'Davam'

Abone Ol

Davam başlığı altında merhum Prof. Dr. Necmeddin

Erbakan hocanın on yazısı ve çeşitli fotoğrafları toplanıp Milli Gazete Ankara

Kitap kulübü tarafından yayımlanmış. Davam ın alt başlığı, bir Müslüman

olarak Erbakan hocanın varlık nedenini, hikmetini, mücadele ve mücahede amacını

özetliyor: Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım.

Kitap; Giriş, Yaratılış ve İnsan, Dünyayı Yöneten Güçler,

İslam Birliği Davamız, Kıbrıs Davamız, Medeniyet Davamız, Maarif Davamız,

sanayi Davamız, Adil Düzen Davamız, Son Söz ve Albüm başlıklarını içermektedir.

Başarılı bir eğitimden sonra akademik hayata geçiş ve İTÜ

Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistanlık görevini üstlenme. Almanya da

bilimsel çalışmalar esnasında yaptığı gözlemlerin kendi ülkesinde nasıl bir

hizmeti ilham ettiğini, ağır sanayi hamlesi kıvılcımları çaktığını belirtir

(age, s. 7). Bu, Keşke, dış ülkelerden getirilen bu otomobillerin yerine

imalat fabrikaları kurabilsek, aç susuz ülke insanımıza iş imkanı

sağlayabilsek (age, s. 9) derdine dönüşür. Gümüş Motor un kuruluşu ve

üretimi, karşılaşılan engelleri bertaraf etmek için Odalar Birliği içinde görev

alma ve mücadeleler, bu mücadelelerin işaret ettiği siyaset. Önce Milli Nizam

Partisi, kapatma, 12 Mart Muhtırası, arkasından Milli Selamet Partisi nin

kuruluşu ve koalisyonlar.

Bütün bu faaliyet ve mücadelelerin temelinde şu

sorumluluk duygusu belirleyicidir: Bir Müslüman evine ekmek götüremediği zaman

Onları açlığa ben mahkum etmedim ki, bana ne diyemez. Hak yolu ve davası, bu

tavrı kat i surette men eder. Tam tersine, şunu aklımızdan hiçbir zaman

çıkarmayacağız: Ben Müslümanım. Ben cihat edeceğim. Herkesin karnını doyuracak

bir düzenin kurulması için elimden gelen gayreti göstereceğim. Yoksa o acı

çeken, evine ekmek götüremediği için açlık çeken insanların hesabını Cenab-ı

Allah benden sorar. Cihat edeceğim, cihat edeceğim, cihat edeceğim. İnsan

olmak demek, bu demektir. İyi insan olmak demek, bu demektir. Siyaset de bu

büyük gaye için, cihat için yapılır ( ) bu sebeple biz siyaset yapmıyoruz,

cihat ediyoruz. Cihat etmeyen insan, dünya imtihanını kazanamaz. (age, s. 20)

Cihat ibadetini bihakkın yapabilmek için Erbakan hoca,

soyut düşünceyi matematik formülleştirme yoluyla anlatma yöntemini kullanarak,

9 tane İ yi çok iyi bilmek gerektiği üzerinde durur. Bunlar:

1. İnanç sahibi olmak : Güçlü bir imana sahip  olunmadan zorluklar ile mücadele edilemez.

2. İhlas sahibi olmak : Yani mevki, makam, şan, şöhret,

mal-mülk peşinde koşmamak. Riyadan (ikiyüzlülük, çifte standart, reel politik)

uzak bir şekilde Allah rızası için çalışmak .

3. İttika sahibi olmak : Allah tan başkasından

korkmamak, hakikati, doğruyu ifade etmekten çekinmemek.

4. İttifak içinde olmak : Yol, dava arkadaşlarıyla

çekişmemek ve hoşgörülü olmak.

5. İyi ahlak sahibi olmak : Hırs, haset, kin, kibir,

yalan, iftira gibi erdemsizliklerden uzak durmak. Yani nefse esir olmak değil,

nefsi terbiye etmek.

6. İhsan sahibi olmak : Görevin, sorumluluğun mahiyetine

uygun ve en güzel şekilde yapılması şarttır.

7. İstişare ile çalışmak : Kendi görüşünü mutlak doğru

olarak görmemek, irfan gereği yanılabilir olacağını kavramaktır.

8. İtaat etmek : Ortak görüş, düşünce ve kararlara

uymak.

9. İstikamet sahibi olmak : İslam ın diğer buyruklarına

ve ibadetlerine riayet etmek.

Bunlara ilaveten sadakat i de unutmamak gerekir. )age,

s. 26-27)

Kitabın Son Söz ünde şu ifadelerle çağrıda bulunur

Erbakan hoca: bizim davamız İslam dır. Gayemiz Allah ın rızasını kazanmaktır.

Hedefimiz Hak nizamı hakim kılmaktır. Arzumuz tüm insanlığın saadetidir.

Yolumuz cihattır. Yolumuz ikna metodudur. İnsanlığın kurutuluşu ancak İslam ile

mümkündür. İslam ise Allah yapısıdır. Dolayısıyla mükemmeldir, eksiklik ve

fazlalık kabul etmez. Bu dava için çalışmak herkese nasip olmaz. İster gecenizi

gündüzünüze katıp bu hak dava için çalışın, ister yan gelip yatın. Bu hak

davanın başarısını ne bir gün öne alabilirsiniz, ne bir gün

geciktirebilirsiniz. Bütün mesele bu şerefli davada nasıl bir imtihan

vereceğimizdir. ( ) Ben bu mücadeleyi ikbal, makam, şöhret veya seçimlerde bana

oy versinler diye yapmadım.

Ne yaptıysam, Allah rızası için yaptım. (age, s.

243-244)