Davetçi

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir. Dai; yani davetçi, davet eden, çağıran, bir kimseyi bir şeye sevk ve teşvik edendir.

Tarih boyunca peygamberler insanları doğruya, iyiye ve güzele, faydalıya, adalete ve adil olmaya, hakka, yani Allah’ın yoluna davet etmişlerdir. Davetçilik görevi, sadece peygamberlere has bir görev olmayıp, onlara tabi olan inanmış şuurlu toplulukların da temel görevidir. Yusuf 108: “O hâlde, ey Peygamber, onlara de ki: İşte benim yolum budur; ben ve bana uyanlar, bilgisizce değil, yani tam bir basiret üzere insanlığı Allah’ın yoluna çağırıyoruz. Bakın, Allah her türlü acizlik ve noksanlıktan uzaktır, yücedir. Ben, Allah’tan başkasının iktidarına boyun eğen müşriklerden de değilim.” Davetçinin görevi insanları, beşerin kurguladığı bir takım ideolojilere değil, Allah’ın bildirdiği hak ve adalet ölçülerine dayanan “Adil Düzen”e davet etmektir. İnananlar, insanları batıl bir takım yollara davet etmezler. Hayra ve adalete, bir hayat düzeni olarak İslam’a davet ederler. Yürüyeceğimiz yol, Allah’ın razı olduğu bir yol olmadıktan sonra, kuru yürümenin insana hiçbir faydası olmaz. Hak bir yolda, dünyada devlete, ahirette cennete varmak için yürünür.

NASİHAT

Davetçinin en önemli görevlerinden birisi de nasihat etmektir. Nasihat; bir kimseyi iyiliğe sevk etmek için söz söylemek, öğüt vermektir. Nasihat; iyiye ve faydalı olana bir çağrı, kötü ve zararlı olandan sakındırmaya bir teşviktir. Nasihat; insanları doğru yola, faydalı olan şeylere yönelmeye, zararlı olan şeylerden kaçınmaya, Allah’a kullukta samimi olmaya bir davettir. Nasihat; kişinin iyiliğini istemektir. Nasihat; bazen yanlışa, faiz, içki, kumar, zina gibi günahlara, isyana, batıl bir yola çağrıya yönelik olabilir. Yaptığı işi doğru zanneden, benimsediği “faizci düzeni” en doğru yol olarak kabul eden kimi kötü niyetli insanlar, toplumu kendi günahlarına ortak olmaya davet edebilirler. Bu tür kötü niyetli nasihatler karşısında uyanık olmak gerekir. Nitekim şeytan Hz. Âdem ile eşi Havva’yı, “Ben sizin için bir nasihatçiyim” diyerek kandırdı ve onların cennetten çıkarılmalarına sebep oldu. Nasihat; İslam için yapıldığında güzeldir. Bir gün Peygamberimiz; “Din nasihattir” buyurmuştur. Sahabeler; Ey Allah’ın Resulü kimim için din nasihattir? Diye sorunca; “Allah için, O’nun kitabı için, Resulü için, mümin yöneticiler (önderler) ve bütün Müslümanlar için” buyurdular. Burada nasihat kelimesini hem samimiyet ve öğüt olarak okumak gerekir. Allah için nasihat; O’na hakkıyla inanmak, şirk koşmamak, O’nun için sevip O’nun için kızmak, emir ve yasaklarında O’na itaat etmek, O’na imana ve yolunda cihada insanları teşvik etmektir. Resulullah için nasihat; O’nun peygamberliğine teslim olmak, getirdiği din ve düzene iman etmek, emir ve yasaklarına uymak, Sünnetini izlemek, O’nun getirdiği din ve düzeni tebliğ etmek, O’nun ahlakını huy edinmektir. Kitap için nasihat; O’nun İlahi bir kitap olduğunu kabul etmek, telkin ve teklif ettiği din ve düzene teslim olmak, okuyup ahkâmına tabi olmak ve yaşamaktır. Müslüman yöneticiler için nasihat, onlara Adil Düzeni emrettikleri sürece itaat etmek, hak olan işlerde onlara yardım etmek, yanlışlarını güzel bir yolla düzeltmeye çalışmak, bilmedikleri konularda onları uyarmaktır. Müslümanlar için nasihat; din ve dünya işlerinde onları irşat etmek, Adil Düzen yolunu göstermek, onların hakkını korumak, bilmediklerini öğretmek, ayıplarını örtmek, yardımda bulunmak, şefkatli davranmak, İslam’ı din ve düzen olarak yaşamalarını sağlamaktır. Müslümanlık kuru bir iddia değil, samimi ve inanarak yaşanması gereken bir saadet düzenidir.

MÜSLÜMANLAR

Müslümanlar, geniş bir topluluktur. Bu topluluğun içinde fasığı, faciri, sağcısı, solcusu, liberali, radikali, Alevi’si, Sünni’si vardır. Müslümanlık bir istikamet ve samimiyet dini ve düzeni ise, günümüzde bu istikamet ve samimiyet, Milli Görüş mefhumu ile ifade edilmektedir. Milli Görüş; uydurulmuş radikal ve liberal, işbirlikçi ılımlı İslam’ı değil, indirilmiş Şuurlu İslam’ı ifade eder. Milli Görüşçüler; bu şuurlu İslam’ı benimseyen insanlar olarak topluma bu İslam’ı telkin ve teklif eden muasır tebliğcilerdir. Milli Görüşçülerin önemli görevlerinden birisi de insanları irşat etmektir. İnsanları irşat etmek demek, onların dünya ve ahiret saadetleri için çalışmak ve çabalamaktır. Bu görev, dünya makamı için değil, Allah rızası için yapıldığında güzeldir.

HİSBE TEŞKİLATI

Hisbe; Adil Bir Düzen’de, iyiliği emretmek ve kötülüğü engellemek için gerekli olan teşkilatlanmalardan birisidir. Toplumda iyilikleri emretmek ve kötülükleri engellemek önemli bir görevdir ve bu görev, bizim tarihimizde hep organize edilmiştir. Hak, hukuk ve adalet, İslâm’ın temel esaslarındandır. Cemiyet hayatındaki münasebetlerin, bu prensiplerin ışığı altında cereyan etmesi gerekir. Dini, ekonomik, sosyal ve adli hayatla ilgili münasebetlerde, hak, hukuk ve adalet gözetilirse, toplumda huzur ve barış hâkim olur.  Ülkemizde bu gün, yeterli olmasa da, bu görevlerin büyük bir bölümü, belediyelerin zabıta teşkilatları tarafından yürütüldüğünü söyleyebiliriz. Günümüzde siyaset dünyasında bu “hisbe” görevini Saadet Partisi yapıyor demek doğrudur. Siyasisi çalışmalarda iyiliğin, dürüstlüğün, kardeşliğin hâkim olması, kötülüğün, yalanın, kin ve nefret dilinin, kutuplaşmanın engellenmesine yönelik olarak gerçekten Saadet Partisi, çok önemli işlere imza atmıştır ve atmaktadır. Siyasette, diyalogun, konuşma imkânının, uzlaşmanın ne kadar kıymetli şeyler olduğunu öğretmeye çalışmıştır. İktidarın yaptığı yanlışları dile getirmek, çözüm yollarını göstermek etkili olmaktadır. Saadet Partisi, yaptığı bu görev ile iman ve fikir gücünün, sayıların gücünden daha etkili olduğunu ispat etmiştir. Müslümanlığın dürüstlük ve samimiyetten ibaret bir din ve düzen olduğunu herkese yeniden hatırlatmıştır. Selam hidayete tabi olanlara…