yönetimler

oluşturmaları sanıyorum yaşanan çelişkinin sebeplerinden birisidir. Çünkü;

sömürgeci güçler için sömürü alanlarındaki yönetimin şekli çok önemli değildir.

Önemli olan onların çıkarlarının korunmasıdır. Bu bakımdan dünyaya sürekli

olarak demokrasiyi empoze edenlerin çıkarlar söz konusu olduğunda demokrasinin

fazla önemli olmadığı görülüyor. Böyle olunca, kim nerede ne adına demokrasi

şarkısı söylüyorsa insanın isyan etmesi, Demokrasinin yerleşmesi için siz

susun yeter. Çünkü, siz demokrasi dedikçe demokrasi gündeminden uzaklaşıyor.

Kısacası İslam dünyasının öncelikli olarak

kurtarıcılardan, sonra da demokrasi şarkısını dillerinden düşürmeyenlerden

kurtarılması gerekiyor.