Değerli Yalnızlık Yok Değersiz Kalabalık Var

Abone Ol

Mısır da 14 Ağustos tan bu yana ölü sayısı üç bini geçti.

O günden bu güne her gün en az yüz Müslüman öldürülüyor. Darbeciler,

Müslümanları öldürmeye devam ediyor. Darbenin yapılmasını sağlayan ABD ve

Avrupa devletleri ise sözde kınıyorlar. (Bu arada Sisi nin değil onun atadığı

sözde Cumhurbaşkanı Mansur un Hıristiyan olduğunu söyleyen okurlarıma Sisi nin

açıklamalarını iyi takip etmelerini tavsiye ediyorum, kaldı ki darbe yönetimi

Müslüman değil, Müslüman olmadıktan sonra ne olurlarsa olsunlar, önemi var mı,

üstelik bu kadar insanı katledenler kim olursa olsunlar canidirler,

katildirler.) İsrail ise sevincinden Esad ın kimyasal gazla yaptığı katliamı

bile kınadı. İnandırıcı olamasa da.

Kâfirler Müslümanları öldürmeye devam ediyor. Irak ta her

gün en az elli kişinin öldürülmesi o kadar kanıksandı ki dünya ve Türkiye

basınında artık haber bile olmuyor. Suriye de ise her gün en az iki yüz kişi

öldürülüyor. Geçtiğimiz Çarşamba günü Esad kimyasal silah kullanarak (sârin

gazı) bin üç yüz kişiyi öldürdü. Ölenlerin hepsi Müslüman ve çoğu çocuktu.

Evet, bunca katliama İslam dünyası herhangi bir karşılık vermiyor ve vermeyi de

düşünmüyor. Hatta Türkiye ve Katar haricinde bütün İslam ülkeleri

katliamcıların safında yer alıyor. Bu nasıl Müslümanlık! Katillerle aynı yerde

olmak nasıl bir şeydir benim aklım almıyor. Türkiye ye gelince

Türkiye de yöneticiler ağlamaktan başka bir şey yapmıyor.

Mısır da binlerce Müslüman öldürülüyor Türkiye Başbakanı ve hükümet üyeleri

ağlamaktan başka bir şey yapmıyor. Suriye de kimyasal silah kullanılarak

binlerce kişi öldürülüyor Türkiye Başbakanı ve bakanlar ağlamaktan başka bir

şey yapmıyor. Evet, ağlamak insani bir durumdur, en azından bu bile iyi. Yalnız

ağlamakla katliamlar durmuyor. Ben bir vatandaş olarak o katliamları gördüğümde

ağlarım, ağladım. Çünkü benim elimde ne bir yetki var ne de bir emrimde olan

ordu. Ama siz Türkiye yi yönetiyorsunuz emrinizde dünyanın ikinci güçlü ordusu

diye övündüğünüz ordu var, diğer güvenlik güçleri var. Neden ağlıyorsunuz Bir

kere yönetici ağlamaz, ağlatmamak için çalışır. Ağlanacak durumları ortadan

kaldırır. Tabi burada Müslüman bir yöneticiden bahsediyoruz. Eğer siz Müslüman

gibi görünüp riyakârlık yaparak iki oy için ağlıyorsanız sizi Allah a havale

ediyoruz. Suriye de ölen çocuklar öbür dünyada yakanıza yapışacaktır. O çocukların

babaları yakanıza yapışacaktır.

Ben bu yazıyı Türkiye Başbakanı nın yakasına yapışmak

için yazıyorum. Mısır ve Suriye deki katliamları niye durdurmuyorsunuz Madem

Müslümansınız niye müdahale etmiyorsunuz 1974 te Kıbrıs adasına çıkan Türk

askeri şimdiki askerden daha mı güçlüydü de adaya çıkmıştı Hani milli

teknolojiye geçmiştiniz Hani ilk milli Türk tankını üretmiştiniz Hani ilk

milli insansız hava aracını üretmiştiniz Hani kimseye boyun eğmiyor kendi

askeri teknolojinizi üretiyordunuz Nerede bunlar Bunlar eğer üretildiyse

kimler için kullanılacak İlla Türkiye vatandaşı mı öldürülmesi lazım Merak

etmeyin o da oldu zaten. Ceylanpınar da ayda en az bir insanımızı kaybediyoruz

Esad kurşunları ya da bombasıyla. İsrail dokuz Türk ü öldürmüştü, nerede bunun

cevabı

Ey Türkiye Başbakanı! Ve ey İslam ülkeleri yöneticileri!

Ey bütün dünya Müslümanları! Mısır da Müslümanlar katlediliyor. Suriye de

Müslümanlar katlediliyor. Daha konuşmayı bile öğrenmemiş, daha yürümeyen

bebekler öldürülüyor. Daha ne bekliyorsunuz! Sizin çocuklarınızın öldürülmesini

mi bekliyorsunuz! Ey Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan! Kendi torununuz

yaşındaki bebekler öldürülüyor, kendi çocuklarınız kendi torunlarınız kimyasal

silahlarla öldürülseydi müdahale etmeyecek miydiniz

İngiltere yüz tane balıkçısı için savaş gemisi gönderdi

geçtiğimiz günlerde Cebelitarık Boğazı na. Haberin başlığı şuydu;

Cebelitarık ta sular ısınıyor. İspanya İngiltere balıkçılarının protestosuna

müdahale etti diye. Üstelik hiçbir balıkçı öldürülmediği ve hatta yaralanmadığı

halde. Senin Mısır da ve Suriye de din kardeşlerin öldürülüyor sen ise halen

sadece ağlıyorsun! Türkiye Mısır daki vatandaşlarını tahliye etme bahanesiyle

Mısır a yolcu gemisinin yanı sıra savaş gemisi gönderip kâfir katillere mesaj

verebilirdi. Bu basit bir eylemden bile aciz bir ülke miyiz biz! Türkiye nin

Suriye sınırını koruma bahanesiyle Türk askeri tanklarını sınıra yığıp

Suriye deki katillere gözdağı verebilirdiniz! Bunun için siyaset ve cesaret

lazım! Anlaşılan ikisi de yok!

Türk askeri 1974 te Kıbrıs adasına çıktığında bütün dünya

devletleri karşı gelmişti; ABD Türkiye ye ambargo uygulayacağını açıklamış

nihayetinde uygulamıştır. ABD sanıyorum on yıl Türkiye ye ambargo uygulamış, on

yılda Türk halkı ölmemiş, ölseydi zaten bizler şuan hayatta olmazdık. Türk

askeri Mısır a ya da Suriye ye girse bütün dünya devletleri karşı gelir ama

Türk halkı yok olmaz, ölmez. Eğer Türkiye askeri müdahalede bulunsa belki

katliamlar duracaktır. Diyelim Türk askeri yenildi hiç olmazsa Müslüman için

savaştık ve savaşı kaybettik deriz. Yenilmenin bir şerefi vardır. Ama şuan

Türkiye zillet içinde. Sadece protesto etmek katliamları kanıksamaktır! Bunun

adı değerli yalnızlık değil değersiz kalabalıktır! Dünyada bir buçuk milyar

Müslüman varmış! Hadi canım sende! Dünyada bir buçuk milyarı bırakın bir buçuk

milyon Müslüman olduğuna bile inanmıyorum artık!

Allah ım Müslümanlara siyaset ver, cesaret ver, iman ver!

Bunaldık ya Rabbi!