Davutoğlu dönemi de bitti

Abone Ol

Türkİye nin dış politikasına 14 yıldır yön veren

Davutoğlu da oyunun dışına itildi.

İslam dünyası açısından 14 kirli yıl yaşandı. Olanlar bu

14 yılın tamamında Danışman, Bakan ve Başbakan olarak görev yaptığı süreçlerde

oldu. Olanların en büyük mesullerinin biri kendisidir.

İçimizden çok şey söylemek geliyor. Lakin küçücük bir

yazıda hangi birini yazabiliriz

AK Parti gurubunda yaptığı son konuşmasındaki bazı

cümlelerini esas alarak bu 14 yıllık Davutoğlu dönemi hakkında bir iki söz

söyleyelim.  

İşte dediklerinden bazı cümleler:

İnandığımız doğrulardan, lekesiz ve temiz siyasetten

geri durmayacağız... Ülkemize, milletimize ihanet etmeyeceğiz, edenlere de izin

vermeyeceğiz... Bugün herkes imtihandadır. Biz sağ ve sol omuzumuzdaki

meleklerin yazdıklarına bakarız. Biz onların tuttukları dosyalar için

yaşıyoruz. Son nefesimizde onların hayır kaydetmesi için çalışıyoruz... Kim ne

fitne üretirse üretsin hepimiz önce Allah tan korkalım...  

Bu cümlelerle güya rest çekerek:

Fazla üstüme gelmeyin, giderim ha!..

Demeye getirdi, ama resti görüldü, defteri dürüldü.

Söz konusu konuşma kendi şahsi ve ailevi hayatından

bahsetse, çoğumuz gibi biz de biliriz ki, kendilerinin mazbut bir aile

yaşantısı vardır. Mal ve servete tamahı olmadığı gibi, maddi yolsuzluklara

bulaşacak bir yapıda da değildir. 

Lakin Sayın Davutoğlu bu sözleri partisinin grup

toplantısında yapmış, iktidar kademelerindeki hayatından bahsetmiştir.

Şaşkınız:

İnandığı doğrulardan bahsederken, hiç bir müslümanın

canına, malına, ırzına yapılan tecavüzler için yardım etmemek, onaylamamak

gerektiği gibi doğrular buna dâhil değil midir acaba  

14 yıldır Türkiye nin de başrollerde bulunduğu rezil

operasyonlarla kaç milyon Müslüman öldürülmüştür, tecavüze uğramıştır,

yurdundan yuvasından sökülüp dağlara, çöllere sürülmüştür Afganistanlı,

Iraklı, Libyalı ve Suriyeli Müslümanlardan kaç milyonu dağlarda, denizlerde,

çöllerde ölmüş veya öldürülmüştür  

Kaç trilyon dolar Müslüman sermayesi

yağmalanmıştır  

Kaç devlet çatır çatır yıkılmıştır

Bütün bu vahşetler olurken kendileri ve temsil ettikleri

devletimiz, katillerden, zalimlerden, soygunculardan yana mı tavır koydu,

mazlumlardan yana mı  

14 yıldır, Stratejik Ortak, Koalisyon Ortağı, Ebedi Dost

dedikleri ve halen de öyle bulundukları ABD, Avrupa ve İsrail ile oy vererek,

sınırları açarak, askeri destek vererek, lojistik sağlayarak beraber olmadılar

mı Bunları inandığı doğrularla nasıl bağdaştırıyor acaba

Mısır konusunda, Suriye konusunda, Yemen konusunda vicdan

muhasebesi yapmıyor mu Allah aşkına! Lekesiz ve temiz siyaset  illa

çalmamak çırpmamakla mı oluyor Bunlar kapkara birer leke değil mi

Kendisi koca koca kitapları telif etmiş bir ilim adamı

olarak bilinmektedir. Hem de dış politika konusunda! Üniversitelerimizde şahsen

programlar yaparken zaman zaman kendisini iyi tanıyan profesörlerin hayret

ettiklerine şahit oluyoruz. Dış politika ile ilgili bu kadar akademik çalışma

yapmış biri olan Davutoğlu nun bu kadar fahiş hatayı peş peşe nasıl yaptığı

konusunda. 

Büyük Ortadoğu Projesi nin yöneticiliğini üslenirken,

konunun âlimi olarak, bu projenin kaç İslam ülkesinin yıkılması için

hazırlandığını, kaç milyon Müslümanın öldürülmesini öngördüğünü fark edememiş

miydi acaba  

Kendisi konunun bu kadar âlimi iken, yaptıklarını

eleştirmemiz konusunda sakın bizi cahillikle, konuyu anlamamazlıkla falan itham

etmeyin. Kardeşler, ortada milyonlarca Müslüman ın cesedi var. Bunun feci bir

sonuç olduğunu anlamak için dış politika allamesi olmaya gerek var mı

Ülkemize ve milletimize ihanet etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz

buyurdu. İyi de devletimizin yapayalnız kamışlığı ne ile izah edilecek Hani

nerede komşularımız Bu durum ülkemizin geleceğine ihanet sayılmaz mı

İnancımıza göre Müslümanlar tek bir millet değil midir

Bu Halil İbrahim Milleti ne onun görev aldığı süreçlerde yapılanlar hangi

kavrama girer acaba

Omuzumuzda melekler var ve hepimiz imtihandayız dedi.

Elbette doğrudur. Acaba kendileri akşamleyin yastığa başını koyduğunda, görevde

olduğu süreçte kendisinin kaldırdığı parmakla, verdiği onayla, yaptığı destekler

sonucu öldürülen bebeler, çocuklar, tecavüze uğrayan iffetliler hiç rahatsız

etmiyor mu Bunları meleklerin görmemiş olmasını nasıl düşünebilir

Bütün olayları satırbaşları ile yazsak bu köşelere sığıcı

değildir.

Sayın Gidici Başbakan!

Dost acı söyle ama doğru söyler!

Keşke, Milli Görüş Lideri Merhum Erbakan ı dinleseydiniz,

icraatlarınızı o doğrultuda yapsaydınız!

Bunu yapma fırsatınız olmayacak idiyse, keşke dışişleri

ile hiç ilgilenip kitaplar yazıp, görevler alıp bu güne gelmeseydiniz!

Keşke içinde bizim de bulunduğumuz İslam Dünyası sizin

görev aldığınız süreci hiç yaşamasa da, en baştaki konumunu muhafaza

edebilseydi! 

Keşke!

DAVUTOĞLU NUN YOLU

Davutoğlu nun yolunu reddeder;

Bak, Sure-i Fatiha net olarak!

Haçlılarla işbirlikçiliği mi;

Bu suçu ona yeter ihanet olarak!..