Deliye her gün reform

Abone Ol

AKP yöneticilerinin ustalık dönemini yaşıyoruz. Bu dönemlerinin tarihte görülmedik özellikleri var.
Mesela koca koca reformlar birkaç dakikada, en çok bir iki gecede hazırlanıp servise sokuluyor. Ayrıca bu reformları her sunuşlarında hepimiz(!) sonsuz sevince ve umuda kapılıyor, gıkımızı çıkarmıyoruz.
Birkaç örnek verelim mi? Hepsi de ustalık döneminde olmuş şeyler.
“Bu kardeşinize verin oylarınızı, ha faizle şunla bunla nasıl mücadele ediliyormuş görün.”
Bu muazzam bir reformun müjdesiydi. Coşkunlukla karşılandı. Hiç kimse sormadı ki, yahu bu nasıl olacak? Planınız nedir, yol haritanız nedir, ekibiniz kimlerden oluşacak, nasıl mücadele edeceksiniz?
“ Faiz sebep, enflasyon sonuçtur.”

Bu söz faizlerin düşürüleceğini, belki de ortadan kaldırılacağını işaret ediyordu. Alkış, tezahürat, ıslık!
Kimse sormadı ki, bu ne demek, ne anlama geliyor? Faiz emir komuta ile mi düşecek? Üretim ne olacak, tarım, hayvancılık, sanayi bu planın neresinde? İsraf nasıl önlenecek?
Kısa süre sonra döviz ve altın hızlı bir tempoyla rekorlar kırmaya başladı. Gözler bu yöneticilere çevrildi. Ertesi sabah flaş haberle uyandık. “ Merkez Bankası başkanı, faiz indirim emirlerine direndiği için görevden alınmıştı.”

Tamam, şimdi yeni atanan başkan eliyle bu iş çözülecek, bravo, alkış. Ama kimse sormadı ki, yahu bu ne demek oluyor? Faizler başkanın inisiyatifinde mi? Göstergeler ne olacak, enflasyon nasıl düşecek, faiz nasıl düşecek! Bu bir reformun habercisi ise, nasıl bir reform, nasıl uygulanacak? Döviz ve altın Merkez Bankası’na göz kırparak tepeye doğru yükselişe devam ediyordu.
Gür bir ses yankılanmaya başladı:
-Nisan Mart’tan iyi olacak! Mayıs Nisan’dan daha iyi olacak! Haziran mı, Mayıs’tan çok daha iyi olacağı zaten kesin!
-Bu nasıl olacak, hangi tedbirleri aldınız, üretim, sanayi, tarım, hayvancılık, borçlar?..
Kimse ne sordu, ne cevap aradı. Elbet bir bildikleri vardır diyerek bekleme devresine girildi. Ama döviz bu, altın bu. Durmak bilmiyor, doymak bilmiyor. Bir haber yankılandı ki, Merkez Bankası’nın yeni başkanı faizleri 2,5 puan artırmış. Haydaaa! AKP yöneticilerinin dillendirdiği kurallara göre şimdi patlama sırası enflasyonda olmalıydı. O da ne, TÜİK enflasyonu durduruvermiş. Demek ki “yapılan reformlar” işe yaramaya başlamış. Döviz altın ve piyasa fiyatları yine bir atak başlatıvermez mi? Dere tepe düz gidiyor yukarı doğru. Gür bir ses tekrar yankılandı:

-Döviz kurlarına veya altın fiyatlarına bakmıyoruz. İstesek dövizi ve altını aşağı çekebiliriz. Ama bunlar önemli değil, ekonomimiz sağlam temeller üzerinde uçuşa geçti. PİK yapıyoruz.
Kimse sormadı ki, arkadaş ekonomide yeni kanunlar mı keşfettiniz? İsrafı mı önleyeceksiniz, nasıl? Üretmeden, satmadan, piyasaya mamul arz etmeden, ihracatı artırmadan nasıl uçuşa geçtiniz? Yüksek bir ses ise hep bir cümleyi tekrarlıyordu:
-Biz hep diyoruz, hep diyeceğiz, faiz sebep, enflasyon sonuçtur!
Ne bilge bir cümle. Demek faizleri artırmadan altını da, dövizi de, enflasyonu da yenecekler. Helal olsun. Reformlar artık devreye girecek demektir. İtiraz etmeyelim, sormayalım, konuşmayalım, denmişçesine sus pus olduk.
Flaş, flaş, flaş!
Merkez Bankası Başkanı “emirlere itaat etmediği için” görevden alınmış, yerine eski “başarılı maliye bakanı” getirilmiş, Hazine ve Maliye Bakanı istifa etmiş. Yerine eski “başarılı bir bakan” getirilmiş.
Yüksek yerlerden bir cümlelik açıklama:

-Her alandaki tahribatları gidererek yeni bir şahlanış başlatıyoruz. Bütün alanlarda reform yapacağız. Bu dönem gururla hatırlayacağımız bir dönem olacak. Üreticilerimizi, sanayicilerimizi, halkımızı faize ezdirmeyeceğiz. Faiz sebep, enflasyon sonuçtur.
Aaa! Yine mi reform? Nasıl yani? Kimler hazırladı, kaç oturum yapıldı? Adalette, ailede, eğitimde de reform söylemleri olduğuna göre bu nasıl bir reform? Neler yapılacak, yol haritası ne olacak? Bir gecede nasıl hazırlandı? Sormadık, konuşmadık, itham etmedik.
Çıka çıka ne çıktı?

Yüzde elliye yakın faiz artışı. Hem de AKP yöneticilerinin daha önce vatana ihanet olarak ilan ettiği faiz artışı, bu defa acı ilaç olarak nitelendirilerek. Başka bir tedbir konuşulmuyor. Üretim, ihracat, piyasa, enflasyon gündemde bile değil. İsraflar büyüyerek devam ediyor.
Öncekileri, hep unuttuk. Yeni bir reform süreci başladı. Ama sadece adı reform, başka belirtisi yok.
Ne suskun milletiz, ne uslu milletiz.
Art arda her olaydan sonra reform.
Bize her gün reform!

KÜTÜR KÜTÜR REFORM

Her açıldığında etkili ağız,
Reform söylemleri kütür kütür!
İsraf diz boyu, üretimden uzağız,
Uçurum yolları bizi ürkütür!