Herhangi bir dine göre yazılmamış bir metnin herhangi bir dine göre değerlendirilmesi mümkün müdür? Metnin içinde o dinin gereklerinden herhangi bir ritüel yer almazken o metni o dine göre değerlendirmek mantıklı mıdır? İslam dininin herhangi bir kaidesinin yer almadığı bir devlet metnini İslam dinine göre değerlendirmek doğru bir değerlendirme olabilir mi? Üstelik bu değerlendirmelerde insanları günahkâr ilan etmek hangi akla sığar? Yine, bu tür değerlendirmelerle Müslümanların geleceklerine yönelik yani hayatlarının sonuçlarına yönelik yargı beyan etmek komiklik için değilse ne içindir! Şunu yapmazsanız cehennemi boylarsınız, bunu yaparsanız ahiretinizi harcamış olursunuz gibi yargılar, bu yargılarda bulunanların elinde son model bir imanölçer aleti varmış gibi bir hava veriyor! Hava veriyor vermesine de ama hiç komik olmuyor açıkçası! Bu tür yargılar komiklik için yapılıyorsa dediğimiz gibi komik bile olmuyor!
Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlettir. Herhangi bir kanunu İslam dinine göre düzenlenmemiştir. Anayasası İslam’a göre değil. Devletin kuralları İslam dinine göre işlemiyor. Ne yargısı İslam’a göredir ne de cezai yaptırımı. Bütün devlet kurumları laik düzene göre düzenlenmiştir. Hiçbir devlet kurumu İslam şeriatına göre değildir. Devletin herhangi bir kanununda İslam şeriatı işlemez. Türkiye’nin hukuk yapısı tamamen İslam dışıdır. Türkiye’de eğitim İslam eğitim sistemine göre verilmez. Bütün okullar laik düzene göre düzenlenmiştir. Buna imam-hatipler ve ilahiyatlar da dâhildir. Bütün okullarda okul düzeni Hıristiyanî bir yapıdadır. Kiliselerdeki sıra düzeni bütün okullarda vardır. Eğitim tamamen İslam dışı yani laik bir eğitim sistemi mevcuttur. Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal yapısı da tamamen laik düzene göre düzenlenmiştir. Devletin öngördüğü sosyal düzen tamamen laik bir düzendir. Mimaride İslam mimarisi yoktur. Apartmanlar tamamen laik düzene göre yani laik yaşama göre yapılmıştır. Devletin öngördüğü bir ev; balkonlu, üst üste, oda sayısı iki artı bir veya üç artı bir şeklindedir. İslam aile sistemi kaldırılmış tamamen laik aile sistemi getirilmiştir. Çekirdek aile denilen laik aile düzeni vardır. İslam aile sistemindeki ailenin büyüklerini de kapsayan ev yerine sadece anne-baba-çocukları kapsayan ev hatta sadece anne-babayı yani bir çifti barındıracak ev düzeni getirilmiştir. Bu düzenle dede-nine kapı dışarı edilmiş çünkü devlet onlara da yer ayarlamış huzurevi adı altında huzursuzluk evleri açmıştır. Aile toplumun çekirdeği olduğu için laik düzen düzenlemeye çekirdekten başlamıştır. Ailenin bir anlamı daha var; kapalı olmasıdır. Sosyal hayattaki laik düzenlemeler bireyden devlete doğru giderken laiklik anlamında işi garantiye almak için bireyin laikliğinden önce ailenin laikleştirilmesi üzerinde durulmuştur. İnsanın temel ihtiyacı olan barınma ihtiyacının giderilmesi yani evi laik düzene göre düzenlenerek iş temelden garantiye alınmıştır. Aynı şekilde, devletin yönetim hukuku ve biçimi de laik düzene göre düzenlenmiştir. Kanunla kalınmıyor yönetim masası laik düzene göredir. Yönetim masasında Müslüman oturuyor olabilir ama yönetim hukuk ve şekli laiktir. Devletin hem hukuk sistemi hem de uygulama sistemi laik düzendir. Yönetici Müslüman olsa ne yazar. Kanunlar laiktir; o kanunları uygulamak zorundadır.
Hâlihazırdaki laik düzenin içinde yapılacak laik değişiklik laiklik düzenini hiçbir şekilde değiştirmiyor, değiştirmeyecek. Yapılacak küçük değişiklik konuşulurken konuyu İslam çerçevesinde konuşmak yani şunu yaparsanız günah olursunuz bunu yapmazsanız ahiretinizi bitirirsiniz gibi yargılarda bulunmak bilgisizlik değilse Müslümanlarla dalga geçmektir. Oy kullansak da laik düzen devam edecek oy kullanmasak da laik düzen devam edecek. Türkiye’de değişen bir şey yok.
Acaba ben bu yazıyı yazdım diye günaha girdim mi!