Değişim yuvarlanması

Abone Ol

Ülkemin "insan hakları ve özgürlük" savunucusu mert kalemlerinden Gülay Göktürk, aynı gazetede yazan arkadaş Nuh Gönültaş a itiraz ediyor; AKP lilerin nerede ve nasıl yaşadıklarını gösteren listeleri yorumlamasına. İzlenmek, fişlenmek ve jurnallenmekten o kadar bıktık, Gülay Göktürk hanımefendi haklı olarak diyor ki: "Eğer günün birinde herhangi biri bana, filanca çevrenin mensupları şuralara girip çıkıyor, şuralarda eğleniyor diye bir liste vermeye kalksa, ilk işim o listeyi alıp yüzüne çalmak olurdu."

Evet, öyle olsa, öyle yapılır ve haklı olunur. Amma... İşin amması Gönültaş ın maksadını daha doğrusu, Gönültaş a yansıyan rahatsızlığı iyi anlamak gerek.

Yani şikayetçi olunan hayatı, özentivarî yaşamaya çalışmanın yanlışlığı, rahatsız ediciliği...

Vaaz ettiği kasaba halkının bağış ve yardımları ile geçimini temin eden ve biraz da gizli lüksyaşayan birinin benimle aynı yaştaki çocuğunu üniversite imtihanı için geldiğimiz şehirde diskotek ararken görmek beni çok şaşırtmıştı. Dans ve diskotek bizim kasabamıza çok uzaktı ama o vaiz çocuğunun bütün dansları bildiğini öğrenmiştik.

İşte mesele bu sevgili Gülay Göktürk.

AKP milletvekillerinin "fevkalade Reniacı" çocukları bu ülkede kimseyi rahatsız etmezdi; babaları "Reinacı hayatları istemiyoruz" fetvalarına imza atmasa idi.

Lakin yine de alışmak, hoşgörü göstermek, daha doğrusu karışmadan uzak durmak gerek. Çünkü yine bize gelecekler.Reinalarda kalıcı olamaz onlar. Paraları bittiğinde Reinacılar da bakar icaplarına...Yani o gün...

Değişim sath-ı maildir, eğik düzlemdir, yamaçtır! Değişenin nerede duracağı kestirilemez. Reina önü de olur, başka Reina önü de...

İki zevkli yazı için Sayın Gönültaş a ve Göktürk e teşekkürler.