Cumhur İttifakı ortaklarının terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a yönelik açıklamaları akıllara benzer çağrıların yaşamış olsaydı zaman içerisinde Gülen’e de yapılıp yapılmayacağı sorusunu getiriyor.
Bugün Gülen hakkında söylediklerine bakarak “hayır O’na böyle çağrıyı asla yapmazlardı” demekte zorlanıyoruz.
Cumhur İttifakı ortaklarının terör örgütü lideri Abdullah Öcalan hakkında geçmişte söylediklerini hatırlayınca siyasette her şeyin olmasının mümkün olduğunu düşünüyoruz.
Evet, dün “Türkiye düşmanı” olarak görülen bir isimle bugün “terörün olmadığı bir ülkeyi birlikte inşa etmek için” kolların sıvandığı görülüyor.
Hâl böyle olunca da bugün kullanılan üslup ne kadar sert olursa yarın bunun tam zıddına dönüşebileceğini ve kara listeye alınan isimlerle birlikte hareket edilebileceği hükmünü çıkarıyoruz.
Bu nedenle de yaşasaydı Gülen’e de zaman içinde böyle bir çağrıda bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyoruz.
Eskiden olduğu gibi, “Ülkeye dönün de çektiğimiz hasret bitsin” türünden laflar söylenmese de daha yuvarlak söylemlerle bir çağrıda bulunabilirlerdi diyoruz.
Peki, siyaset böyle mi olmalı?
Bize göre böyle olmamalı.
Siyasiler herhangi bir konuda dün ne söylüyorlarsa bugün de aynı şeyleri söylemeliler.
Yani siyasi söylemler mutlaka ilkeli olmalıdır.
Ancak siyaseti farklı bir şekilde yapmayı meziyet olarak gören bir anlayışta var!
Aramızda farklı dönemlerde farklı şekillerde konuşulması gerektiğine inananlar bulunuyor.
Ve maalesef bu anlayış iktidar koltuklarında oturuyor.
Şimdi de bu anlayışın izlediği politikalar nedeniyle her gün yeni bir sürprizle karşılıyoruz.
Dün Öcalan’ı düşman ilan edenlerin bugün birlikte hareket etme kararı almaları gibi bugün de düşman gibi gördükleri isimlerle yarın çok daha farklı birliktelikler sergileyebileceklerini asla ihtimal dışı görmüyoruz.
Ne zaman siyasette ilkeli olmak önemsenirse ancak o zaman bu tür sıkıntılardan kurtuluruz diye düşünüyoruz.
Öcalan’a yapılan çağrı pek çok kişiye sürpriz olduğu için başka isimlere yapılacak çağrıların sürpriz olmaması adına bunu hatırlatıyoruz.
Belli ki bu dönemde olmayacak hiçbir gelişme yok!
Her an her şey olabilir!