Dem Bu Demdir

Abone Ol

Son 3 aydır yurdumuzun her yerinde, hızlı bir tempo ile yaklaşık 70-80 il ve ilçeye giderek programlar icra ettik. Saadet teşkilatları ile MİLKO’ları ziyaret edip hasbıhal yapma imkânı bulduk.
Her ziyaret ettiğimiz teşkilatta aynı temennileri duyuyorduk:“Genel Merkezimiz bir rüzgâr estirse biz atak için hazırız! Günler geçti, devran değişti. İşte şimdi beklediğimiz rüzgâr bugünlerde geldi. Hem de güçlü bir şekilde geldi. Hamdolsun ülkemizde gündem belirlemesi yapan Saadet Partisi ve Genel Başkan Sayın Karamollaoğlu olmakta!

Tam da bu günlerde iktidar mensubu Genel Başkan ve yöneticileri, icracıları, kötü gidişin sorumluları yalancı çoban gibi açığa düştüler, inandırıcılıkları en asgariye indi. Ara sıra doğruyu bile söyleseler artık halkımızın kahir ekseriyeti acı acı gülerek mukabele ediyor. Kendi içlerinde birbirleri ile çelişen açıklamalar yapıyorlar. Bölünme ve parçalanma belirtileri açıkça kendini belli etmeye başladı. Yolsuzlukların, vurgunların, uyuşturucu ticaretinin kokusunu balta kesmez oldu.
Her hareketimizde ayağımıza çelme takma derdinde olan yandaş medyanın ise büyük bir ekseriyetle, yalancı olduğu sokaktaki vatandaş tarafından anlaşıldı, tescillendi.
Bir avuç zengin hariç olmak üzere hemen her kesim mağdur oldu. Ellerim kırılaydı da bunlara oy vermeyeydim sızlanmaları ayyuka çıktı.

Genel Başkanımız ve Genel Merkezimiz zaten durmaksızın arı gibi çalışıyor, evlerine gitme fırsatı bulamıyorlardı. Tam da “dem bu dem” anlayışı ile yeni ve güçlü bir atak başlattılar. Artık gündem belirleyici duruma geldiler.
İşte şimdi teşkilatlarımız teşkilat içi eğitimlerini de ​tamamlayarak “dem bu demdir” diyerek esmekte olan rüzgârla yelken şişirip atağa geçmekteler. Artık içeriye değil, ileriye bakma zamanıdır.
Şunu da gözlemliyoruz:
İçimizdeki bazı kardeşlerimiz Genel Merkeze muhalif gibi söylemlere girseler bile, kendi kendilerini mutlaka çek edip düzelteceklerdir. İçimizde ne çete vardır ne hain vardır. Bazı cümlelere takılmak yerine kardeşlerini anlamaya çalışma dönemidir. Bilinmeli ki, kişisel ifade farklılıkları bizim zenginliğimizdir. Bu konuların üzerinde durmamalıyız. İçimizdeki bazı buruklukları kimsenin istismar edip kaşımasına izin vermemeliyiz.

GİK seferber olmuş!
İl teşkilatlarımız seferber olmuş! İlçe teşkilatlarımız seferber olmuş! MİLKO mensupları, mahalle ve köy temsilci ve yönetimleri, sandık başkanları, üyeler! Artık aradığımız rüzgâr esmeye başladı. Şimdi yeniden ve daha hızlı, daha donanımlı olarak atağa geçiyoruz!
Üye yenilemeleri, üye kampanyaları, ziyaretler, ev ziyaretleri, ev sohbetleri, yardımlaşma teşkilatlarımızın çalışmaları! Genel Merkez, il ve ilçe hatiplerinin boş bir gün dahi geçirmelerine fırsat vermemecesine programlar yapalım, davet edelim, arı gibi çalışalım!
Haydi daha hızlı hareket edelim! Erbakan Hoca’mızın ferasetle söylediği, “diz dövme, dövecek diz bulamama” dönemleri geride kaldı. “Ayağımızın altından toprak kayıyor” dönemine girildi.

Bu ülke bizim ülkemiz.
Batırılmasına asla müsaade etmeyelim! İktidardan medet umanlara durumun vahametini izah edelim! Genel Merkezimizin üzerinde titizlikle çalıştığı ve tespit ettiği çözüm önerilerimizi halkımıza anlatalım.
Evlerimize girmeye vaktimiz yok. Haydin atak zamanı! Dem bu demdir!

MÜCAHİTLER

Kendini cihada adar,
Her mücahit teker teker!
Hep beraber asılırlar,
Döndürülsün diye teker!
Her daim ileri koşar,
Asla bakmaz geri tek er!