Dava eri olmak...

Abone Ol

İlmi isteyene, malı istediğine veren mülkün asıl sahibi, sadece inanan insana, sahip olduğu zenginliği, imanı doğrultusunda değerlendirebilme imkânı vermiştir. Başta elindeki imkânı fark ederek, gereken şükrün ifasıyla başlayan bu süreç cömertlikle zirveye ulaşır. Cömertliğe şükretmek cimriliğin garantisidir. Hac ve zekât gibi vazifeler, zenginin misyonu değil, sadece borcudur.

Zenginin misyonu, bu açıdan çok önemli bir şuurlanmadır. Zenginliğe şükrettiğinden daha fazla bu misyona sahip olduğu için şükretmelidir. Peki, zenginlerimiz bu misyonun farkında mı Farkında olmaları için: Birincisi; nimetin farkında olmalıdırlar. Dün nerde idiler, bugün neredeler İkincisi; nimetin şükrünün farkında olmalıdırlar. Yarın daha iyi yerde nasıl olabilirler Üçüncüsü; cömertlik lütfunun farkında olmalıdırlar. Ben çalıştım ama veren O değil mi . Vermeyebilirdi de Bu aşamaları geçemeyen misyonun farkına varamaz. Sadece zekat ve sadaka gibi en alt seviyede bir şeyler yapmaya çabalamak, misyondan gafil olmaktır. Biz ise misyon ve şuurdan bahsediyoruz.

Alimlerimizin, misyon sahibi zengin olarak hayatlarını devam ettirmesi bu açıdan örnek alınması gereken bir konudur. Zenginliğin taşıdığı misyonu fark ederek ilme yatırım yapmaları bunun açık ispatıdır. Eğer bunu fark etmemiş olsalardı, ya ilmi bırakıp zenginliklerini sürdürecekler, ya da zenginliklerini bırakıp ilme yöneleceklerdi. Hiçbirini yapmadılar. Sadece; zenginliğin misyonunu ayakta tutup, ilmi yücelttiler.

Günümüz zenginleri niçin ilmi yüceltemiyor Bu saatten sonra ilme dönmelerinin çok zor, sadece zenginlik peşinde koşmaları da sıkıntıdır. Çünkü sürekli borçları (sorumlulukları) artmış olacak. Çare: Cömertliğin zirvesinde buluşmak! Öyle bir cömertlik yapacaklar ki, hem ilmi yüceltecekler, hem de misyonlarının şuur derecesini. Bu ise bütçeden pay ayırmak demektir. Bugün birçok firma, ar-ge yatırımı olarak bütçelerinden yüksek bir pay ayırmaktadırlar. Adeta aslan payı İşte bunun gibi, zenginler de servetlerinden önemli bir pay ayırarak tek bir hedefe harcayacaklar. İnanmış genci kazanacaklar. Biz buna cömertliğin zirvesi diyoruz. 

Bugün birçok gencimiz zengin olma hayalleriyle en büyük sermayeleri olan gençlik dönemlerini boşa harcamaktadırlar. Buna "dur" demek, ancak bir zenginin yapacağı iştir. "Ben zenginim ama taşıdığım misyonumun ağırlığını kaldırmaya zenginliğim tek başına yetmiyor, senin fikir zenginliğine, heyecan zenginliğine de ihtiyacım var" diyerek o genci kendine çözüm ortağı yapmalıdır. Böylece hem gencin en büyük sermayesini boş hayaller için tüketmesine engel olacak, hem de kendi misyonuna adam kazandırmış olacaktır.

Zenginlerimize misyonunu hatırlatmak zorundayız. Hatırlatmak kolay. Zenginimiz misyonunun farkına varınca, asıl iş o zaman zorlaşacak. Zengin olma hayali olmayan bir genç bulmak o kadar da kolay değil Bulmak kadar, beraber çalışmak da kolay değil. Çünkü o genç; bir işçi olmayacak, bir memur olmayacak. Misyonunun eri, davasının askeri olacak. Başka türlü nasıl çözüm üretilir ki

Bir zenginin gerçek zenginliği, misyonunu bulmasıyla, bir gencin zengin geleceği, bu misyonun eri olmasıyladır. Bu buluşma, bir zirvedir ve birçok zirvelere gebedir. Bunun ilk adımı için: zenginlerimiz daha niye bekliyor! Gençlerimizi niye bekletiyor Milletimize ve insanlığa yapacağımız en büyük ar-ge yatırımı budur. Zenginler yatırım yaptıkları için zengindir. Bu güzel yatırımlarda buluşmak ve buluşturmak ümidiyle