Bağdat a ilk bomba düştüğünde kasamıza yeşil dolarlar
girecek dediniz. Dışişleri Bakanınıza Türkiye tarihinin en kirli at
pazarlıklarını yaptırdınız. 1 Mart tezkeresinin geçmesi için elinizden geleni
yaptınız. Merhum Erbakan Hocanın ve vicdanlarının etkisiyle hayır oyu veren
milletvekillerinin üzerini çizdiniz. Tezkerenin geçmemesine rağmen türlü
numaralarla Irak a bomba yağdıran binlerce uçuşa izin verdiniz. Ve fakat
kafanıza Amerikan çuvalının geçirilmesinden kurtulamadınız, Irak politikanız
çöktü!
***
Afganistan da
teröre karşı ortak savaş vereceğiz dediniz. Muhalefetteyken karşı çıkmanıza
rağmen, iktidara gelince askerimizi Kabil e diktiniz. ISAF işgal güçlerinin
komutasını defalarca üstlendiniz. Amerikan askerinin güvenliğini siz
sağladınız. Şimdi NATO Afganistan da harcadığınız paraları ödememek için bin
dereden su getiriyor, Afganistan politikanız çöktü!
***
Annan planı
dediniz. Çözümsüzlük çözüm değildir dediniz. Sorun oluşturan taraf
olmayacağız dediniz. Şehit kanıyla kurtarılan kendi devletinizin varlığını
koruyacağınıza, referandumda evet oyu verilmesi için ahir ömründe Rauf
Denktaş a kan kusturdunuz. Şimdi Kuzey Kıbrıs Türk Devletinin Federasyon çatısı
altında yok olması an meselesi, Kıbrıs politikanız çöktü!
***
Avrupa Birliği ne
girmeliyiz dediniz. Muasır medeniyet seviyesine çıkmalıyız dediniz. Yenilmiş
bir medeniyetin çocukları olduğumuzu söylediniz. Adaylık tarihini tamtamlarla,
gündüz gözü attığınız havai fişeklerle kutladınız. Avrupalılar istedi diye
türlü ahlâksızlıkları kanunen serbest bıraktınız. Şimdi Avrupalılar tarafından
bekleme odalarına hapsedilmiş durumdasınız, Avrupa politikanız çöktü!
***
İsrail ile Arap
âleminin arasını yapacağız dediniz. Suriye ile İsrail i barıştıracağız
dediniz.
Asker kökenli iki İsrail başbakanı yüzünüze karşı hiç
çekinmeden Gazze ye tank üzerinde girdiğimde ibadet aşkıyla tutuşuyorum dedi,
masayı yıkmak yerine sakin sakin dinlediniz. Kameralar önünde gülümseyerek poz
verdiniz.
Siyonist Cumhurbaşkanını dualarla açılan meclisimizde
ağırladınız. Eli kanlı katili ayakta alkışladınız. İsrail in Gazze
katliamlarında orantısız güç kullanma şeklindeki kirli cümleyi bile sarf
edebildiniz. Bir avuç yürekli insanımızın bulunduğu yardım gemimizi Akdeniz in
ortasında vurdular, insanımızı şehit ettiler, yaraladılar, esir aldılar. Sözüm
ona dostluğumuz kıymetli, düşmanlığımız şiddetlidir dediniz. Akdeniz de
seyr-ü sefer garantisi verdiniz. Bugün aradan beş yıl geçti. Şehit başına
ödenecek tazminatla, resmi kayıtlara bile geçmeyen kuru bir özre razı oldunuz.
Mahkemenin kırmızı bülten kararını işleme bile koydurmuyorsunuz. Üstelik en
yetkili ağızlarınızla Mavi Marmara şehit ailelerini suçlar oldunuz. İsrail
bugün tarihinin en rahat günlerini geçiriyor, İsrail politikanız çöktü!
***
Komşularla sıfır
problem istiyoruz dediniz. Ermeni açılımı başlattınız. Kazan kazan yapacağız
dediniz. Siyaset sorunları çözme
sanatıdır dediniz. Sözde dostluk maçlarında birlikte çekirdek çıtlattınız.
Şimdi elin Taşnak reisi utanmadan Türkiye den toprak talep ediyor, Ermeni
politikanız çöktü!
Önce Libya da NATO nun ne işi var dediniz. Üç gün
sonra, operasyonu NATO şemsiyesine alabildik diye müjde verdiniz. NATO üyesi
Norveç ve Polonya bile, arkadaş ben bu operasyona katılmam diyebiliyorken;
Afrika Birliği ülkeleri Libya ya gidip ateşkes çağrısı yapabiliyorken; siz ille
de rol kapacağım diye koşa koşa gemi gönderdiniz. Mehmetçiği haçlının bekçisi
yaptınız. Libya da iç savaş hâlâ devam ediyor. İç savaştan kaçarken Akdeniz in
sularına gömülen sivillerin naaşları kıyılara vuruyor. Libya politikanız çöktü!
***
Suriye ile kardeş
olacağız dediniz. Beşşar Esat la ailece tatillere çıktınız. Mayınlı sınır
arazisini İsrail e temizletmeye kalktınız. İsrail menşeli firmaya bir çakıl
taşı bile verilmemeli diyenleri, faşist ilan ettiniz. Sınırları
kaldıracağız, Yeni Osmanlı yı kuracağız sandınız. Müslüman kardeşinizin
evindeki yangını söndürmek yerine, daha da büyütmek için ateş taşıdınız.
Eğit-donat-ölüme yolla safsatalarından hayır beklediniz. Kurduğunuz tüm
dostluklar târumâr oldu, Suriye politikanız çöktü!
***
Önce Kürt açılımı dediniz, olmadı demokratik açılıma
çevirdiniz. Dolmabahçe de şarkıcıya türkücüye kokteyl düzenlemekten öteye
gidemediniz. Magazin gündeminden fırlayan figürleri âkil adam ilan ettiniz.
Dağdan inen teröristin ayağına helikopterle hâkim gönderdiniz. Eli kanlı
teröriste otobüs üzerinde şehir turu attırdınız. Şimdi elin oğlu özerkliğini
ilan ediyor, her gün bir şehirde yol kesiyor. Yakıyor, yıkıyor, vuruyor,
öldürüyor, Kürt politikanız çöktü!
***
Merhum Erbakan Hocamız, size leblebici dükkânı bile
emanet edilmez dedi, kızdınız. Biz ders anlatırken arka kapıdan kaçanlara
güvenilmez dedi, darıldınız. Bu Siyonist mikrobu 5765 yaşındadır, ben mi
siyonizme hizmet ediyorum, hadi canım sen de , sözlerini söylete söylete
kendisine hizmet ettirir dedi, ciddiye almadınız. Hiçbir uyarısına kulak
vermediniz. On üç yıldır bunca gaflete, bunca delalete, bunca beceriksizliğe
imza attınız. Şimdi de çıkmış İmparatorluk bakiyesi olan koca bir ülkeyi
Anonim Şirket gibi yönetmek için yeniden yetki istiyorsunuz.
Öyleyse biz de size merhum Erbakan hocamızın
kulaklarımızda çınlayan sözleriyle cevap veriyoruz:
Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan!
LİNÇ EDİLEN YARBAY A KARDEŞ TAVSİYESİ
Şehit Yüzbaşı nın Yarbay kardeşini elbirliği ile linç
ediyorlar değil mi
Oysa Peygambere küfredildiğinde, bu muhafazakârları o
kâfirlerle yan yana yürürken bulursun. İslâm toprakları işgal edildiğinde, bu
reel politikçileri işgalciyle kol kola görürsün. Ama yüreği yanan bir şehit
yakınının sözleri kendilerine dokununca, ağızlarından nefret kusa kusa
saldırıya geçerler. Ne şerefini bırakırlar, ne onurunu, ne de hainliğini. Bana
sorarsanız, eğer bu öfke selinden kurtulmak istiyorsa o Yarbayın yapacağı en doğru
iş, tıpkı kardeşi gibi sıcak çatışma bölgelerine tayinini isteyip, vuruşa
vuruşa şehâdet şerbetini içmektir. Yoksa bu haysiyet cellâtlarının Yeni
Türkiye sinde, nefes almak bile kendisine haramdır.