Bugünlerde böyle bir söylem türedi, kutlu yürüyüş , bu
dava hareketi , bu hareketin lideri ve en dikkat çekici olanı dava Evet,
ciddiyetle ve hakikatle söylemem gerekir ki çok dikkatimi çekti bu söylemler.
Sordum, evet bu dava ne ola ki cevaplar tam da tahmin ettiğiniz gibi dostlar.
Dediler ki dava, cemiyetin ve insanlığın huzuru, güvenliği ve temel hak ve
hürriyet davası O kadar da değildir canım dedim ve geçmiş on küsur yılın bu
hakikatli kutlu yürüyüş ve dava içeriğine tekrar bir göz attım. İfadeler,
eylemler, göz kırpmalar, rantlar ve duruşlar. Evet, ortada bir dava var ancak
bu dava, bu az önce saydığım aziz terimler davası olmamakla birlikte zelil
eylemler bütünü kapsamına dâhil edilse daha yeridir. Şöyle ki yıl bundan 14 yıl
evvel, Irak üzerine yapılması planlanan bir harekâtı ABD ve yandaşları
desteklerken, biz taraftan (Türkiye) birincide onaylanmayan bir tezkereyi
ikinci kez Meclis e sunarak kabul ettirdik. Milyonlarca litre insan kanı aktı
Irak ta ve bu bölge için bu harekât bir sonun başlangıcı oldu. Sonra çok
geçmeden karmakarışık olan bölgede sıfır sorun siyaseti iddia edilirken sıfır
dost durumuna geldik. Davamız hâlâ hak davası iddiasında devam ediyor dikkat
edin. Sonra bütün bir İslam coğrafyası sanki dev bir ejderha tarafından patır
patır yıkılıyor, her gün televizyonlarda yıkıntı, enkaz, füze, ölüm, kan ve
gözyaşı ikilisini görmeye başladık. Ama dava hâlâ hak davası Sonra aziz
dostlar Ramazan günlerinde Mısır da bir gecede dört yüz kişi katlediliyor, bir
iki açıklamayla kınamalar vs. ardından Paris terör saldırıları ve başbakan
Paris te kınama yürüyüşüne katılıyor. Bakın ama unutmayın dava hâlâ hak
davası Mavi Marmara Gazze ye insani yardım götürürken, gemi baskına uğruyor ve
on vatandaşımız, kardeşimiz şehid ediliyor. İsrail ile ilişkiler sıfır düzeye
çekilirken, bulunduğumuz gün artık ilişkiler iyileşiyor ve hükümet sözcüsü
benim günde bilmem kaç kez lanetlediğim İsrail le içinde bulunduğum halkı, hiç
bize sormadan dost kılıyor. Ama ne ilginç hâlâ hak davası devam ediyor.
Sonra, başbakan çıkıyor faiz kullanımın gurur verici yükselişini ifade ederken
söylemlerin ardı hâlâ hak davası . İşler çıkmaza girmeden önce İsrail ile
ilişkiler çok iyi, ancak seçim haftası ya Telaviv ya Kudüs ifadeleri
başlıyor. tamam ulan diyor halk aha sana Kudüs deyü oy veriyor bi bakıyorsun
Kudüs olmuş sana Telaviv. Dava hâlâ hak davası he mi
Neyse bu satırlara sığmayacak kadar örnek verebilirim. O
kadar çoktur ki bu örnekler, şöyle ifade edersem anlaşılır. Kılıçdaroğlu nun ne
kadar gafı var sorusuna onlar ooo saymakla bitmez cevabını nasıl verirler ise
ben de aynı cevabı neden hak davası değildir nedenleri içerisine katabilirim.
Yani aziz dostlar ortada dava falan yok. Vardır bir dava
belki ama bunun adı kutlu dava, hak davası vs olamaz. Çünkü böyle çiçeklerle
dolu değildir Hakkın yolları, çilelidir, meşakkatlidir, zorludur vesselam. Dava
dediğin şey ise bu kadar hafif değildir, yani vurur yüze ifadesi bilmem ne
olduk bitanesi söylemleri ile dava temsil edilmez. O dava ki, omuzlara
bindiğinde ayağını yere sağlam bastıracak kadar ağırdır. Seni alttan havaya
kaldıran şey ise sadece sende olan hafifliktir. Senin omuzlarında hissetmediğin
ağırlık, bilakis içinde olan hafiflikle sen buna nasıl dava dedin milletçe
şaşırıyoruz
Selam ve daim muhabbetle