Davet, devletten öncedir

Abone Ol

Bu milletin değerlerinden vazgeçilirse iktidar olunsa da muktedir olunamaz. O halde, reel-politik düşüncenin zararlarına karşı koymak isteyenler, ötekileştirerek değil, konuşarak  çözmeyi öğrenmelidir. Bunu yapmak için; tüm beklentilerini erteleyecek bir kararın alınması gerekiyor! Bu kararı ise siyasete olan bakışın değişmesi belirleyecektir. Sadece iktidarı, sadece gücü hedefleyen bir anlayışla bu karar alınamaz. Bu hipnozdan kurtulmak için: günü kurtarmaktan, sorunlara reçete yazmaktan vazgeçelim.

Siyaseti iktidar için amaç yapmaktan çıkarıp, çözüm için bir karar ve süreç aracı kılmak gerekiyor. Böylelikle gündemi sağlıklı değerlendirebiliriz.  Bu süreci başlatmadığımız takdirde, güncel yanılgı peşinde yaşadıklarımızın olumsuz sonuçları bizi durduracaktır. Son pişmanlık fayda etmeyeceğine göre; öyle bir karar alınmalı ki; ekonomik bir sonuç ve sosyal bir dönüşüm sağlayarak hayat sermayesini en güzel şekilde değerlendirme imkânı sunabilsin!

Geçmişe bakarak önceliğini karıştıranlar, geleceğini şekillendirmek için de önceliğini düzenlemek zorundadır. Bunu gerçekleştirmek için bilmesi gereken tek şey: yaşadığı şeyin daha önce aldığı siyasi kararın ekonomik sonucunun sosyal yansıması olduğudur. Sosyal yansımayı başka bir sosyal yansımayla değiştirmek isteyen sadece zaman kaybederler. Sosyal yansımayı, ekonomik sonuçlarla değiştirmek istemek ise sadece günü kurtarır. Bu gerçekle yüzleşmeden yaşanan hayat, sadece güncel yanılgı içinde şuursuzca bir koşu ve telaş olarak ölene kadar sürer.

Geldiğimiz nokta: sadece gücü hedefleyen anlayışla gelinen noktadır. Mesele parti ya da sandık meselesi değil, Türkiye’nin geleceği meseledir. Yenilik mevcut partilerin yeni adaylarıyla değil, yeni bir zihniyetle sağlanabilir. Birileri veya adamlarının gelmesi yenilik sağlamayacaktır. Böyle geldi ama bu böyle gitmez! Başına “gelecek”ler, sana rağmen verilen kararla, senin kararın arasındaki fark ortaya koyduğunda değişecek! O halde, olanlara takılmadan olması gerekenlere odaklan, ihtilafların kör karanlığında boğulmak yerine, ittifakları ön plana çıkararak gücünü pekiştir.

Herkes acı tecrübelerden ders almalı, sorunlarını ötekileştirerek değil, konuşarak  çözmeyi öğrenmelidir. Çünkü yenilik, zihniyette ve bu zihniyetin gelecek dönemle ilgili programlarında gizlidir. Türkiye›de büyük bir yenilik uyandıracak adım: gölge muhalefetten ve iktidardan gerçek muhalefet ve iktidara geçişi sağlamaktır. Bunun yolu ise; “davetin, devletten önce geldiği”ni bilmekten geçiyor.