Değişerek gelişen kadroların 13 yıllık hikâyesi

Abone Ol

Bağdat a ilk bomba düştüğünde kasamıza yeşil dolarlar

girecek dediniz. Dışişleri Bakanınıza Türkiye tarihinin en kirli at

pazarlıklarını yaptırdınız. 1 Mart tezkeresinin geçmesi için elinizden geleni

yaptınız. Merhum Erbakan Hocanın ve vicdanlarının etkisiyle hayır oyu veren

milletvekillerinin üzerini çizdiniz. Tezkerenin geçmemesine rağmen türlü

numaralarla Irak a bomba yağdıran binlerce uçuşa izin verdiniz. Ve fakat

kafanıza Amerikan çuvalının geçirilmesinden kurtulamadınız, Irak politikanız

çöktü!

***

  Afganistan da

teröre karşı ortak savaş vereceğiz dediniz. Muhalefetteyken karşı çıkmanıza

rağmen, iktidara gelince askerimizi Kabil e diktiniz. ISAF işgal güçlerinin

komutasını defalarca üstlendiniz. Amerikan askerinin güvenliğini siz

sağladınız. Şimdi NATO Afganistan da harcadığınız paraları ödememek için bin

dereden su getiriyor, Afganistan politikanız çöktü!

***

  Annan planı

dediniz. Çözümsüzlük çözüm değildir dediniz. Sorun oluşturan taraf

olmayacağız dediniz. Şehit kanıyla kurtarılan kendi devletinizin varlığını

koruyacağınıza, referandumda evet oyu verilmesi için ahir ömründe Rauf

Denktaş a kan kusturdunuz. Şimdi Kuzey Kıbrıs Türk Devletinin Federasyon çatısı

altında yok olması an meselesi, Kıbrıs politikanız çöktü!

***

  Avrupa Birliği ne

girmeliyiz dediniz. Muasır medeniyet seviyesine çıkmalıyız dediniz. Yenilmiş

bir medeniyetin çocukları olduğumuzu söylediniz. Adaylık tarihini tamtamlarla,

gündüz gözü attığınız havai fişeklerle kutladınız. Avrupalılar istedi diye

türlü ahlâksızlıkları kanunen serbest bıraktınız. Şimdi Avrupalılar tarafından

bekleme odalarına hapsedilmiş durumdasınız, Avrupa politikanız çöktü!

***

  İsrail ile Arap

âleminin arasını yapacağız dediniz. Suriye ile İsrail i barıştıracağız

dediniz.

Asker kökenli iki İsrail başbakanı yüzünüze karşı hiç

çekinmeden Gazze ye tank üzerinde girdiğimde ibadet aşkıyla tutuşuyorum dedi,

masayı yıkmak yerine sakin sakin dinlediniz. Kameralar önünde gülümseyerek poz

verdiniz.

Siyonist Cumhurbaşkanını dualarla açılan meclisimizde

ağırladınız. Eli kanlı katili ayakta alkışladınız. İsrail in Gazze

katliamlarında orantısız güç kullanma şeklindeki kirli cümleyi bile sarf

edebildiniz. Bir avuç yürekli insanımızın bulunduğu yardım gemimizi Akdeniz in

ortasında vurdular, insanımızı şehit ettiler, yaraladılar, esir aldılar. Sözüm

ona dostluğumuz kıymetli, düşmanlığımız şiddetlidir dediniz. Akdeniz de

seyr-ü sefer garantisi verdiniz. Bugün aradan beş yıl geçti. Şehit başına

ödenecek tazminatla, resmi kayıtlara bile geçmeyen kuru bir özre razı oldunuz.

Mahkemenin kırmızı bülten kararını işleme bile koydurmuyorsunuz. Üstelik en

yetkili ağızlarınızla Mavi Marmara şehit ailelerini suçlar oldunuz. İsrail

bugün tarihinin en rahat günlerini geçiriyor, İsrail politikanız çöktü!

***

  Komşularla sıfır

problem istiyoruz dediniz. Ermeni açılımı başlattınız. Kazan kazan yapacağız

dediniz.  Siyaset sorunları çözme

sanatıdır dediniz. Sözde dostluk maçlarında birlikte çekirdek çıtlattınız.

Şimdi elin Taşnak reisi utanmadan Türkiye den toprak talep ediyor, Ermeni

politikanız çöktü!

Önce Libya da NATO nun ne işi var dediniz. Üç gün

sonra, operasyonu NATO şemsiyesine alabildik diye müjde verdiniz. NATO üyesi

Norveç ve Polonya bile, arkadaş ben bu operasyona katılmam diyebiliyorken;

Afrika Birliği ülkeleri Libya ya gidip ateşkes çağrısı yapabiliyorken; siz ille

de rol kapacağım diye koşa koşa gemi gönderdiniz. Mehmetçiği haçlının bekçisi

yaptınız. Libya da iç savaş hâlâ devam ediyor. İç savaştan kaçarken Akdeniz in

sularına gömülen sivillerin naaşları kıyılara vuruyor. Libya politikanız çöktü!

***

  Suriye ile kardeş

olacağız dediniz. Beşşar Esat la ailece tatillere çıktınız. Mayınlı sınır

arazisini İsrail e temizletmeye kalktınız. İsrail menşeli firmaya bir çakıl

taşı bile verilmemeli diyenleri, faşist ilan ettiniz. Sınırları

kaldıracağız, Yeni Osmanlı yı kuracağız sandınız. Müslüman kardeşinizin

evindeki yangını söndürmek yerine, daha da büyütmek için ateş taşıdınız.

Eğit-donat-ölüme yolla safsatalarından hayır beklediniz. Kurduğunuz tüm

dostluklar târumâr oldu, Suriye politikanız çöktü!

***

Önce Kürt açılımı dediniz, olmadı demokratik açılıma

çevirdiniz. Dolmabahçe de şarkıcıya türkücüye kokteyl düzenlemekten öteye

gidemediniz. Magazin gündeminden fırlayan figürleri âkil adam ilan ettiniz.

Dağdan inen teröristin ayağına helikopterle hâkim gönderdiniz. Eli kanlı

teröriste otobüs üzerinde şehir turu attırdınız. Şimdi elin oğlu özerkliğini

ilan ediyor, her gün bir şehirde yol kesiyor. Yakıyor, yıkıyor, vuruyor,

öldürüyor, Kürt politikanız çöktü!

***

Merhum Erbakan Hocamız, size leblebici dükkânı bile

emanet edilmez dedi, kızdınız. Biz ders anlatırken arka kapıdan kaçanlara

güvenilmez dedi, darıldınız. Bu Siyonist mikrobu 5765 yaşındadır, ben mi

siyonizme hizmet ediyorum, hadi canım sen de , sözlerini söylete söylete

kendisine hizmet ettirir dedi, ciddiye almadınız. Hiçbir uyarısına kulak

vermediniz. On üç yıldır bunca gaflete, bunca delalete, bunca beceriksizliğe

imza attınız. Şimdi de çıkmış İmparatorluk bakiyesi olan koca bir ülkeyi

Anonim Şirket gibi yönetmek için yeniden yetki istiyorsunuz.

Öyleyse biz de size merhum Erbakan hocamızın

kulaklarımızda çınlayan sözleriyle cevap veriyoruz:

Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan!

 

LİNÇ EDİLEN YARBAY A KARDEŞ TAVSİYESİ

Şehit Yüzbaşı nın Yarbay kardeşini elbirliği ile linç

ediyorlar değil mi

Oysa Peygambere küfredildiğinde, bu muhafazakârları o

kâfirlerle yan yana yürürken bulursun. İslâm toprakları işgal edildiğinde, bu

reel politikçileri işgalciyle kol kola görürsün. Ama yüreği yanan bir şehit

yakınının sözleri kendilerine dokununca, ağızlarından nefret kusa kusa

saldırıya geçerler. Ne şerefini bırakırlar, ne onurunu, ne de hainliğini. Bana

sorarsanız, eğer bu öfke selinden kurtulmak istiyorsa o Yarbayın yapacağı en doğru

iş, tıpkı kardeşi gibi sıcak çatışma bölgelerine tayinini isteyip, vuruşa

vuruşa şehâdet şerbetini içmektir. Yoksa bu haysiyet cellâtlarının Yeni

Türkiye sinde, nefes almak bile kendisine haramdır.